top of page


AŞIK VEYSEL’İ HATIRLAMAK
VEFATININ 53. YILINDA ANISINA SAYGIYLA 1971 Eylül’ünde İstanbul’da Harem garajlarından Sivas’a giden Tanrıverdi Seyahatin O-302 Mercedes otobüsüyle yola çıktık. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi öğrencilerinden oluşan Halk Sanatları Araştırma Gurubu Anadolu’da o yıllarda henüz kaybolmamış folklor ve etnografya örneklerinden, geleneksel halk sanatlarından kalan mirası arayıp bulmak üzere gençlik enerjisiyle dolu 5 delikanlı Muhtar Küçükömürcü Beyhan Durukan Şadan Memişoğlu Neca

Osman Kademoğlu
21 Mar8 dakikada okunur


18 Mart Zaferi; Mağrur Geldiler Mağlûp Oldular
18 Mart 1915 Çanakkale boğazında sabah saat 10.30 da çelik ve ateş tufanı koptu 6 şar gemiden oluşan 3 sıra olarak boğaza giriş yapan 18 zırhlının taşıdığı 15-38 cm çapında 470 namlunun kustuğu ateş toprağı hallaç pamuğu gibi atıyor, derin kraterler (çukurlar) açıyor mermilerin düştüğü yerden kalkan toprak 30-40 metre arşa yükseliyor, gökten taş ve ateş yağıyordu. İtilaf (birleşik) donanması inatla bastırıyordu. Bu kadar güce Türkler dayanamaz yanılgısı düşmanın cüretini artı

Osman Kademoğlu
18 Mar2 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 3
YASON’U DÖNERKEN Çamburnu fenerinden uzaklaştıkça dağların rengi koyu yeşilden lâciverte ve lâcivertten mora dönüyordu. Dağların gölgesinden çıkmış poyrazın özgür ve hırçın estiği açık sulara gelmiştik. Burada dalgaların tepesi köpükleniyor deniz diş gösteriyordu, dalga yüksekliği yer yer yarı beli aşıyor omuz boyuna ulaşıyordu Şükrü reis; “Sakın ayağa kalkmayın oturduğuz yere sıkı tutunun!” dedi. Poyraz denizi sancak (sağ) baş omuzluktan geliyor tekne talazlıklara kadar suy

Osman Kademoğlu
7 Mar5 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 2
ÇAMBURNU FENERİNDE MOLA Argun ağbim Boztepe’yi göstererek - Çocuklar bakın bakalım bizim evi ilk kim bulacak? dedi. Yelkenli Recai bey köşkünün önünden geçerken Mahmut Nesrin ve Osman elini gözüne siper ederek bakıyor üstkatı çıkmalı, üçgen çatılı, pencereleri kepenkli, çividi beyaz badanalı evi arıyorlardı. Evin bahçesi denize kadar uzanıyordu. Dört basamak taş merdivenle inilen gül kokulu bahçede saçak tahtaları dantel gibi oymalı altıgen çatılı kameriye, fıskiyeli oval ha

Osman Kademoğlu
2 Mar5 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 1
IĞRIP KAYIĞI - ORDU'YA VEDA 1950 yılı güz mevsiminde yapraklarla birlikte gökyüzünün dağların denizin rengi soluyor güneşin feri ayın ışığı azalıyordu. O sarıbaharda amansız bir fırtına çıktı Ordu Kale arasındaki Koçboynuzu yolu oluk oluk akan selden, ağaçları söken yelden, yeri göğü ışıtan şimşeklerden düşen yıldırımlardan, yuvarlanan kayalardan kapandı geçilmez oldu. İnsanoğlu kuş değil ki uçsun teyin değil ki kaçsın. Ordu’nun sarı solgun güz günlerinde sılasına gurbetine u

