top of page

Mihriban'ın Ötesindeki Hakikat

“O bana mektup yazardı, ben ona yazmazdım. Elin kızının evine mektup gönderilir mi! Ayıptır! Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı. Ben, o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir sandı; Mihriban bilirdi ki onlar kendine yazılmış mektuplardır”  

(Abdurrahim Karakoç)

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamışım, çözülmüyor Mihriban


Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor Mihriban


Yâr deyince kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor

Lâmbamda titreyen alev üşüyor

Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban


Önce naz, sonra söz ve sonra hile

Sevilen seveni düşürür dile

Seneler asırlar değişse bile

Eski töre bozulmuyor Mihriban


Tabiplerde ilaç yoktur yarama

Aşk değince ötesini arama

Her nesnenin bir bitimi var ama

Aşka hudut çizilmiyor Mihriban


Boşa bağlanmamış bülbül gülüne

Kar koysan köz olur aşkın külüne

Şaştım kara bahtın tahammülüne

Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban


Tarife sığmıyor aşkın anlamı

Ancak çeken bilir bu derdi, gamı

Bir kördüğüm baştan sona tamamı

Çözemedim çözülmüyor Mihriban

Abdurrahim Karakoç, iç içinden ve çok içselleştirerek yaşadığı bu aşka dair neredeyse hiç konuşmamıştır. Belki “Mihriban“ değildi adı ve sarı değildi saçları da…

Aşk ve sanat evrenseldir. Ülkücü şair Abdurrahim Karakoç’ un Mihriban’ını Alevi ozan Musa Eroğlu bestelemiş, çalmış söylemiş ve çok da sevilmiştir.

Sanat, ayrıları aynı duygularla aynı yere baktırabilen tek, mutlak, evvel ve ahir güçtür.

“Yan yana” kural olarak yan yana yazılamaz. Koşulsuz yan yanalık sanatla mümkün…

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page