top of page


Bir Kara Mehmet Öyküsü/Beşinci Mehmet
Fatsa’nın Hanigaze gibi Garipoğlu Cemil gibi mizah ustaları varsa Bolaman’ın da şoför Kara Mehmed’i, Topçunun Vahittin’i, Goloğ Mehmet dayısı ve Yanuk Sali’si vardır. Kara Mehmed’i (Mehmet Ergün) bilenler bilir bilmeyenler de adını duymuş olabilir çünkü aradan yıllar geçse de hikâyeleri nükteleri anlatılır sık sık adı anılır. Bu gibi insanların sözleri hikâyeleri yaşanan olaylar karşısında tutumları mizahî olmaktan başka toplumsal eleştiri mesajları da içerir. Kale’den doğuya

Osman Kademoğlu
30 Eki3 dakikada okunur


Cumhuriyet: Bir Uygarlık Projesi
Bir uygarlık projesi olan Cumhuriyeti; Çanakkale Mehmetçik anıtı gibi 4 ayaklı dev bir abide olarak düşünüyorum. Anıtın birinci ayağı İstiklâl Savaşı, ikinci ayağı Lozan konferansı, üçüncü ayağı Cumhuriyetin ilanı, inkilâplar ve kurumlar, dördüncü ayağı ise cumhuriyetten kalan son eserlerin korunması, tahrip edilmiş zarara uğratılmış yıkılmış çalınmış olanların restorasyonu ve onlara yenilerin eklenmesidir. İstiklâl Savaşı’nı kazanan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve Büyük Mi

Osman Kademoğlu
28 Eki19 dakikada okunur


Korucu Goraz Emmi
Yağyakacak kumsalından denize dökülen akarsuya eskiden Kale deresi denirdi. Şimdilerde Goraz deresi deniyor. Evvel zaman içinde bu derenin Kale’ye yakın dönemecinde, batı yamacında fındıkların, mısırların arasında karayolundan 30 adım içerde, fındık dallarından örme, mısır çiti gibi yusyuvarlak bir göz odadan ibaret duvarları ot ve çamurla sıvalı ve üstü konik çatmalı bir çiten barınak vardı. Asıl adı Abdullah olan korucu Goraz emmi burada yaşardı. Duyduğum dinlediğim o ki Go

Osman Kademoğlu
24 Eki4 dakikada okunur


Kısa Kısa Yazılar...
IŞILDAYAN ÇEŞME Şimdi eski zaman dediğimiz kutlu yıllarda dağlarda meralarda otlakta ırmakta el değmemiş ayak basmamış girebi bıçkı balta gibi ilkel aletlerin bile girmemiş olduğu doğa parçaları vardı. İnsanlar doğanın yaratılış yâdigarı en özgün şekline hayran olur yaratanın çizdiği resim yaratılan çevre elden geldiğince korunurdu. Tabiatla koyun koyuna birlikte yaşamayı paylaşmayı seven yersiz arsız tutkulara tutsak olmayan, kötülükten sakınan haramdan uzak duran utanma duy

Osman Kademoğlu
18 Eki5 dakikada okunur


Gece Astronomi Dersi
Cemre toprağa düşmüş bahar gelmişti. Bolaman ilkokulunda sobalar kalkmış pencereler açılmış tersanelerdeki soluklu havanın yerini taze oksijen almıştı. Günler uzuyor, güneş ısıtıyor, dallar tomurcuklanıyor, böcekler uyanıyor, kuşlar ötüşüyor çocuklar dışarda koşup oynamaya can atıyordu. Mehmet Şen öğretmen; "Yarın açık havada ders yapacağız" dedi. Öğrencilerin göz bebekleri ışıldadı, yüzlerde gülücük ve gamzeler belirdi. Duyulan sevinç dershanede sıralı oturma ve diğer kısıtl

