top of page

O Boklu Değnekten Çok Lazım!

3 Eki
1 dakikada okunur

Nenemun uç değneyi var idi. 

Birisi dalsiz budaksiz, sıçan kuyruğu gibi uzun idi ince idi... Onin ila inekleri, kapidaki iti döver idi...

Diğer değneğunin uci tokmak gibiydi. Onun ila kümese dadanan çakalı çukali döver idi. 

Uçuncu değneyunin ucu pokli idu. Ha onun ila da pizi döver idi..

Aradan yıllar geçti. 

Okuldu, okumaktı derken yöre ağzının tahakkümünden kurtuldu çekip gidenler. 

Gidenlerin ardından ninem, ucu boklu değneği kaldırıp attı önce. Ahırda inek, kapıda it, kümeste tavuk kalmayınca da diğer değnekleri kaldırıp attı... Zaten, elinde kolunda fer, gözlerinde derman da kalmamış, öyle diyordu, eşi gibi sadık kaldığı yöre ağzıyla. 

“Nenecuğum” dedim, beni doğru anlasın diye, yöre ağzını taklit ederek. 

“Ho” dedi, antik bir tınıda.

“Bizi niçun pokli değnek ila döver idun daa?”

Fersiz, renksiz, cansız gözleri uzaklara gitti... İnsan, yaşlandıkça yakını flu, uzağı net görürmüş...

“Kazana koydim poğul, dertlendun mi oğul” diye mani tadında başladı ninem söze.

“Köylü çocuğusuz siz daa! Dayağa, sopaya alişikdinuz. Deyneğun ucine pok sürerdum ki acıtmazsa da utandirsun diye” 

Ah ninem! 

O boklu değnekten o kadar çok gerek ki! Gerçi değnek kadar önemli bir başka şey o değneği kıçımıza kıçımıza çalacak o günahsız eldir.

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page