top of page


Kale’de ilk sokak lambaları ve Bekçi Mustafa Tekyıldız
Zaman 1950’lerdi. Ayışığı olmayan en karanlık gecelerden bir gece Kale çarşısında bir bakkal dükkânı kapı altından içeri ispirto akıtarak yakılmak istendi. Tam o sırada oradan geçen birinin olayı görüp "hırsız var" diye bağırması üzerine kaçan kundakçı karanlığa karışıp kayboldu. Oldum olası, bildim bilesi, yıllarca vukuatsız yaşayan Kale’de bu olay büyük yankı uyandırdı. Gece ıssızlığında dükkân yakma girişiminden sonra korkusuz geceler korkulu oldu. Kale’ye sokak lambaları

Osman Kademoğlu
23 saat önce3 dakikada okunur


Gece Gelen Vapur
Yaza veda O yıl yaz boyunca hava hep mavi deniz hep dingindi, maviliğin gökyüzünü ve denizi bırakıp gitmeye Kale’den ayrılmaya niyeti yoktu. Sıcak güneşe rağmen otlar sararmadı, yapraklar solmadı, o yıl yaz hiç yaşlanmadı. Dutlar ballı, karpuzlar kırmızı, elmalar kirazlar kütür kütür, gavşaklar dolu dolu, fındıklar 53 randıman, mısırlar sütlüydü. O yaz bostanlarda şenlik vardı bahçeler maydanoz, nane kokuyordu, kara pancarın yaprakları yayvan iri dipdiri ve koyu yeşildi. Deni

Osman Kademoğlu
15 Tem8 dakikada okunur


BOLAMANLI BAHRİYELİLER
Bolaman’da bir Hamidiye askeri Balkan savaşında Ege’de Akdeniz’de ve Adriyatik’de kazandığı başarılarla milletin teselli ve gurur kaynağı olan Hamidiye kruvazöründe askerlik yapan Bolamanlı Mehmet Çavuş 8 ay süren büyük seferden 45 yıl sonra 50’li yıllarda gemi komutanı Rauf Orbay'ı İstanbul Erenköy’deki evinde ziyaret etti. Komutanına taze fındık, fırınlanmış mısır unu ve mis gibi bir külek tereyağı hediye götürdü. Hamidiye kahramanı ve İstiklal savaşında Atatürk'ün yoldaşı

Osman Kademoğlu
4 Tem9 dakikada okunur


CASUS KARAYA ÇIKTI
İkinci dünya savaşı bitmişti ama savaşın acıları gibi tehlikeleri de henüz tam geçmemişti. Denizde savaştan kalan serseri mayınlar vardı. Yolcu vapurları gündüz mayın gözleyerek gidiyor gece olduğu yerde durup sabahı bekliyordu. Yalıköylü balıkçılar denizde buldukları bir mayını kıyıya getirmiş, içindeki patlayıcı maddeyi çıkarmak için İngiliz anahtarı ve penseyle açmaya çalışırken mayın patlamış, kayıkhane parçalanıp havaya uçmuş, mayını açmaya çalışan iki balıkçı da hayatın

Osman Kademoğlu
28 Haz3 dakikada okunur


BİR GARA MEMET ÖYKÜSÜ “LASTİK OLAYI”
Ufukta seçim vardı parti bayrakları taşıyan arabalar yollarda meydanlarda dolaşıyorlardı. Döviz darlığı nedeniyle ülkede yokluklar yaşanıyordu. Bazı ilaçlar bulunmuyor, o ilaçları kullanan hastalar iyileşemiyordu. Kahve ithal edilemediği için has kahve yerine nohut kahvesi içiliyordu. İthal kısıtlamasından en çok etkilenen mesleklerden biri de şoförlüktü yedek parça ve lastik yoktu. Kalan az sayıda lastik stokundan ancak iktidar partisi sempatizanı demokrat partili şoförler y

Osman Kademoğlu
21 Haz5 dakikada okunur


LASTİK OLAYI
“Bolamanlı Gara Mehmet’in hikâyesi” Ufukta seçim vardı parti bayrakları taşıyan arabalar yollarda meydanlarda dolaşıyorlardı. Döviz darlığı nedeniyle ülkede yokluklar yaşanıyordu. Bazı ilaçlar bulunmuyor, o ilaçları kullanan hastalar iyileşemiyordu. Kahve ithal edilemediği için has kahve yerine nohut kahvesi içiliyordu. İthal kısıtlamasından en çok etkilenen mesleklerden biri de şoförlüktü yedek parça ve lastik yoktu. Kalan az sayıda lastik stokundan ancak iktidar partisi sem

Osman Kademoğlu
31 May5 dakikada okunur


VENÜS VE AŞK MELEĞİ
İlkokulda elişi dersinde iki şişle yün örgü örer, kartondan piramit, koni, küp, prizma, araba, kağnı yapar beşik çatılı evler kurar, renkli elişi kağıdını katlayıp keserek çiçek ağaç motifleri, defterlere kenar süsleri, duvarlara tarih şeridi, yağmur kar oluşumunu, bulutları, yönleri gösteren ve rüzgar adları yazılı iklim şeridi betimlemeleri yapılırdı. Bolaman ilkokulunda başka ilkokullarda olmayan bir sanat kolu daha vardı taş üzerine yontma ve kabartma işler yapılırdı. Kal