Osman Kademoğlu
11 Eki3 dakikada okunur


Gece Astronomi Dersi
Cemre toprağa düşmüş bahar gelmişti. Bolaman ilkokulunda sobalar kalkmış pencereler açılmış tersanelerdeki soluklu havanın yerini taze oksijen almıştı. Günler uzuyor, güneş ısıtıyor, dallar tomurcuklanıyor, böcekler uyanıyor, kuşlar ötüşüyor çocuklar dışarda koşup oynamaya can atıyordu. Mehmet Şen öğretmen; "Yarın açık havada ders yapacağız" dedi. Öğrencilerin göz bebekleri ışıldadı, yüzlerde gülücük ve gamzeler belirdi. Duyulan sevinç dershanede sıralı oturma ve diğer kısıtl

Osman Kademoğlu
8 Eki3 dakikada okunur


Berber Amca
Bolaman İlkokulunda bazı öğrencilerin başında saçkıran görüldüğünden okulda uzun saça izin yoktu. Annem Şerefnur Hanım saç tıraşında hijyene çok önem verir herkese kullanılan berber aletlerinden hastalık geçebilir derdi. Bizim berberimiz temizliğine güvendiğimiz ve çok seçtiğimiz berber Mehmet Karabacaktı. Kardeşim Mahmut’la birlikte traş olmak için Fatsa’ya gidişimiz her nasılsa ya bulutlu soğuk ya da kıble esen havada toz toprak uçuşan sevimsiz günlere rastlardı. Annemin ti

Osman Kademoğlu
30 Eyl2 dakikada okunur


Dursun Çavuş'un Vurulması
Eski Kale’de hayatın akışı içinde neşeli mutlu olayların yanı sıra az da olsa bazan çok korkulu kederli olaylar da yaşanıyordu. İşte bu anlattığım hikâye onlardan biri. Kale halkının ruhsal yaşamında iz bırakan, uzun süre konuşulan bir acı olay. Kale çarşısında işlenen cinayet: Güneşli bir gündü, Kale çarşısı uzak yakın köylerden cuma pazarına gelen atlılarla yayalarla doluydu. Köylülerin kimi sırtında fındık dalından örme heyle, kimi kolunda kulplu sepetle pazara ürün taşıyo

Osman Kademoğlu
27 Eyl3 dakikada okunur


Atatürk’ü Ordu’da 19 Gülle Karşılayan Küçük Şerefnur’un Hikâyesi
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Ordu’ya gelişinde kucağındaki 19 gülle karşısına çıkan Şerefnur’un yıllardır saklı kalan hatıraları gün yüzüne çıkıyor. Cumhuriyetimizin kurucusu ve muzaffer ordunun Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Eylül 1924 tarihinde Ordu’ya gelişi, kent tarihinin en anlamlı günlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Atatürk’ü Ordu’ya ayak bastığı gün kucağındaki bir demet gülle karşılayan küçük Şerefnur’un hikâyesi ise bu tarihî ziyaretin

Osman Kademoğlu
19 Eyl12 dakikada okunur


Ordu’dan İstanbul’a İki Çocuğun Vapur Yolculuğu “Osman & Mahmut KADEMOĞLU”
Demir gövdeli deniz devleri… Denizin gökyüzüyle ayrısı gayrısı yoktu, gök maviyse deniz de mavi, bulutluysa deniz de bulutluydu. O gün gökte ne renk ne ışık varsa turkuaz, lâcivert eflatun mavi, kızıl mor ve beyaz gökten yansıyan tüm renklerle uyum sağlayan, sabah tan, gün batımında ateş rengi alan sular gece ay ışığıyla, yıldız şavkıyla oynaşır, sel olur Melet ırmağının çamur sarısıyla uzlaşırdı. Doğduğum şehir Ordu’nun denizi işte böyle bir şeydi. Gökle denizin birleştiği s

