top of page


ATATÜRK İLE LATİFE HANIM’IN "PAZARTESİ" SIRRI
Zübeyde Hanım hastalanınca doktorlar Atatürk’e; “Paşam, Ankara’nın karasal iklimi valideniz hanımefendiye iyi gelmemektedir. Tedavisi için daha yumuşak iklimli bir yerde yaşamasını öneririz” derler. Bunun üzerine Ata, annesi Zübeyde Hanım’la kardeşi Makbule Hanım’ı İzmir’e yollar. Uşşakizade Latife Hanım’ la İzmir’de tanışıp yakınlaşan Zübeyde Hanım, Ata’ya yazdığı mektuplarda bu, eğitimli, becerikli, yetenekli kızı metheder; iyi bir eş olacağını ve zaman kaybetmeden bu kızl

Birol Öztürk
12 saat önce2 dakikada okunur


On Bir Değil Paşa, 'Bir'!
İsmet İnönü, bir takım ve tekmili bazı tarihçiler tarafından temkinli yaklaşılan bir asker ve siyasetçidir. Onun “ikinci adam” lık “Milli Şef” lik hâllerinin zoraki olduğu yönünde örnekleriyle birlikte birçok şey yazıldı, çizildi biz de okuduk. İçinde bulunulan ahval ve şeraitin müsebbipini İnönü’nün Milli Şef’lik hevesi olduğu da söylenir, iddia böyle. İsmet İnönü’nün Atatürk gibi bir askeri deha olmadığına dair iddialı iddialarla kaç yerde kaç kere karşılaştım; ben, tarih

Birol Öztürk
16 saat önce2 dakikada okunur


Karanlığa Yakılan Bir Kibrit
"Hayat Türküsü" desem! "Azıcık zorla hafızanı" desem! Yıl : 2006 Kanal : TRT TRT'nin taş gibi sağlam projelere imza attığı ve babaların öz kızlarına hallenip de fetvaların cirit attığı, utancımızdan yerin dibine girdiğimiz kafaların çok uzağında bir çağdı! "Haydi kızlar okula" projesinin sanatsal farkındalığıydı "Hayat Türküsü" ... Hayat Öğretmen rolündeki Devin Özgür ÇINAR, belki de hayatının işini çıkarıyordu! İdealist, aydın, kişilikli ve kararlı bir öğretmendir Hayat!

Birol Öztürk
3 gün önce1 dakikada okunur


Çikita Muz Söktü, İlahi Adalet Dikti
Her ne kadar “Medeni Kanun” kız ve erkek çocukların mirastan eşit oranda ya da miktarda yararlanacağına hükmetse de o iş pratikte hiç de öyle değildir. Kız evlat ya da evlatlar, mirastan ya kıytırık bir pay alır ya da bir boka yaramaz, kuş uçmaz kervan geçmez, ot bitmez arı konmaz, yılan bağrını sürtmez araziler reva görülür. Biçim, şekil ve usul zamana bağlı olarak değişse de kafa hâlâ böyledir. Çok sıkıştırırsan, iş, medeni hukuktan dini mevzulara falan kayıyor, o topa hiç

Birol Öztürk
3 gün önce2 dakikada okunur


Kralı Kediden Seçen Farelerin Akıbeti Kader mi?
Fareler dünyasında ileri demokrasi çağına geçmek için harıl harıl çalışılmaktadır. “En ileri demokrasi” modeli de, yöneticilerin seçimle iş başına getirilmesidir. İş başına getirilecek yöneticiler güçlü olmalıydı bi kere...Lider karizmasına sahip olmalı, alımlı olmalıydı. Şöyle “Höyt” dedi mi, dağ taş inlemeliydi. Fareler bu minval üzere çalışıp konuşurken , kediler olup biteni dikkatle takip ediyorlardı. Çevik bi “Tekir Kedi” ortaya atılır ve kediler aleminin en çevik, en