Osman Kademoğlu
26 May5 dakikada okunur


Aşı Günü ve Korucu Goraz Emmi
Aşı günü Güneşli ılık sonbahar günü Bolaman İlkokulunda çocukları ürperten soğuk bir hava esiyordu. Her sabah öğretmenleri gelene kadar bin cücüklü kuş yuvası gibi cıvıldaşan sınıflarda alışılmadık bir sessizlik vardı. Sabah güle oynaya okula gelen çocuklar öğretmenler odasının önünde ve kooperatif dolabının yanında kurulan kırmızı kâğıt kaplı masanın üzerinde dörtköşe beyaz emaye kaplar, kahverengi ilaç şişeleri, tentürdiyot, pamuk, gazlı bez, alkol, hele de yanan ispirto oc

Osman Kademoğlu
24 May8 dakikada okunur


DEMİR ATTIǦI YER
19 Mayıs 1919 şafak vakti Samsun’da iskele meydanında kulaktan kulağa bir söylenti dolaştı yaklaşan vapurda heyet-i askeriye vardı ve başında mirliva Mustafa Kemal

Osman Kademoğlu
19 May1 dakikada okunur


UMUTSUZLUK VE UMUT/“19 Mayıs öncesi ve sonrası”
Türklüğün İstiklâl ve aydınlık ülküsü 19 Mayıs 1919’da Samsun’da düşünceden eyleme dönüştü. Birinci dünya savaşı sona ermiş Osmanlı yenilmişti. 30 Ekim 1918’de Mondros mütarekesi imzalandı. Yıldırım Orduları Gurubu komutanı Mustafa Kemal paşa İskenderun’a asker çıkarmak isteyen İngiliz birliklerine ateş açacağını, düşmanı karaya çıkarmayacağını bildirmesi üzerine mütareke şartlarına uymadığı gerekçesiyle 7. Ordu Komutanlığından alındı. Adana’dan trenle İstanbul’a dönen Paşa

Osman Kademoğlu
17 May18 dakikada okunur


ÇOBAN ATEŞLERİ
Tarih 16 Mayıs 1919 İstanbul Limanı. Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa’yı ve maiyetindeki 18 subay ve 25 askeri Samsun’a götürecek olan Bandırma Vapuru Kızkulesi önünde demirlidir. Bandırma vapurunun Karadeniz’de batırılacağına dair ciddi duyumlar alınmıştır. Paşa işgal altındaki İstanbul’da yarı tutsak eli kolu bağlı oturmaktansa tehlikeyi göze alarak yola çıkmaya karar vermişti. Bandırma vapuru o gün öğleden sonra hareket etti. Vapur tam Kavaklar'ı geçerken başından k

Osman Kademoğlu
15 May4 dakikada okunur


Tabiat Bilgisi Dersi
Hava yağdı yağacaktı kuzeyden Ukrayna ovalarından kopup gelen bulutlar Karadeniz’i aşmış Akise Alahman Kömürlük dağlarına takılmış güpe gündüz kararan havada ışık azalmıştı. O gün Bolaman merkez ilkokulu’nda tabiat bilgisi dersinde kanatlı kümes hayvanları konusunu işleyecek olan öğretmen Mehmet Şen bu amaçla sınıfa bir ördek getirdi. Kaleli çocuklar denizde sokaklarda çeşme ayağında dolaşan ördeklerle oldum olası yakın arkadaştı ördeklere ekmek atar, oyun oynar, kovalar, baz

Osman Kademoğlu
30 Nis3 dakikada okunur


AŞIK VEYSEL’İ HATIRLAMAK
VEFATININ 53. YILINDA ANISINA SAYGIYLA 1971 Eylül’ünde İstanbul’da Harem garajlarından Sivas’a giden Tanrıverdi Seyahatin O-302 Mercedes otobüsüyle yola çıktık. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi öğrencilerinden oluşan Halk Sanatları Araştırma Gurubu Anadolu’da o yıllarda henüz kaybolmamış folklor ve etnografya örneklerinden, geleneksel halk sanatlarından kalan mirası arayıp bulmak üzere gençlik enerjisiyle dolu 5 delikanlı Muhtar Küçükömürcü Beyhan Durukan Şadan Memişoğlu Neca

Osman Kademoğlu
21 Mar8 dakikada okunur


18 Mart Zaferi; Mağrur Geldiler Mağlûp Oldular
18 Mart 1915 Çanakkale boğazında sabah saat 10.30 da çelik ve ateş tufanı koptu 6 şar gemiden oluşan 3 sıra olarak boğaza giriş yapan 18 zırhlının taşıdığı 15-38 cm çapında 470 namlunun kustuğu ateş toprağı hallaç pamuğu gibi atıyor, derin kraterler (çukurlar) açıyor mermilerin düştüğü yerden kalkan toprak 30-40 metre arşa yükseliyor, gökten taş ve ateş yağıyordu. İtilaf (birleşik) donanması inatla bastırıyordu. Bu kadar güce Türkler dayanamaz yanılgısı düşmanın cüretini artı

