top of page

DEĞİRMENİN SUYU

     “Atları bağlayın geceyi burada geçireceğiz” diyor yazar Melisa KESMEZ. Yıllar önce Kiçi Falcaca deresinin yanındaki köy değirmeninin sorumlusu Hamdi dayı da değirmene buğday öğütmeye gelenlere böyle yer gösteriyordu. Dağ kavaklarının gölgeliğine çekilen atların yükü indiriliyor, değirmen içinde sıraya konuluyordu. Değirmen ta zamanın Rum ustaları tarafından yapılmış, öğütücü taşları özenle ıslanmamış kil taşlarından seçilmiş, değirmenin oluğu dönecek çarkın kepçelerine akacak şekilde yerleştirilmişti. Derenin suyundan bağlanarak yapılan ark ise suyun hızını kesmeyecek düzende akması gerekti, onu da Çakıroğlu Memet dayıya bıraktılar ve ustalığını göstererek en beğenilecek şekilde kazma kürekle halledildi.

     Yıllar ve belki de iki yüzyıl böyle geçti. Değirmen Hamdi dayıdan diğer nesillere ığrıbı öğretilerek teslim edildi, bu günlere geldi.

     Değirmen taşlarının üzerine sarkan takıldak denen, ucu un oluğuna iple bağlanmış, karış uzunluğunda hartama parçası vardı. İlk gördüğünüzde “Bunun ne işi var burada!” diye şaşkın şaşkın bakarak sorabilirsiniz. Halbuki un öğüten taşlar döndükçe takalak da tak tak ses çıkartarak iki işi birden yapıyordu. Birincisi, taşlar döndükçe ses çıkartarak taşların döndüğünü; ikincisi hafif uyuklamaya dalan değirmenciye taşların döndüğünü veya dönmediğini sessiz kalarak anlatıyordu. Yetişkin değirmenci takalağın sesinden un öğütümünün bittiğini de anlayabiliyormuş.

     Bir not ta benden; su değirmenleri işlevsiz hale getirilip elektrikli değirmenler hayatımıza girince unun da tadı kaçtı. Elekle elenen unlardan yapılan ekmeği, ocaklarda külle örtülüp pişirilen Kül çöreğinin o müthiş tadını arar olduk.

     Dedim ya, yıllar geçti. Gün battı, gün doğdu. Hayat değirmen suyu gibi aktı. Kimi oluğun ucunu kesesine bağladı, kimi kesesine takalak astı.

Kimi kürsüde kükredi, kimi ses çıkarınca karanlık zindanlara atıldı. Kimi Rahmetli Sn. Demirel’in söylediği gibi “Hırsızın olduğu yerde hukuk olmaz” diyerek meydanlara yürüdü, kimi hırsızdan kendine düşen paya razı olarak sessiz kaldı. Kimi “Değirmenin suyu nerden geliyor” diye sordu, kimi değirmenin suyuna kovayla su taşıdı.

     Ama unutmayalım; çıt diye kırılır insan, çarkı kırılır, takalağı düşer, taşları dönmez olur. Eğer içinize insan sevgisi koymazsanız değirmen unsuz kalır.

     Şeker Bayramınızı kutlar, sağlıklı güzel günler dilerim.

 

15 Mart 2026/ORDU

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page