top of page


Atatürk’ü Ordu’da 19 Gülle Karşılayan Küçük Şerefnur’un Hikâyesi
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Ordu’ya gelişinde kucağındaki 19 gülle karşısına çıkan Şerefnur’un yıllardır saklı kalan hatıraları gün yüzüne çıkıyor. Cumhuriyetimizin kurucusu ve muzaffer ordunun Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Eylül 1924 tarihinde Ordu’ya gelişi, kent tarihinin en anlamlı günlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Atatürk’ü Ordu’ya ayak bastığı gün kucağındaki bir demet gülle karşılayan küçük Şerefnur’un hikâyesi ise bu tarihî ziyaretin

Osman Kademoğlu
1 gün önce12 dakikada okunur


Ordu’dan İstanbul’a İki Çocuğun Vapur Yolculuğu “Osman & Mahmut KADEMOĞLU”
Demir gövdeli deniz devleri… Denizin gökyüzüyle ayrısı gayrısı yoktu, gök maviyse deniz de mavi, bulutluysa deniz de bulutluydu. O gün gökte ne renk ne ışık varsa turkuaz, lâcivert eflatun mavi, kızıl mor ve beyaz gökten yansıyan tüm renklerle uyum sağlayan, sabah tan, gün batımında ateş rengi alan sular gece ay ışığıyla, yıldız şavkıyla oynaşır, sel olur Melet ırmağının çamur sarısıyla uzlaşırdı. Doğduğum şehir Ordu’nun denizi işte böyle bir şeydi. Gökle denizin birleştiği s

Osman Kademoğlu
13 Eyl26 dakikada okunur


Korucu Goraz Emmi
Açlıktan halsiz düşen Goraz’la arkadaşı günü uyuyarak geçiriler, akşam hava kararırken geleni gideni çok bir değirmenin yakınında ağaçların arasına saklanır pusuya yatar av beklerler. Derenin uğultusu tüm sesleri bastırmaktadır. Köylüler kimi sırtında torbayla kimi ata eşeğe yüklediği mısır dolu çuvallarla gelirler. Zahire çekilir öğütülür mısır unu torbalara doldurulur. Değirmenden dışarı buğulayan sıcak taze un kokusu pusuda bekleyen karnı aç iki adamın başını döndürür. Bek

Osman Kademoğlu
6 Eyl1 dakikada okunur


Bir Kara Mehmed Öyküsü; “Kabakdağı Olayı”
Bolaman’ın usta şoförü Kara Mehmet bir yaz gecesi yolcu götürdüğü Kabakdağı’ndan Fatsa’ya dönüyordu. Ayışığı yoktu gece karanlıktı. Yola uzanan fındık dalları görüşü daha da zorlaştırıyordu. Önüne çıkacak tavşan tilki kirpi gibi hayvanları ezmemek için Kara Mehmet arabayı çok yavaş sürüyordu. Birden İlerde farların son ışıttığı yerde bir karaltı belirdi sekiz on kişi yolu kesmişlerdi. Biraz daha yaklaşınca yol kesen adamların itişip kalkıştıkları amansız bir kavgaya tutuştukl

Osman Kademoğlu
2 Eyl2 dakikada okunur


Bir Bolaman Hikayesi “Denizde Çimen Kısrak”
Lâleli köyünden Çamuralinin Mehmed’in oğlu Ali Cihan (soğancı Ali) on yaşından başlayarak ekmeğini taştan çıkaran hayatı boyunca dur durak bilmeden alın teri kurumadan çalışan bir gençti. El kadar çocukken mal güderek odun kırarak su çekerek mısır biçerek baba evine el vererek çalışmaya başlamıştı. İkinci dünya savaşına denk gelen yokluk yıllarında tarla tapanı bırakıp okula gitmeye zaman bulamadı. Yeniyol yapılırken yola amele yazılmış kazmayla kazmış balyozla kırmış, büyük

Osman Kademoğlu
28 Ağu4 dakikada okunur


Amele Başı – Bir Fındık Zamanı Öyküsü
Erken 50’li yıllarda yeni yol henüz bitmemişti Kale Fatsa ve Ordu yönünde yeni kazılan toprak yollarla kuşatılmıştı bir yanda yol makineleri çalışıyor bir yanda otobüsler kamyonlar yol bitene kadar Kale’nin içinden geçiyor araçların kaldırdığı tozdan çarşının anası ağlıyordu. Yaklaşan araçların Odayanı’na girmeden hız kesmesi için Garipöldüren çeşmesinin on adım ilerisinde bir kasis (tümsek eşik) yapıldı ve bu önlem işe yaradı. Sıcak ağustos günü Devrent boğazını dönerek yakl