Birol Öztürk
4 gün önce2 dakikada okunur


ATA’NIN GÜLLERİ
“Atatürk Orman Çiftliği” adını duyduğum o ilk andan itibaren, hep ilgimi çekmiştir, nedense. Bir de AOÇ diye kısaltılır ki, çok afili. Böyle, emeğe dair, üretime dair, mütevazı ama asil bir yaşama dair şeyler çağrıştırır AOÇ... AOÇ diye kısaltılan o yer, eskiden “Karanlık Dere” diye anılırmış. Buranın kaderi 1923-33 yılları arasında değişir ya da şekillenir. Hoş, şimdilerde değişimin yaşandığı o yıllar da “Eskiden” sayılıyor artık. Aradan bir ömür zaman geçmiş yani, ziyadesiy

Birol Öztürk
6 gün önce3 dakikada okunur


Okul yolu düz gider
Bu, kar dedikleri ilk defa bu kadar çok yağmıyor ha.Bu mevsimde hep ve çok kar yağar,dize kadar, bele kadar,icabında boya kadar karla kaplanır hayatın ana ve ara arterleri... Köy dediğinin nostaljik anılar arasına girmediği,eğitimin taşımalısının icat olunmadığı,bu memleketin en ücra yerinde bile yaşam çağlayan çağlardı... O zamanlar da,tıpkı bu zamanlar gibi çok kar yağardı. Gök kara,yer beyaza keserdi uzun bir müddet...Kapanırdı tekmil yollar ve eşitlenirdi tüm çukurlar,tüm

Birol Öztürk
7 gün önce1 dakikada okunur


İrtifa Her Şeyi Çözer
Kargalar hakkında ne çok hikâye var! Yok dört asır yaşıyormuş da yok “besle kargayı oysun gözünü” ymüş de yok “karga camışı bedava bitlemezmiş” de yok karganın konduğu yerden ölü çıkarmış da… Ama biri var ki şimdi anlatacağım mevzuya cuk diye oturuyor. “Ölecek karga, kırılacak dala konarmış” Yeter bu kadar peşrev, haydi başlıyoooor! Kargalar, uçan kartalların ensesine konup da ayakta durabiliyormuş. Şüphe yok ki bunu, kendi yüklerini kartallara yüklemek için yapıyorlar… Yani

Birol Öztürk
5 Oca2 dakikada okunur


Ferdi: Bir gün Gitsen Bile, Hatıran Yeter
Yılları bir güne nasıl sığdırdın bana da söyle bana da söyle bana da söyle ben de bileyim Hasretin acısını nasıl dindirdin bana da söyle bana da söyle bana da söyle ben de bileyim Yüreğin ince ince sızlamadı mı Gözlerin gizli gizli ağlamadı mı bana da söyle bana da söyle bana da söyle ben de bileyim Ferdi Tayfur da öldü… 2 Ocak 2025 tarihinde öldü, çoklu organ yetmezliği… 15 Kasım 1945’te Adana’nın en bıçkın yerlerinden Yüreğir’in Taşçıköy’ünde başlayan hikâye, sen de 79 ben

Birol Öztürk
3 Oca5 dakikada okunur


Ne Darı Kaldı Ne Çoban Ateşi: Bir Dönemin En Mütevazı Ziyafeti
Bildiğim en mütevazi, en kadim, en yerli ve milli yemektir öğmeç... Belki “Yemek” de değildi; açlığa karşı en kolay çareydi öğmeç. Yoğurdun içine doğranmış darı ekmeği... Özü de özeti de buydu yani. Darı dediğin her yanda yetişiyordu zaten. GDO’yu da bilmezdik, NBŞ’yi de... Gelecek yılın tohumluğu bu yılın hasatından ayrılırdı; toprağın nafakası olaraktan, hane rızkı olaraktan. İnadına eğimli, inadına engebeli araziye can havliyle tutunan toprak, her yağmurda derelere akıp g

