top of page


PERİLİ CİNLİ KONAK
Bolaman’daki tarihi konağın inşa edildiği 1820’lere kadar geriye giden efsaneleşmiş bir öyküsü vardır. 1950’lerde Kale halkı o zamanlar selamlık denilen konağa hem beğenerek hayranlıkla hem de çocuksu nahif bir korkuyla bakardı. Birkaç kuşak insanı saran, nesilden nesile aktarılan söylencelere dayalı ve etkinliğini (müessiriyetini) kuvvetini hiç kaybetmeyen bu korku nedendi ve kaynağı neydi?... Ceneviz yapısı kale burcu üzerine kurulu selamlığın çatısı altında bir küçük kil

Osman Kademoğlu
3 gün önce4 dakikada okunur


TELAFİ EDERİZ
Sisli dumanlı dağ yolları baharda yağmurdan uçkundan kışın kardan çamurdan kapanır ardı arkası görünmeyen dönemeçlere dar geçitlere kayalar taşlar yuvarlanır selde toprak kayar köprüler yıkılırdı. Anlatması kolay yaşaması zor zamanlardı. Bu koşullarda Kale halkı yüzünü denize döner, Fatsa pazarına sağrısına kadar çamura bulanan atlarla olmazsa denizden tahta takalarla gidilirdi. Takaların kızma kafalı (lambalı) 5 guvat Lister Peter makinasına mavi boncuk taksan da alnına Maa

Osman Kademoğlu
6 Oca5 dakikada okunur


“Bolaman’dan Düveli Muazzamaya, Sadâret-İ Uzmâya”
“…Bolaman nahiyesinin Müslüman ve Türk, on yedi bin nüfusu nâmına suret-i kat’iyede [kesin şekilde] beyan eyleriz. Ölürüz öldürülürüz her ne nev’ [türlü] zulme duçar ediliriz…” “İpek mendil içinde saklı 107 senelik mektup” Aktif siyasetten (mebusluktan) ayrıldıktan (1912) sonra Yenipazar’da ve Bolaman’da fındık bahçeleriyle ilgilenen ve bilhassa okumaya zaman ayıran Mahmut Mazhar Bey eşi Ayşe Hanımın ( Şıhmanzadelerden ) erken yaşta ölümü (1918) üzerine yalnız kalmış hayat pl

Osman Kademoğlu
1 Oca24 dakikada okunur


Bolaman'da Bir Sarıkamış Öyküsü Akgül Abla Ve Eşi Şehit Mustafa…
Yıl 1914 ılık bir yaz akşamı Bolaman’da dizlerine kadar akışlı gür siyah saçlı Akgül abla mutbakta odun ateşinde yemek pişirdi ocak başında dört ayaklı yuvarlak tahta sebende sofra kurup yemek yediler, eşi Mustafa’yla tatlı tatlı sohbet ettiler. Gece birlikte son uykularını uyudular. Mustafa sabah namazını kıldı, Akgül abla ocakta süt ısıttı, mısır bazlaması, yağda yumurta, çökelek ve dut pekmeziyle kahvaltı edildi. İlk çocukları Mutullah el kadar bebekken ölmüştü neyse ki ik

Osman Kademoğlu
22 Ara 20253 dakikada okunur


SELÂMET YOLU (This is the salvation)
1961 Haziranında yaz tatili için Kale’ye gelmiştim. Kale’ye her gelişimde ilk yaptığım iş denize girmek, ikincisi Çalışlar köprüsüne kadar yürüyüş yapmaktı. Bolaman yaşamının en güzel anılarından; çocuk büyük, her yaştan her baştan insanların hoşlandığı Çalışlar köprüsüne kadar yürüyüşten Kale’ye dönüyordum. Yolda Adem beyin evinin önünde bir eliyle mavi bir bisikletin gidonunu tutan bir ayağı bisikletin pedalında diğer elinde sayfa uçları aşınmış yarı açık Türkçe kitâb-ı muk