Osman Kademoğlu
23 Ağu6 dakikada okunur


OYUNCAK TAKA
1951 yılı yaz sonu eylülde ilkokula başlayacak olan çocuk çok heyecanlıydı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı yakalandığı hastalık nedeniyle okula gidemedi. Fatsa hükümet tabibi Dr. Selahattin (Orhon) bey Bolaman’a konağa gelerek hasta çocuğu muayene etti. Tanı paratifo; yüksek ateş, baş ağrısı, karın ağrısı halsizlik gibi belirtileri olan tifoya benzer ancak daha hafif geçen bir enfeksiyon hastalığıydı. Çocuk her gün acı kinin dolu kaşeleri yutuyor, iki çorba kaşığı balık yağı

Osman Kademoğlu
17 Ağu4 dakikada okunur


Nişanlısı Çalınan Asker
Bu anlatacağım ne bir masal ne de efsane, 1950’li yıllarda Bolaman toprağında yaşanmış gerçek bir hikâye. Çocukluğumdan hatırda kalan duyumları birbirine ekleyerek olayı bilebildiğim kadar ve öykü tadında yazmaya çalıştım. Gurbette vatan görevini yaparken nişanlısı çalınan, gıybetinde aşkı elinden alınan askerin kanlı ve ateşli öyküsünden çıkarılacak dersler ve ibretler var. Ne delikanlı gururu ne de yürek yangını hafife almaya, oynamaya gelmezmiş. Gençlikte hepimiz öyle deği

Osman Kademoğlu
2 Ağu14 dakikada okunur


AŞI GÜNÜ
Güneşli ılık sonbahar günü Bolaman İlkokulunda çocukları ürperten soğuk bir hava esiyordu. Her sabah öğretmenleri gelene kadar bin cücüklü kuş yuvası gibi cıvıldaşan sınıflarda alışılmadık bir sessizlik vardı. Sabah güle oynaya okula gelen çocuklar öğretmenler odasının önünde ve kooperatif dolabının yanında kurulan kırmızı kâğıt kaplı masanın üzerinde dört köşe beyaz emaye kaplar, kahverengi ilaç şişeleri, tentürdiyot, pamuk, gazlı bez, alkol, hele de yanan ispirto ocağında ç

Osman Kademoğlu
25 Tem4 dakikada okunur


Kale’de ilk sokak lambaları ve Bekçi Mustafa Tekyıldız
Zaman 1950’lerdi. Ayışığı olmayan en karanlık gecelerden bir gece Kale çarşısında bir bakkal dükkânı kapı altından içeri ispirto akıtarak yakılmak istendi. Tam o sırada oradan geçen birinin olayı görüp "hırsız var" diye bağırması üzerine kaçan kundakçı karanlığa karışıp kayboldu. Oldum olası, bildim bilesi, yıllarca vukuatsız yaşayan Kale’de bu olay büyük yankı uyandırdı. Gece ıssızlığında dükkân yakma girişiminden sonra korkusuz geceler korkulu oldu. Kale’ye sokak lambaları

Osman Kademoğlu
21 Tem3 dakikada okunur


Gece Gelen Vapur
Yaza veda O yıl yaz boyunca hava hep mavi deniz hep dingindi, maviliğin gökyüzünü ve denizi bırakıp gitmeye Kale’den ayrılmaya niyeti yoktu. Sıcak güneşe rağmen otlar sararmadı, yapraklar solmadı, o yıl yaz hiç yaşlanmadı. Dutlar ballı, karpuzlar kırmızı, elmalar kirazlar kütür kütür, gavşaklar dolu dolu, fındıklar 53 randıman, mısırlar sütlüydü. O yaz bostanlarda şenlik vardı bahçeler maydanoz, nane kokuyordu, kara pancarın yaprakları yayvan iri dipdiri ve koyu yeşildi. Deni

Osman Kademoğlu
15 Tem8 dakikada okunur


BOLAMANLI BAHRİYELİLER
Bolaman’da bir Hamidiye askeri Balkan savaşında Ege’de Akdeniz’de ve Adriyatik’de kazandığı başarılarla milletin teselli ve gurur kaynağı olan Hamidiye kruvazöründe askerlik yapan Bolamanlı Mehmet Çavuş 8 ay süren büyük seferden 45 yıl sonra 50’li yıllarda gemi komutanı Rauf Orbay'ı İstanbul Erenköy’deki evinde ziyaret etti. Komutanına taze fındık, fırınlanmış mısır unu ve mis gibi bir külek tereyağı hediye götürdü. Hamidiye kahramanı ve İstiklal savaşında Atatürk'ün yoldaşı

Osman Kademoğlu
4 Tem9 dakikada okunur


CASUS KARAYA ÇIKTI
İkinci dünya savaşı bitmişti ama savaşın acıları gibi tehlikeleri de henüz tam geçmemişti. Denizde savaştan kalan serseri mayınlar vardı. Yolcu vapurları gündüz mayın gözleyerek gidiyor gece olduğu yerde durup sabahı bekliyordu. Yalıköylü balıkçılar denizde buldukları bir mayını kıyıya getirmiş, içindeki patlayıcı maddeyi çıkarmak için İngiliz anahtarı ve penseyle açmaya çalışırken mayın patlamış, kayıkhane parçalanıp havaya uçmuş, mayını açmaya çalışan iki balıkçı da hayatın