Birol Öztürk
2 Oca2 dakikada okunur


Hüviyeti Hürriyeti Olan Adam: Neyzen Tevfik
Efendim, Neyzen Tevfik’i bilen bilir... Bilmeyen de bir zahmet ve de muhakkak araştırsın. 1879-1953 yılları arasında yaşamış bu nev-i şahsına münhasır zat, öyle hoş ve içli ney çalarmış ki... Ata’nın kulağına gidip de ilgisini çekecek kadar yani... Ha bir de hicivli ve de kafiyeli şiirler söyler dururmuş. Bok demem Boklar duyar ar eder Bir zerren düşse boka Onu da mundar eder Tanrı senin hamurunu Necasetle yoğurmuş Anan seni sıçar iken Yanlışlıkla doğurmuş Bu, sıra dışı adam,

Birol Öztürk
30 Ara 20252 dakikada okunur


SATI KADIN
Tam 22 gün 22 gece süren ve oluk oluk kan akan Sakarya Savaşı kazanılmıştır. Sırada Büyük Taarruz vardır... Anadolu’da taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmamıştır. Mevsim yazdır ve sıcaktır. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule Hanım, İstanbul’dan Adapazarı’na gelir, oradan da Atatürk ve müfrezeden sayılacak bir grupla Ankara’ya doğru yola düşülür. Sakarya dedikleri o zamanlar henüz Adapazarı’dır. 1954 yılına kadar da Kocaeli’ye bağlı bir ilçe olarak kalır

Birol Öztürk
29 Ara 20252 dakikada okunur


Açık Kalan Damlar, Yükselen Duvarlar
Savaşın kanlı günlerinde Anadolu’nun yoksul delikanlıları İnönü’de, Sakarya’da, Kocatepe’de düşman kovalarken o, Ankara’da Hergele Meydanı civarında dayısının himayesinde küçücük bir bakkal dükkânı işletiyordu. On yedi, bilemedin on sekiz yaşında falandı ya, “Hey on beşli on beşli” türküsü icat olunmuş muydu bilmem! Yoksul Anadolu çocuklarının Yunan’ın hakkından geleceği kesinleştikçe savaştan sonra Ankara’nın da önemli hâle geleceğini kestirebiliyordu. Bozkırın ortasında, o

Birol Öztürk
27 Ara 20253 dakikada okunur


İSRAF & FREİDMAN MATRİSİ
Petrolümüz yok! Doğalgazımız yok! Sermaye birikimi konusunda kariyerimiz çok da parlak değil! Yüksek katma değerli üretime dair kaynaklarımız sınırlı, kıt! Bıdı bıdı bıdı! Tüm bunlara rağmen, tüketmek ve tasarruf etmek zorundayız. İktisadi realite böyle buyurur; kazan, harca, tasarruf et, tasarrufunu yatırıma dönüştür ve yatırımlar sayesinde sermaye biriktir, böylece büyüyerek kalkın! Bunun başka mümkün ve de çaresi yoktur. Tasarruf ettikçe, tasarruflar yatırıma dönüşüp de se

Birol Öztürk
25 Ara 20252 dakikada okunur


1 YIL 365 DÜNDÜR!
- 2 Ocak, Ferdi Tayfur öldü! - 20 Ocak, ABD başkanlığına tekrar seçilen Trump göreve başladı! - 21 Ocak, Bolu Kartaltepe’de bir otelde çıkan yangında 78 yurttaşımız feci şekilde can verdi! - 21 Ocak, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ tutuklandı! - 31 Ocak, Harp Okulu mezuniyet töreninde kılıç çatıp “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!” sloganı atan 4 teğmen TSK’dan ihraç edildi! - 16 Şubat, Kahtalı Mıçi öldü! - 20 Şubat, TÜSİAD Başkanı iki yanında birer polisle sorguya götür

