NE YAPTIM
- Gürsel YILDIRIM

- 31 dakika önce
- 1 dakikada okunur

Dün akşam TV karşısına geçip koltuğuma oturunca, koltuğumun yanı başında her zaman duran sehpayı önüme çektim. Sehpanın üzerinde duran kalemi elime alıp bembeyaz kâğıdın üzerine yazdım;
Ne Yaptım!
Sonra kâğıdın arka yüzünü çevirip yaptıklarımı sıralamaya başladım.
* Kendimi tanıyor muyum, diye sordum.
* Sırtımdaki yükü taşıyacak güçte birimiydim!
* Sırtımdaki yük bana ait miydi, yoksa birileri mi yüklemişti!
* Birilerinin yüklediği yükü taşımalı mıydım!
* Kendini tanımayan birisinin, kendini ifade etmekte zorlanan kişinin toplumda güven kazanması ne kadar mümkündü!
* Bir yükü taşımak yarar mı getirirdi, çıkarım neydi!
* Çıkarı için başkalarının yükünü taşıyan kişinin değeri neydi!
* Bu davranışım bana ne kazandırırdı; yoksa yok olur gider miydim!
Kâğıdın ön yüzünü tekrar karşıma aldım. Kendimle hesaplaşıyordum. Yaptıklarımın rezilce olduğunu fark edecek kadar kendimi tanıyor muydum!
Zaman geçirmeden telefonumu açtım; bana yük yükleyen kişiye ağzıma gelenleri söyledim. Karşımdaki ses “Sen yapacaklarını yaptın, bundan sonra Karagöz perdesine çıkarsın” demez mi!
Evinin çatısına merdiven dayayarak onarım için çıkan köyümüzün eski muhtarı, inerken çatıdan düşünce bana “Düşmek ne iyiymiş, yürümek derdi olmuyor” demez mi!
Günümüzde çatıdan düşenlerin haline bakıyorum da, kendini bilmezlerin, yol arkadaşlarını satanların durumunu görüyorum.
Vay hallerine!
27 Mayıs 2026/ORDU











