RESSAMLIK

Rum halkıyla Çinlilerin ressamlıkta bahse girişmeleri (Mesnevi / 3470)
Çinliler “Biz daha mahir ressamız” dediler. Rum halkı da dedi ki; “Bizim maharetimiz daha üstündür”. Padişah “Sizi sınayacağım; bakalım hanginiz davasında haklı” dedi. Çinlilerle Rum diyarı ressamları hazırlandılar; Rum diyarı ressamları ilimlerine daha vakıf kişilerdi.
Çin ressamları “Bize bir hususi oda verin, bir oda da sizin olsun” dediler. Kapıları karşı karşıya iki oda vardı. Bir tanesini Çin ressamları aldı, Öbürünü de Rum ressamları. Çinliler, padişahtan yüz türlü boya istediler. Yüce padişah bunun üzerine hazinesini açtı. Çinlilere her sabah hazineden boyalar verilmekteydi. Rum ressamları “Pas gidermekten başka ne resim işe yarar, ne boya!” dediler.
Rum ressamları kapıyı kapatıp duvarı cilalamaya başladılar. Gök gibi tertemiz, saf ve berrak bir hale getirdiler. İki yüz çeşit renge boyanmaktansa renksizlik daha iyi. Renk bulut gibidir. Renksizse ay... Bulutta parlaklık ve ziya görürsen bil ki yıldızdan, aydan ve güneştendir. Çinli ressamlar işlerini bitirdiler. Hepsi de yaptıkları resimlerin güzelliklerine sevinmekteydiler. Padişah kapıdan içeri girip odadaki resimleri gördü. Hepsi akıldan, idrakten dışarı, fevkalâde güzel şeylerdi.
Ondan sonra Rum ressamlarının odalarına gitti. Bir Rum ressamı, karşı odaya girmeye mani olan perdeyi kaldırdı. Öbür odada Çin ressamlarının yapmış oldukları resimlerle nakışlar, bu odanın cilalanmış duvarına vurdu. Orada ne varsa burada daha iyi göründü; resimlerin aksi adeta göz alıyordu. Oğul, Rum ressamları Sufilerdir. Onların ezberlenecek dersleri kitapları yoktur. Ama gönüllerini adamakıllı cilalamışlar, istekten, hırstan, hasislikten ve kinlerden arınmışlardır.
Gönül dostu görünüp oturdukları posta layık olamayanlar, altlarından post çekildiği vakit hırsa, kine bürünmek etrafını ateşe vermek nasıl insani olmayan bir davranıştır; anlamak zor. Özveri denen özgün davranışı, kendisinden beklendiği halde gösteremeyenler, kindarlıklarını kusanlar Fareli Köyün Kavalcısı gibi davranıp halkını uçuruma mı sürüklemekteler; elbet düşündürücü.
Ülkemizin yaşadığı bu vahim gelişmeler karşısında susmayacağız, bizlere emanet edilen vatana sahip çıkacağız ve başaracağız.
28 Haziran 2026/ORDU












