Ordu’da 30.Gün…
- BAYRAM AYBASTI

- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur

Kentler, zor zamanlarda kendini ele verir.
Ordu da öyle bir şehir.
Son bir ayda bunu net biçimde gördük.
Kar yağdı.
Yoğun yağdı.
Özellikle yüksek kesimler etkilendi.
Aybastı, Gürgentepe ve Mesudiye hattında yollar kapandı.
Valilik geçici ulaşım tedbirleri aldı.
Bu bir tercih değildi.
Güvenlik gereğiydi.
Belediye sahadaydı.
Gece gündüz çalışıldı.
Yüzlerce araç.
Yüzlerce personel.
Ama mesele sadece kar temizlemek değildi.
Hastaya ulaşmak vardı.
Cenazeye yol açmak vardı.
Kırsalda yaşayan yaşlıyı unutmamak vardı.
Belediyecilik, tam da böyle zamanlarda anlam kazanır.
Ordu’nun önemli bir özelliği var.
Kırsal ile kent bağı hâlâ kopmuş değil.
Kapanan bir yol, sadece asfalt değildir.
O yol; üretici, öğrenci ve hasta demektir.
Kış sürerken kentte hayat durmadı.
Aksine çeşitlendi.
Türkiye–Bulgaristan Hentbol Milli Takım müsabakası Ordu’da oynandı.
Tribünler doluydu.
Heyecan yüksekti.
Ordulu hentbolcu Alper Aydın’ın milli formayla sahadaki mücadelesi, şehir adına gurur vericiydi.
Spor bununla da sınırlı kalmadı.
Bu kez Ordu’nun adı Avustralya’dan geldi.
Açık kortlarda düzenlenen tenis turnuvasında Ordulu sporcu Zeynep Sönmez’in elde ettiği başarı, bu kentin yalnızca Karadeniz’e değil, dünyaya açık olduğunu gösterdi.
Tiyatro vardı.
Sahne vardı.
Salonlar doluydu.
Birçok sosyal ve kültürel etkinlik, kentin temposunu canlı tuttu.
Sporla sanat yan yana yürüdü.
Kent nefes aldı.
Açık söylemek gerekirse, canımın sıkılması için zaman olmadı.
Çünkü Ordu, gündemiyle insanı diri tutan bir şehir.
Bardağın dolu tarafından bakınca bu daha net görülüyor.
İşte Ordu’da yaşayanlar bunu çok iyi bilir.
Bu şehir uzaktan anlaşılmaz.
İçinde yaşamak gerekir.
Ben de bir aydır gözlemliyorum.
Doğasını.
İnsanını.
Reflekslerini.












Yorumlar