Osman Kademoğlu
20 Ara 20253 dakikada okunur


ÇEPNİ ÇOBAN
Babam Tahsin Kademoğlu’nun anlattığı 1913 yılında geçen bir olay. Denizlerimizde ticari yük ve yolcu taşımacılığında, acentelik, liman ve fener işletmelerinde Avrupa devletlerinin tüm hak ve yetkilere sahibi olduğu, deniz taşımacılığından alınan vergilerin yabancılara gittiği kabotaj haklarımızın olmadığı Osmanlı’nın son döneminde yaşanmış bir olay. Öyküde adı geçen çocuk Hasan Tahsin benim babam ve Hafız Mustafa efendi dedem oluyor. ÇEPNİ ÇOBAN Kademzâde Hafız Mustafa efend

Osman Kademoğlu
6 Ara 202510 dakikada okunur


KUMSALDA YANAN MEŞÂLE
Çocuk 1951 güzünde başladığı Bolaman İlkokulu’nda birinci sınıfa sadece bir gün gitmişti. Evde okuma yazma öğrendiği ve 4 işlem aritmetik bildiği için öğretmenler doğrudan ikinci sınıfa aldılar. İki ve üç aynı dershaneyi paylaşıyor bir sınıf öğretmenle sesli ders yaparken diğer sınıf öğretmensiz sessiz ders yapıyordu. İkinci sınıf öğrencileri sessiz derste elişi kâğıtlarını keserek biçerek karton üzerine resimler ve yazılar yapıştırarak mevsim şeridi yaptılar. Mevsim şeridi ç

Osman Kademoğlu
27 Kas 20256 dakikada okunur


Gençlik Parkı ve Ömer Dayı’nın Deniz Özlemi
Eylül sonu fındık toplanmış harman alınmış fındık mağazaya konmuştu. Coşkunoğlu Ömer dayı (Ömer Coşkun) güneşli sarı sonbahar geçmeden başkent Ankara’ya gitmek İstiklâl savaşının anılarını yaşatan ilk Büyük Millet Meclisi, Hacı Bayram Veli Camii, Zafer anıtı gibi kutlu mekânları ve modern Ankara’yı dünya gözüyle görmek istiyordu. Bu mevsimde Kale çok güzeldi ayrılık zor olacaktı ama başkenti görmek için birkaç gün ayrılığa katlanacaktı. Bolamanlı bir arkadaşıyla birlikte yola

Osman Kademoğlu
23 Kas 20258 dakikada okunur


Konakta Yıkanmak : Bakır Leğen - Karagüğüm - Gümüştas
Büyük bakır leğen mutbakta asılı olduğu yerden indirilir yuvarlanarak, yankılı madeni sesler çıkararak gelir sobanın yanına kurulurdu. Biz çocuklar (kardeşim Mahmut ve ben) kışın soba yanan odada bu büyük bakır leğende banyo yapar yıkanırdık. Yıkanma töresinin ikinci önemli bakırı Karagüğümdü. Yıllarca odun ateşinde yanmaktan dışı kurum bağlamış olan Karagüğüm’ün selâmlıkla yaşıt olduğu söylenirdi ki bu hesapça 140 yaşında vardı. 7-24 ateşte kaynar gündüz gece konağa sıcak su

Osman Kademoğlu
15 Kas 20253 dakikada okunur


10 Kasım 1938: Milletin Yetim Kaldığı Gün
19 Eylül 1924 günü Ordu iskele meydanında Gazi paşaya sunduğu 19 gülün rengi ve kokusu belleğinde dipdiri duruyordu. 14 yıl önce on yaşında yaşadığı o kutlu an dün gibi yakındı ince mevzun parmaklarıyla saçını okşayan Atatürk’ün ölüm haberini radyodan duydu. İstanbul Taksim’de La Martin caddesinde oturdukları pencereleri yüksek ve geniş, ışıl ışıl aydınlık apartman dairesinin salonu güpegündüz karardı, sanki güneş sönmüş evren tersine dönmüştü, dünya başına yıkılıyor sandı. T

Osman Kademoğlu
10 Kas 20255 dakikada okunur


GÖÇ
Eski Kale’de eyyamı buhur sıcaklarında Kurşunçalı yaylasına çıkılır, yaylada 2 ay kalınır, Eylülde hava serinler otlar azalır yükler bağlanır, göç dizilir iki günlük yoldan Kale’ye dönülürmüş... Biz çocuklar büyüklerden işitip duyduğumuz koyunlu kuzulu kısraklı taylı ballı kaymaklı sağlıklı serin havalı yayla göçüne öykünür göç hayalleri kurardık. Çocukların göç rüyası 1956 Eylülünde hakikat oldu. Ailece evcek İstanbul’a göç vardı. Bu göçte sürü yoktu, çoban yoktu, koyun köpe