Osman Kademoğlu
28 Haz3 dakikada okunur


BİR GARA MEMET ÖYKÜSÜ “LASTİK OLAYI”
Ufukta seçim vardı parti bayrakları taşıyan arabalar yollarda meydanlarda dolaşıyorlardı. Döviz darlığı nedeniyle ülkede yokluklar yaşanıyordu. Bazı ilaçlar bulunmuyor, o ilaçları kullanan hastalar iyileşemiyordu. Kahve ithal edilemediği için has kahve yerine nohut kahvesi içiliyordu. İthal kısıtlamasından en çok etkilenen mesleklerden biri de şoförlüktü yedek parça ve lastik yoktu. Kalan az sayıda lastik stokundan ancak iktidar partisi sempatizanı demokrat partili şoförler y

Osman Kademoğlu
21 Haz5 dakikada okunur


LASTİK OLAYI
“Bolamanlı Gara Mehmet’in hikâyesi” Ufukta seçim vardı parti bayrakları taşıyan arabalar yollarda meydanlarda dolaşıyorlardı. Döviz darlığı nedeniyle ülkede yokluklar yaşanıyordu. Bazı ilaçlar bulunmuyor, o ilaçları kullanan hastalar iyileşemiyordu. Kahve ithal edilemediği için has kahve yerine nohut kahvesi içiliyordu. İthal kısıtlamasından en çok etkilenen mesleklerden biri de şoförlüktü yedek parça ve lastik yoktu. Kalan az sayıda lastik stokundan ancak iktidar partisi sem

Osman Kademoğlu
31 May5 dakikada okunur


VENÜS VE AŞK MELEĞİ
İlkokulda elişi dersinde iki şişle yün örgü örer, kartondan piramit, koni, küp, prizma, araba, kağnı yapar beşik çatılı evler kurar, renkli elişi kağıdını katlayıp keserek çiçek ağaç motifleri, defterlere kenar süsleri, duvarlara tarih şeridi, yağmur kar oluşumunu, bulutları, yönleri gösteren ve rüzgar adları yazılı iklim şeridi betimlemeleri yapılırdı. Bolaman ilkokulunda başka ilkokullarda olmayan bir sanat kolu daha vardı taş üzerine yontma ve kabartma işler yapılırdı. Kal

Osman Kademoğlu
26 May5 dakikada okunur


Aşı Günü ve Korucu Goraz Emmi
Aşı günü Güneşli ılık sonbahar günü Bolaman İlkokulunda çocukları ürperten soğuk bir hava esiyordu. Her sabah öğretmenleri gelene kadar bin cücüklü kuş yuvası gibi cıvıldaşan sınıflarda alışılmadık bir sessizlik vardı. Sabah güle oynaya okula gelen çocuklar öğretmenler odasının önünde ve kooperatif dolabının yanında kurulan kırmızı kâğıt kaplı masanın üzerinde dörtköşe beyaz emaye kaplar, kahverengi ilaç şişeleri, tentürdiyot, pamuk, gazlı bez, alkol, hele de yanan ispirto oc

Osman Kademoğlu
24 May8 dakikada okunur


DEMİR ATTIǦI YER
19 Mayıs 1919 şafak vakti Samsun’da iskele meydanında kulaktan kulağa bir söylenti dolaştı yaklaşan vapurda heyet-i askeriye vardı ve başında mirliva Mustafa Kemal

Osman Kademoğlu
19 May1 dakikada okunur


UMUTSUZLUK VE UMUT/“19 Mayıs öncesi ve sonrası”
Türklüğün İstiklâl ve aydınlık ülküsü 19 Mayıs 1919’da Samsun’da düşünceden eyleme dönüştü. Birinci dünya savaşı sona ermiş Osmanlı yenilmişti. 30 Ekim 1918’de Mondros mütarekesi imzalandı. Yıldırım Orduları Gurubu komutanı Mustafa Kemal paşa İskenderun’a asker çıkarmak isteyen İngiliz birliklerine ateş açacağını, düşmanı karaya çıkarmayacağını bildirmesi üzerine mütareke şartlarına uymadığı gerekçesiyle 7. Ordu Komutanlığından alındı. Adana’dan trenle İstanbul’a dönen Paşa

Osman Kademoğlu
17 May18 dakikada okunur


ÇOBAN ATEŞLERİ
Tarih 16 Mayıs 1919 İstanbul Limanı. Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa’yı ve maiyetindeki 18 subay ve 25 askeri Samsun’a götürecek olan Bandırma Vapuru Kızkulesi önünde demirlidir. Bandırma vapurunun Karadeniz’de batırılacağına dair ciddi duyumlar alınmıştır. Paşa işgal altındaki İstanbul’da yarı tutsak eli kolu bağlı oturmaktansa tehlikeyi göze alarak yola çıkmaya karar vermişti. Bandırma vapuru o gün öğleden sonra hareket etti. Vapur tam Kavaklar'ı geçerken başından k

Osman Kademoğlu
15 May4 dakikada okunur
bottom of page








