ZARAFET
- Gürsel YILDIRIM

- 7 Tem
- 1 dakikada okunur

Zarafet
Zariflik
Nezaket
Son yıllarda iyi insan tanımı için kullanılan bu üç değeri yitirdik. Yerini
Yağcılık
Yalakalık
Dalkavukluk kavramlarıyla doldurmaya çalıştık. Hani sorsanız “Başarılı da olduk” diyebiliriz. Zarafet “İncelik, kibarlık, hoşluk” anlamına gelmektedir. Kişinin davranışlarındaki estetik uyumu, kaba davranışlardan uzak durması onun zarafet sahibi olduğunu gösterir. Zariflik zarafet sahibi insanın sergilediği tutumdur. Nezaket ise karşısındakine saygılı olma, etik kurallarına uyma anlamına gelir.
Şimdi eğri oturup düz konuşalım. Çevrenizde kaç tane zarafet sahibi, zarif davranışlı, nezaketini yitirmemiş insan var. Yoksa onların yerini yağcı, yalaka, dalkavuk nitelikli insanlar mı doldurmuş.
Siyasette, ekonomide, günlük yaşamdaki işleyişe bakarsak hangi davranışların önde olduğunu görürüz. Elbette bundan ülkemiz adına, yaşadığımız günler adına bir sonuç çıkarmak mümkün. Hele bunları butlan torbasına doldurduğumuzda ne çok nezaketini yitirmiş kişiye rastlarız. Sen on üç yıl partinin genel başkanı ol; genel seçimlerde yenil, partinin kurultaylarında onay alma hırsına, öfkene yenilerek butlan oyunuyla öne çıkmaya çalış, polis zoruyla parti binasına gir ve sonra kendine nezaket ara. Hayret doğrusu.
Neymiş, partiyi arındıracakmış. Geç kardeşim bunları. Zaten biz arındık, senin gibilerden kurtulduk.
“Ben patlıcanın değil padişahın dalkavuğuyum” diyen dönek siyasetçileri de yaşamımızdan atacağız. Artık omuzlarda taşınan siyasetçi değil halkın içinde gezen adam gibi adam siyasetçilerle beraber olacağız.
Toplum yoksulluk ve yoksunluk içinde çırpınırken soframızda manda yoğurdu olmayacak. İşçinin emeğine sahip çıkanlarla, memurun, emeklinin geçimini düşünenlerle yol alacağız. Ve bu yolculukta zarafetini, zarifliğini, nezaketini yitirmeyen kişilerle yürüyeceğiz.
Bunu herkes böyle bile.
7 Temmuz 2026/Ordu