Osman Kademoğlu
6 Kas 20256 dakikada okunur


Monarşiden Cumhuriyet'e...
Bugün kutladığımız cumhuriyete nasıl gelindiğini anlamak için Türk milletinin Türkiye Cumhuriyetinden önceki devleti olan Osmanlı imparatorluğunun son 200 yılda yaşadığı serüveni (başından geçenleri) bilmek gerekiyor. Avrupa karşısında ticarette, tarımda, sanayide, teknolojide, sanatta, kültürde ve askeri alanda karada, denizde gerileyen, sürekli toprak nüfus ve itibar kaybına uğrayan, siyasi coğrafyası gittikçe küçülen Osmanlı Devletinin aydın ve yönetici sınıfı imparatorluğ

Osman Kademoğlu
30 Eki 20258 dakikada okunur


CUMHURİYET: BİR UYGARLIK PROJESİ
Bir uygarlık projesi olan Cumhuriyeti; Çanakkale Mehmetcik anıtı gibi 4 ayaklı dev bir abide olarak düşünüyorum. Anıtın birinci ayağı İstiklâl Savaşı, ikinci ayağı Lozan konferansı, üçüncü ayağı Cumhuriyetin ilanı, inkilâplar ve kurumlar, dördüncü ayağı ise cumhuriyetten kalan son eserlerin korunması, tahrip edilmiş zarara uğratılmış yıkılmış çalınmış olanların restorasyonu ve onlara yenilerin eklenmesidir. İstiklâl Savaşı’nı kazanan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve Büyük Mi

Osman Kademoğlu
29 Eki 202519 dakikada okunur


TAVA BÖREĞİ
119 yıl önce Seferberlik yıllarında geçen eğlenceli hikayeyi olayın kahramanı Doğan Bey’den (Rasim Doğan) dinledim onun kadar mizahlı olamasa da ona özenerek anlatmaya çalıştım. Yenipazar’da Hazinedar Mahmut Mazhar Bey’in çiftlik evinde kalan Rasim arada bir Medreseönü’ne anasını babasını ziyarete gider gitmişken evin işini ihtiyacını görür, iki gece kalır sonra Yenipazar’a dönerdi. Mahmut Bey her sefer - Anneye erzak götürmeyi unutma der ayrıca harçlık verirdi. Rasim erzak

Osman Kademoğlu
21 Eki 20254 dakikada okunur


DENİZDE SİLAHBAŞI
1950’lerde balıkçı teknelerinin çoğunda navigasyon (seyir takip) aygıtları yoktu. Bu nedenle Türk balıkçıları Doğu Karadeniz’de...

Osman Kademoğlu
13 Eki 20256 dakikada okunur


DRAHOMA
Helenler oldum olası denizci bir milletti. Antik çağlardan beri denizle sarmaş dolaş yaşadıkları coğrafyadan deniz üstüne çok şey...

Osman Kademoğlu
25 Eyl 20254 dakikada okunur


Yollar Çamur Hava Ayaz Ne Olur Ne Olmaz...
“Bu olayın yaşandığı zamana ben yetişmedim ama bana anlatıldığı gibi ben de sizlere anlatıyorum. Aradan neredeyse 80 yıl geçmiş, o günün...

Osman Kademoğlu
14 Eyl 20258 dakikada okunur


Sahil Palas
Eski Bolaman’da mobilya radyo lüks lambası bisiklet deniz motoru v.b. uzun ömürlü kalıcı eşya, makine veya giyim kuşam alışverişi için...

Osman Kademoğlu
6 Eyl 20257 dakikada okunur


MARAŞAL
70 yıl önce bir yaz günü Perşembe Yason Hoynat Medreseönü ve Belicebaşı yönünden Kale’ye bir taka geldi. Sürmene'de yapılmış olan bu...

Osman Kademoğlu
31 Ağu 20254 dakikada okunur


BÜYÜK YAĞMUR “Bir Bolaman Hikâyesi”
O yıl bahar olağanüstü bir sıcakla başlamıştı, güneş her zamankinden daha çok yakıyordu. Bolaman'ın nemli havası gitmiş yerine kuru çöl...

Osman Kademoğlu
26 Ağu 202514 dakikada okunur
bottom of page