Osman Kademoğlu
13 Eyl26 dakikada okunur


Korucu Goraz Emmi
Açlıktan halsiz düşen Goraz’la arkadaşı günü uyuyarak geçiriler, akşam hava kararırken geleni gideni çok bir değirmenin yakınında ağaçların arasına saklanır pusuya yatar av beklerler. Derenin uğultusu tüm sesleri bastırmaktadır. Köylüler kimi sırtında torbayla kimi ata eşeğe yüklediği mısır dolu çuvallarla gelirler. Zahire çekilir öğütülür mısır unu torbalara doldurulur. Değirmenden dışarı buğulayan sıcak taze un kokusu pusuda bekleyen karnı aç iki adamın başını döndürür. Bek

Osman Kademoğlu
6 Eyl1 dakikada okunur


Bir Kara Mehmed Öyküsü; “Kabakdağı Olayı”
Bolaman’ın usta şoförü Kara Mehmet bir yaz gecesi yolcu götürdüğü Kabakdağı’ndan Fatsa’ya dönüyordu. Ayışığı yoktu gece karanlıktı. Yola uzanan fındık dalları görüşü daha da zorlaştırıyordu. Önüne çıkacak tavşan tilki kirpi gibi hayvanları ezmemek için Kara Mehmet arabayı çok yavaş sürüyordu. Birden İlerde farların son ışıttığı yerde bir karaltı belirdi sekiz on kişi yolu kesmişlerdi. Biraz daha yaklaşınca yol kesen adamların itişip kalkıştıkları amansız bir kavgaya tutuştukl

Osman Kademoğlu
2 Eyl2 dakikada okunur


Bir Bolaman Hikayesi “Denizde Çimen Kısrak”
Lâleli köyünden Çamuralinin Mehmed’in oğlu Ali Cihan (soğancı Ali) on yaşından başlayarak ekmeğini taştan çıkaran hayatı boyunca dur durak bilmeden alın teri kurumadan çalışan bir gençti. El kadar çocukken mal güderek odun kırarak su çekerek mısır biçerek baba evine el vererek çalışmaya başlamıştı. İkinci dünya savaşına denk gelen yokluk yıllarında tarla tapanı bırakıp okula gitmeye zaman bulamadı. Yeniyol yapılırken yola amele yazılmış kazmayla kazmış balyozla kırmış, büyük

Osman Kademoğlu
28 Ağu4 dakikada okunur


Amele Başı – Bir Fındık Zamanı Öyküsü
Erken 50’li yıllarda yeni yol henüz bitmemişti Kale Fatsa ve Ordu yönünde yeni kazılan toprak yollarla kuşatılmıştı bir yanda yol makineleri çalışıyor bir yanda otobüsler kamyonlar yol bitene kadar Kale’nin içinden geçiyor araçların kaldırdığı tozdan çarşının anası ağlıyordu. Yaklaşan araçların Odayanı’na girmeden hız kesmesi için Garipöldüren çeşmesinin on adım ilerisinde bir kasis (tümsek eşik) yapıldı ve bu önlem işe yaradı. Sıcak ağustos günü Devrent boğazını dönerek yakl

Osman Kademoğlu
23 Ağu6 dakikada okunur


OYUNCAK TAKA
1951 yılı yaz sonu eylülde ilkokula başlayacak olan çocuk çok heyecanlıydı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı yakalandığı hastalık nedeniyle okula gidemedi. Fatsa hükümet tabibi Dr. Selahattin (Orhon) bey Bolaman’a konağa gelerek hasta çocuğu muayene etti. Tanı paratifo; yüksek ateş, baş ağrısı, karın ağrısı halsizlik gibi belirtileri olan tifoya benzer ancak daha hafif geçen bir enfeksiyon hastalığıydı. Çocuk her gün acı kinin dolu kaşeleri yutuyor, iki çorba kaşığı balık yağı