Osman Kademoğlu
28 Şub5 dakikada okunur


Değnek – Eski Bolaman’dan Portreler
O yıllarda 400 kişiye bir araç düşen ülkede araba bir nimetti . Köylü vatandaş belki geçecek belki geçmeyecek bir otobüsün bir kamyonun yolunu gözler ufukta bir toz bulutu görmek yaklaşan bir motor sesi işitmek için göz kulak kesilirdi. Otobüste yere çökerek ayakta dikilerek ya da kamyon sırtında koyunların sığırların arasında yolculuk etmek bile canına minnetti araba olmasa da olur nasıl olsa bizim millet piyade milletti yürümeye erinmezdi üşenmezdi; " Eller aya biz yaya (Az

Osman Kademoğlu
22 Şub5 dakikada okunur


OMALLİ’DE PİKNİK
Dağlardan çiçek kokuları esiyor topraktan an be an yeni bir yeşillik baş veriyor doğa yeniden yaratılıyordu . İlkokulun bahçesinde ellerinde yiyecek çıkınlarıyla sıraya giren çocuklar delice tay gibi yerinde duramıyor sıradan çıkıp koşar adım bir daire çizierek dönüp yeniden sıraya giriyordu. İçi içine sığmayan çocuklar bahar gezisi bir an önce başlasın istiyordu. Mehmet Şen ve Tevfik Cinek öğretmenler gezi başıydı. Orhan (Hazinedar) beyin Omalli (Ömerli) harman yerine gidile

Osman Kademoğlu
15 Şub3 dakikada okunur


İKİ PEHLİVAN
Anlatacağım öykü yokluk yıllarda yaşanmış bir olaydır. Rahmetli Vahittin İkiz dayıdan dinlediğimden hatırda kalanı öyküleştirerek yazdım. Bu eylenceli olayın iki kahramanı (Bolamalı) Vahittin İkiz’e ve Şevki Topçu’ya gani rahmet dilerim… TOKLUYU SEN AL GAZYAĞINI BEN Türkiye 2. Dünya Savaşına girmemiş dünyayı yakan ateşin dışında kalmıştı ama savaşın yarattığı ekonomik sıkıntılar mal yokluğu yiyecek yakacak darlığı congolos gibi halkın sırtına binmiş oturmuştu. Halkın çoğunun

Osman Kademoğlu
25 Oca5 dakikada okunur


VENÜS VE AŞK MELEĞİ
Kardeşim Mahmud'u ebedi hayata irtihalinin (19 Ocak 2021) yıldönümünde çok az kimsenin bildiği sanatkar yanıyla hatırlayalım!. Bolaman ilkokulunda elişi dersinde iki şişle yün örgü, kartondan piramit, koni, küp, prizma, araba, kağnı modelleri, beşik çatılı evler, renkli elişi kağıdını katlayıp keserek çiçek ağaç yaprak türü motifler, kenar süsleri, tarih şeridi, yağmur kar oluşumunu, bulutları, yönleri, rüzgârları gösteren resimli iklim şeritleri yapılırdı. Bolaman İlkokulu

Osman Kademoğlu
19 Oca5 dakikada okunur


PERİLİ CİNLİ KONAK
Bolaman’daki tarihi konağın inşa edildiği 1820’lere kadar geriye giden efsaneleşmiş bir öyküsü vardır. 1950’lerde Kale halkı o zamanlar selamlık denilen konağa hem beğenerek hayranlıkla hem de çocuksu nahif bir korkuyla bakardı. Birkaç kuşak insanı saran, nesilden nesile aktarılan söylencelere dayalı ve etkinliğini (müessiriyetini) kuvvetini hiç kaybetmeyen bu korku nedendi ve kaynağı neydi?... Ceneviz yapısı kale burcu üzerine kurulu selamlığın çatısı altında bir küçük kil