Birol Öztürk
20 Ara 20255 dakikada okunur


Piyade Er Zekeriya Önge! Giresun! Emret Komutanım!
“Uzun Künye” denir buna; “piyade er Zekeriya ÖNGE, Giresun, emret komutanım!” Askere gidildiğinde ilk iş olarak uzun künye ve kısa künye tekmil vermek öğretilir, acemi birliğinde… Zekeriya da kim bilir kaç defa tekmil verip de bu uzun künyesini okumuştur, gırtlağını patlatırcasına bağırarak? “Vatan Borcu” diye öğrenmişti askerliği… Vatan Borcu; namus borcuydu… Eline kına yakılıp, hayır dualarıyla uğurlanmıştı elbette asker ocağına… Peygamber ocağına… Bir metre sensen dört s

Birol Öztürk
20 Ara 20253 dakikada okunur


413 Bin Kişiye 1 Üniversite
“Üniversitesi olmayan il kalmadı” dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ya da halkın sevdiği, benimsediği hâliyle Reis! Doğru diyor Reis! Ben de merak ettim ve kurcaladım bu mevzuyu; kediyi öldürenin merak olduğunu bile bile… 1982 yılında Türkiye’de 19 üniversite vardır ve alayı devlet üniversitesidir. Nüfusumuz yaklaşık 45 milyondur. O yıl üniversitelere alınan öğrenci sayısı 72.983 genç kişisiymiş. Sınava giren sayısı 408.573 kişi… Sınava girenlerin yüzde 17,8’i üniversi

Birol Öztürk
15 Ara 20254 dakikada okunur


Ben hep 17 yaşındayım!
Ben hep on yedi yaşındayım Demir kapının her açılışında her ayak sesinde içime sığmaz yüreğim Her türlüsünü yaşadım acının ve ızdırabın Yalnız seni özlerken kendimi yenemedim çünkü senden gayrısı haram Şu Metris'in önü bir uzun alan yalnız seni sevdim, gerisi yalan Cigara çekmedi canım hiç çıkarken havalandırmaya olmadı avluda atılmış voltam hiç Hele masmavi bir denize atılmış voltam hiç hiç mi hiç İçeride bıraktım dünyayı parmaklıklarla bölünmüş olarak Görmeye alışık göz

Birol Öztürk
13 Ara 20251 dakikada okunur


Ekmek, Şarap, Sen Ve Ben…
1995 senesiydi… 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı üzerinden sadece iki sene geçmiş; faşizme karşı, gericiliğe karşı öfkemizse hiç geçmemişti… Tüm şiddetiyle “kahrolsun faşizm” diyorduk ama kazanan yine faşizmdi… Sivas’ta ateşe verilenlerden biri de Nesimi Çimen’di… İşte o Nesimi’nin oğlu Mazlum Çimen, öyle bir bağlama çalıp da türküler, şarkılar söylüyor ki; bal, bal… 1995 senesiydi, Nesimi ve diğerlerinin yasını tutuyorduk ki bu Mazlum Çimen bir beste yaptı ki peh peh! Ekmek, şa

Birol Öztürk
11 Ara 20255 dakikada okunur


Film Karelerinde Hayatın Turşusu: Münir Özkul'dan Ata Demirer'e
Turşunun iyisi limonla mı, sirkeyle mi diye kapışırken Adile Naşit’le Münir Özkul; bizim turşularımız ne limonla ne de sirkeyle kurulurdu, kavurmalıktı. O nedenle de hiçbir fikrimiz yoktu; limon yahut sirkeyle kurulan turşunun ne tadı ne de farkı hususunda. Fikirsiz olaraktan fikir yürütsek de taraf olamadık bir türlü “Ziya” rolündeki Şener Şen gibi… Limonu sirkeye, sirkeyi limona “tü kaka” eyleyip de dalgasına bakan Ziya’nın akıbeti de ibretlikti ya, gülüp geçtik. Gülüp geç

Birol Öztürk
7 Ara 20251 dakikada okunur
bottom of page








