top of page

İrtifa Her Şeyi Çözer

Kargalar hakkında ne çok hikâye var! Yok dört asır yaşıyormuş da yok “besle kargayı oysun gözünü”ymüş de yok “karga camışı bedava bitlemezmiş” de yok karganın konduğu yerden ölü çıkarmış da…

Ama biri var ki şimdi anlatacağım mevzuya cuk diye oturuyor.

“Ölecek karga, kırılacak dala konarmış”

Yeter bu kadar peşrev, haydi başlıyoooor!

Kargalar, uçan kartalların ensesine konup da ayakta durabiliyormuş. Şüphe yok ki bunu, kendi yüklerini kartallara yüklemek için yapıyorlar… Yani doğada var böyle bir kurnazlık.

La Fontaine’nin, ağzında peynirle dala konan sonra da ağacın dibine gelen tilkinin “senin sesin güzeldir bir şarkı söyle de dinleyek” demesiyle gagasını açıp da ağzındaki peynirden olan salak karga hikâyesinden dolayı hepten mal bellemiştik kargaları. Baksana sanki hiç de öyle değilmiş gibi…

Sen havada uçan kartalın enseye çök, yolculuğu beleşe getir! Pes!

İşin garip yanı, kartal, şöyle arkaya doğru bir gaga atsa, şöyle sağa sola yalpalasa ya da şöyle konsa bir dala, inse yere karganın yükünden de çakallığından da kurtulur sanki ama hiç de öylesine enerjisini tüketecek, kendini bozacak hamleler yapmazmış! Adeta yok sayarmış kurnaz kargayı.

Kartal, kanatlarını iyice açar ve uçuşuna bakarmış. Ensesine dalmak, sağa sola çırpınmak, dala konma, yere inmek gibi şeylere tenezzül etmezmiş kartal; asil duruşunu hiç bozmazmış. Hani denir ya “kartallar yüksek uçar” diye; o hesap işte, kanatlarını iyice açan kartal, yükseldikçe yükselirmiş.

Gökyüzünde yükseldikçe oksijen miktarı ve yoğunluğu değişir, bilimseldir. Belli bir yüksekliğe çıkılınca oksijen seviyesi kargaları sersemletir, bayıltır ve kartalın ensesindeki karga patır patır dökülürmüş, zamanı geçmiş incir gibi.

Kartalın, ensesindeki karganın yükünden kurtulmak için konmaya tenezzül etmediği yere bu defa karganın baygın ya da cansız bedeni düşermiş. Üstelik bu, on numara hesabın görülmesi için kartal, hiçbir özel çaba harcamamış ve yolundan da sapmamıştır.

Yormayacaksın kendini nafile yere azizim; ensene çöken çok olacaktır, sırtından geçinen, geçinmek isteyen; yamuğu, yamağı, yalağı, yalaması, yavşağı, zübüğü, züğürtü, keli ve de fodolu, arsızı, namussuzu, bir şeymiş gibi yapanı, o şey değilmiş gibi yapanı, tapanı, tapınanı, hırsızı, görgüsüzü, çakalı çukalı, iti eniği, etleği, götleği, çatlağı, genişi, gebeşi, piçi, yılanı, çıyanı…

Şimdi al bunu, nerene koyarsan koy!

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page