Osman Kademoğlu
18 Mar2 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 3
YASON’U DÖNERKEN Çamburnu fenerinden uzaklaştıkça dağların rengi koyu yeşilden lâciverte ve lâcivertten mora dönüyordu. Dağların gölgesinden çıkmış poyrazın özgür ve hırçın estiği açık sulara gelmiştik. Burada dalgaların tepesi köpükleniyor deniz diş gösteriyordu, dalga yüksekliği yer yer yarı beli aşıyor omuz boyuna ulaşıyordu Şükrü reis; “Sakın ayağa kalkmayın oturduğuz yere sıkı tutunun!” dedi. Poyraz denizi sancak (sağ) baş omuzluktan geliyor tekne talazlıklara kadar suy

Osman Kademoğlu
7 Mar5 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 2
ÇAMBURNU FENERİNDE MOLA Argun ağbim Boztepe’yi göstererek - Çocuklar bakın bakalım bizim evi ilk kim bulacak? dedi. Yelkenli Recai bey köşkünün önünden geçerken Mahmut Nesrin ve Osman elini gözüne siper ederek bakıyor üstkatı çıkmalı, üçgen çatılı, pencereleri kepenkli, çividi beyaz badanalı evi arıyorlardı. Evin bahçesi denize kadar uzanıyordu. Dört basamak taş merdivenle inilen gül kokulu bahçede saçak tahtaları dantel gibi oymalı altıgen çatılı kameriye, fıskiyeli oval ha

Osman Kademoğlu
2 Mar5 dakikada okunur


YELKENLE YOLCULUK - 1
IĞRIP KAYIĞI - ORDU'YA VEDA 1950 yılı güz mevsiminde yapraklarla birlikte gökyüzünün dağların denizin rengi soluyor güneşin feri ayın ışığı azalıyordu. O sarıbaharda amansız bir fırtına çıktı Ordu Kale arasındaki Koçboynuzu yolu oluk oluk akan selden, ağaçları söken yelden, yeri göğü ışıtan şimşeklerden düşen yıldırımlardan, yuvarlanan kayalardan kapandı geçilmez oldu. İnsanoğlu kuş değil ki uçsun teyin değil ki kaçsın. Ordu’nun sarı solgun güz günlerinde sılasına gurbetine u

Osman Kademoğlu
28 Şub5 dakikada okunur


Değnek – Eski Bolaman’dan Portreler
O yıllarda 400 kişiye bir araç düşen ülkede araba bir nimetti . Köylü vatandaş belki geçecek belki geçmeyecek bir otobüsün bir kamyonun yolunu gözler ufukta bir toz bulutu görmek yaklaşan bir motor sesi işitmek için göz kulak kesilirdi. Otobüste yere çökerek ayakta dikilerek ya da kamyon sırtında koyunların sığırların arasında yolculuk etmek bile canına minnetti araba olmasa da olur nasıl olsa bizim millet piyade milletti yürümeye erinmezdi üşenmezdi; " Eller aya biz yaya (Az

Osman Kademoğlu
22 Şub5 dakikada okunur


OMALLİ’DE PİKNİK
Dağlardan çiçek kokuları esiyor topraktan an be an yeni bir yeşillik baş veriyor doğa yeniden yaratılıyordu . İlkokulun bahçesinde ellerinde yiyecek çıkınlarıyla sıraya giren çocuklar delice tay gibi yerinde duramıyor sıradan çıkıp koşar adım bir daire çizierek dönüp yeniden sıraya giriyordu. İçi içine sığmayan çocuklar bahar gezisi bir an önce başlasın istiyordu. Mehmet Şen ve Tevfik Cinek öğretmenler gezi başıydı. Orhan (Hazinedar) beyin Omalli (Ömerli) harman yerine gidile

Osman Kademoğlu
15 Şub3 dakikada okunur


İKİ PEHLİVAN
Anlatacağım öykü yokluk yıllarda yaşanmış bir olaydır. Rahmetli Vahittin İkiz dayıdan dinlediğimden hatırda kalanı öyküleştirerek yazdım. Bu eylenceli olayın iki kahramanı (Bolamalı) Vahittin İkiz’e ve Şevki Topçu’ya gani rahmet dilerim… TOKLUYU SEN AL GAZYAĞINI BEN Türkiye 2. Dünya Savaşına girmemiş dünyayı yakan ateşin dışında kalmıştı ama savaşın yarattığı ekonomik sıkıntılar mal yokluğu yiyecek yakacak darlığı congolos gibi halkın sırtına binmiş oturmuştu. Halkın çoğunun

Osman Kademoğlu
25 Oca5 dakikada okunur
bottom of page