Osman Kademoğlu
17 Ağu4 dakikada okunur


Nişanlısı Çalınan Asker
Bu anlatacağım ne bir masal ne de efsane, 1950’li yıllarda Bolaman toprağında yaşanmış gerçek bir hikâye. Çocukluğumdan hatırda kalan duyumları birbirine ekleyerek olayı bilebildiğim kadar ve öykü tadında yazmaya çalıştım. Gurbette vatan görevini yaparken nişanlısı çalınan, gıybetinde aşkı elinden alınan askerin kanlı ve ateşli öyküsünden çıkarılacak dersler ve ibretler var. Ne delikanlı gururu ne de yürek yangını hafife almaya, oynamaya gelmezmiş. Gençlikte hepimiz öyle deği

Osman Kademoğlu
2 Ağu14 dakikada okunur


AŞI GÜNÜ
Güneşli ılık sonbahar günü Bolaman İlkokulunda çocukları ürperten soğuk bir hava esiyordu. Her sabah öğretmenleri gelene kadar bin cücüklü kuş yuvası gibi cıvıldaşan sınıflarda alışılmadık bir sessizlik vardı. Sabah güle oynaya okula gelen çocuklar öğretmenler odasının önünde ve kooperatif dolabının yanında kurulan kırmızı kâğıt kaplı masanın üzerinde dört köşe beyaz emaye kaplar, kahverengi ilaç şişeleri, tentürdiyot, pamuk, gazlı bez, alkol, hele de yanan ispirto ocağında ç

Osman Kademoğlu
25 Tem4 dakikada okunur


Kale’de ilk sokak lambaları ve Bekçi Mustafa Tekyıldız
Zaman 1950’lerdi. Ayışığı olmayan en karanlık gecelerden bir gece Kale çarşısında bir bakkal dükkânı kapı altından içeri ispirto akıtarak yakılmak istendi. Tam o sırada oradan geçen birinin olayı görüp "hırsız var" diye bağırması üzerine kaçan kundakçı karanlığa karışıp kayboldu. Oldum olası, bildim bilesi, yıllarca vukuatsız yaşayan Kale’de bu olay büyük yankı uyandırdı. Gece ıssızlığında dükkân yakma girişiminden sonra korkusuz geceler korkulu oldu. Kale’ye sokak lambaları

Osman Kademoğlu
21 Tem3 dakikada okunur


Gece Gelen Vapur
Yaza veda O yıl yaz boyunca hava hep mavi deniz hep dingindi, maviliğin gökyüzünü ve denizi bırakıp gitmeye Kale’den ayrılmaya niyeti yoktu. Sıcak güneşe rağmen otlar sararmadı, yapraklar solmadı, o yıl yaz hiç yaşlanmadı. Dutlar ballı, karpuzlar kırmızı, elmalar kirazlar kütür kütür, gavşaklar dolu dolu, fındıklar 53 randıman, mısırlar sütlüydü. O yaz bostanlarda şenlik vardı bahçeler maydanoz, nane kokuyordu, kara pancarın yaprakları yayvan iri dipdiri ve koyu yeşildi. Deni

Osman Kademoğlu
15 Tem8 dakikada okunur


BOLAMANLI BAHRİYELİLER
Bolaman’da bir Hamidiye askeri Balkan savaşında Ege’de Akdeniz’de ve Adriyatik’de kazandığı başarılarla milletin teselli ve gurur kaynağı olan Hamidiye kruvazöründe askerlik yapan Bolamanlı Mehmet Çavuş 8 ay süren büyük seferden 45 yıl sonra 50’li yıllarda gemi komutanı Rauf Orbay'ı İstanbul Erenköy’deki evinde ziyaret etti. Komutanına taze fındık, fırınlanmış mısır unu ve mis gibi bir külek tereyağı hediye götürdü. Hamidiye kahramanı ve İstiklal savaşında Atatürk'ün yoldaşı

Osman Kademoğlu
4 Tem9 dakikada okunur
bottom of page








