top of page

Şu Eşek Meselesi

7 gün önce
2 dakikada okunur

Oğlunun tıraşını hiç beğenmeyen baba, “Bu nasıl tıraş! Meletlinin eşeğini tımar eder gibi tıraş olmuşsun” deyince oğulcuk aşağılanmadan sıkılarak odayı terk etmiş.

Şimdi burada aşağılanmış olan üç varlık var. Biri öncelikle Meletlinin eşeği; ikincisi aşağılanmış sayılan oğul; üçüncüsü Meletli olmak.

Meletlinin eşeğinden başlayalım. Eşek iyi bir yol göstericidir. Eskiden yol açmak için eşek yüklenilir, yolun başlangıcından itibaren yürütülür. Semerindeki yükten dolayı eşek en uygun yolu seçer ve insanlar onun peşi sıra giderek yolu açarlar. Yaşanılan bir öyküyle devam edelim.

Mesudiye-Ordu arasında yol çalışmaları yapılırken çok dere geçildiğinden dere üstüne köprü yapımı gerektirmektedir. Adı bende saklı derenin üzerine yapılması gereken köprü için bizim köyden taş ustası iki kardeş çağrılır, iş verilir. Kemer köprü şeklinde yapılan köprünün açılışına kadar da dardı-genişti diye dedikodular yapılmaktadır.

Taş köprü yapılır, açılış yapılacaktır. İlçenin kaymakamı kurdeleyi kesmeden önce ustaları yanına çağırır ve “Acaba dar mı yapıldı?” diye sorar. Ustabaşı ağabey “Kaymakam bey, iki eşek çağırıp yükleyelim ve yan yana köprüden geçirelim. Dar mı, geniş mi anlarız” der.

İki yanına şelek yüklenmiş iki eşek getirilir, yan yana yürütülür. Eşekler rahatça geçerler. Ustabaşı kaymakama döner “Yüklü iki eşek yan yana köprüden geçtiğine göre sizler de geçebilirsiniz” der.

Kendini aşağılanmış sanan oğul ise “Niye Meletli!” diye düşünür. Halbuki okulda en iyi arkadaşları Mesudiyelilerdir. Onlardan Ceniğe çalışmaya gelen insanların yoksul haline bakıp “Meletli” diye aşağılandığını öğrenir. Halbuki çalışmak asla ayıp değildir ve onurlu bir iştir.

Çalışmaya gelen Meletlinin en dost, en yardımcı arkadaşı ise eşeğidir. Ona gözü gibi bakar.

Aşağılandığı düşünülen kişilik ise Meletli olmaktır. Halbuki eşi tarlada çalışırken kendisi kahvede aznif oynayan Ceniklinin bu anlayışı ayıptan öte bir davranıştır. Eril kültürün olumsuz görünüşüdür.

Rahmetli bacanağım tıraş olmak istemez ama babası dayatır. Anasından da birkaç tokaç yer. Ağlaması fayda etmez. “Öyleyse eşeğimle berbere götürün” der. Evin önünde eşeğe bindirilir, kasabanın meydanındaki Davut Berbere götürülür. Ama bacanağım eşekten inmez. “Ben eşek üstünde tıraş istiyorum” diye dayatır. Davut berber anlayışlı kimsedir. Bacanağımın babasını da iyi tanıdığından gülerek yaklaşır. Bacanağım eşeğin üstünde tıraş olur.

İnsanların çoğu bu güzelliği, bu anlayışı, bu empatiyi duyunca “Meletli olasım geliyor“ diye hayıflanıyor.

Eşek meselesi böyle!

Asıl olan eşekliktir. Yaşadığımız bu dönemlerde eşeklik yapanlardan sıkılıp yol gösterici eşek olmak istiyorum. Çünkü eşeğin değerini bilip eşeklikten, eşeklik yapanlardan utanıyorum.

Bazıları yazımı okuyunca yüreklerine daral gelmiş olabilir. Daral nedir diye soracak olursanız, eşeğinin gölgesine sinmiş Meletli bulup ona danışınız.

Eşeklikten uzak günlere.


14 Eylül 2026/ORDU

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page