Osman Kademoğlu
12 Oca4 dakikada okunur


TELAFİ EDERİZ
Sisli dumanlı dağ yolları baharda yağmurdan uçkundan kışın kardan çamurdan kapanır ardı arkası görünmeyen dönemeçlere dar geçitlere kayalar taşlar yuvarlanır selde toprak kayar köprüler yıkılırdı. Anlatması kolay yaşaması zor zamanlardı. Bu koşullarda Kale halkı yüzünü denize döner, Fatsa pazarına sağrısına kadar çamura bulanan atlarla olmazsa denizden tahta takalarla gidilirdi. Takaların kızma kafalı (lambalı) 5 guvat Lister Peter makinasına mavi boncuk taksan da alnına Maa

Osman Kademoğlu
6 Oca5 dakikada okunur


“Bolaman’dan Düveli Muazzamaya, Sadâret-İ Uzmâya”
“…Bolaman nahiyesinin Müslüman ve Türk, on yedi bin nüfusu nâmına suret-i kat’iyede [kesin şekilde] beyan eyleriz. Ölürüz öldürülürüz her ne nev’ [türlü] zulme duçar ediliriz…” “İpek mendil içinde saklı 107 senelik mektup” Aktif siyasetten (mebusluktan) ayrıldıktan (1912) sonra Yenipazar’da ve Bolaman’da fındık bahçeleriyle ilgilenen ve bilhassa okumaya zaman ayıran Mahmut Mazhar Bey eşi Ayşe Hanımın ( Şıhmanzadelerden ) erken yaşta ölümü (1918) üzerine yalnız kalmış hayat pl

Osman Kademoğlu
1 Oca24 dakikada okunur


Bolaman'da Bir Sarıkamış Öyküsü Akgül Abla Ve Eşi Şehit Mustafa…
Yıl 1914 ılık bir yaz akşamı Bolaman’da dizlerine kadar akışlı gür siyah saçlı Akgül abla mutbakta odun ateşinde yemek pişirdi ocak başında dört ayaklı yuvarlak tahta sebende sofra kurup yemek yediler, eşi Mustafa’yla tatlı tatlı sohbet ettiler. Gece birlikte son uykularını uyudular. Mustafa sabah namazını kıldı, Akgül abla ocakta süt ısıttı, mısır bazlaması, yağda yumurta, çökelek ve dut pekmeziyle kahvaltı edildi. İlk çocukları Mutullah el kadar bebekken ölmüştü neyse ki ik

Osman Kademoğlu
22 Ara 20253 dakikada okunur


SELÂMET YOLU (This is the salvation)
1961 Haziranında yaz tatili için Kale’ye gelmiştim. Kale’ye her gelişimde ilk yaptığım iş denize girmek, ikincisi Çalışlar köprüsüne kadar yürüyüş yapmaktı. Bolaman yaşamının en güzel anılarından; çocuk büyük, her yaştan her baştan insanların hoşlandığı Çalışlar köprüsüne kadar yürüyüşten Kale’ye dönüyordum. Yolda Adem beyin evinin önünde bir eliyle mavi bir bisikletin gidonunu tutan bir ayağı bisikletin pedalında diğer elinde sayfa uçları aşınmış yarı açık Türkçe kitâb-ı muk

Osman Kademoğlu
20 Ara 20253 dakikada okunur


ÇEPNİ ÇOBAN
Babam Tahsin Kademoğlu’nun anlattığı 1913 yılında geçen bir olay. Denizlerimizde ticari yük ve yolcu taşımacılığında, acentelik, liman ve fener işletmelerinde Avrupa devletlerinin tüm hak ve yetkilere sahibi olduğu, deniz taşımacılığından alınan vergilerin yabancılara gittiği kabotaj haklarımızın olmadığı Osmanlı’nın son döneminde yaşanmış bir olay. Öyküde adı geçen çocuk Hasan Tahsin benim babam ve Hafız Mustafa efendi dedem oluyor. ÇEPNİ ÇOBAN Kademzâde Hafız Mustafa efend

Osman Kademoğlu
6 Ara 202510 dakikada okunur


KUMSALDA YANAN MEŞÂLE
Çocuk 1951 güzünde başladığı Bolaman İlkokulu’nda birinci sınıfa sadece bir gün gitmişti. Evde okuma yazma öğrendiği ve 4 işlem aritmetik bildiği için öğretmenler doğrudan ikinci sınıfa aldılar. İki ve üç aynı dershaneyi paylaşıyor bir sınıf öğretmenle sesli ders yaparken diğer sınıf öğretmensiz sessiz ders yapıyordu. İkinci sınıf öğrencileri sessiz derste elişi kâğıtlarını keserek biçerek karton üzerine resimler ve yazılar yapıştırarak mevsim şeridi yaptılar. Mevsim şeridi ç

Osman Kademoğlu
27 Kas 20256 dakikada okunur


Gençlik Parkı ve Ömer Dayı’nın Deniz Özlemi
Eylül sonu fındık toplanmış harman alınmış fındık mağazaya konmuştu. Coşkunoğlu Ömer dayı (Ömer Coşkun) güneşli sarı sonbahar geçmeden başkent Ankara’ya gitmek İstiklâl savaşının anılarını yaşatan ilk Büyük Millet Meclisi, Hacı Bayram Veli Camii, Zafer anıtı gibi kutlu mekânları ve modern Ankara’yı dünya gözüyle görmek istiyordu. Bu mevsimde Kale çok güzeldi ayrılık zor olacaktı ama başkenti görmek için birkaç gün ayrılığa katlanacaktı. Bolamanlı bir arkadaşıyla birlikte yola

Osman Kademoğlu
23 Kas 20258 dakikada okunur


Konakta Yıkanmak : Bakır Leğen - Karagüğüm - Gümüştas
Büyük bakır leğen mutbakta asılı olduğu yerden indirilir yuvarlanarak, yankılı madeni sesler çıkararak gelir sobanın yanına kurulurdu. Biz çocuklar (kardeşim Mahmut ve ben) kışın soba yanan odada bu büyük bakır leğende banyo yapar yıkanırdık. Yıkanma töresinin ikinci önemli bakırı Karagüğümdü. Yıllarca odun ateşinde yanmaktan dışı kurum bağlamış olan Karagüğüm’ün selâmlıkla yaşıt olduğu söylenirdi ki bu hesapça 140 yaşında vardı. 7-24 ateşte kaynar gündüz gece konağa sıcak su

Osman Kademoğlu
15 Kas 20253 dakikada okunur


10 Kasım 1938: Milletin Yetim Kaldığı Gün
19 Eylül 1924 günü Ordu iskele meydanında Gazi paşaya sunduğu 19 gülün rengi ve kokusu belleğinde dipdiri duruyordu. 14 yıl önce on yaşında yaşadığı o kutlu an dün gibi yakındı ince mevzun parmaklarıyla saçını okşayan Atatürk’ün ölüm haberini radyodan duydu. İstanbul Taksim’de La Martin caddesinde oturdukları pencereleri yüksek ve geniş, ışıl ışıl aydınlık apartman dairesinin salonu güpegündüz karardı, sanki güneş sönmüş evren tersine dönmüştü, dünya başına yıkılıyor sandı. T

Osman Kademoğlu
10 Kas 20255 dakikada okunur


GÖÇ
Eski Kale’de eyyamı buhur sıcaklarında Kurşunçalı yaylasına çıkılır, yaylada 2 ay kalınır, Eylülde hava serinler otlar azalır yükler bağlanır, göç dizilir iki günlük yoldan Kale’ye dönülürmüş... Biz çocuklar büyüklerden işitip duyduğumuz koyunlu kuzulu kısraklı taylı ballı kaymaklı sağlıklı serin havalı yayla göçüne öykünür göç hayalleri kurardık. Çocukların göç rüyası 1956 Eylülünde hakikat oldu. Ailece evcek İstanbul’a göç vardı. Bu göçte sürü yoktu, çoban yoktu, koyun köpe

Osman Kademoğlu
6 Kas 20256 dakikada okunur
bottom of page








