Okul yolu düz gider
- Birol Öztürk

- 7 gün önce
- 1 dakikada okunur

Bu, kar dedikleri ilk defa bu kadar çok yağmıyor ha.Bu mevsimde hep ve çok kar yağar,dize kadar, bele kadar,icabında boya kadar karla kaplanır hayatın ana ve ara arterleri...
Köy dediğinin nostaljik anılar arasına girmediği,eğitimin taşımalısının icat olunmadığı,bu memleketin en ücra yerinde bile yaşam çağlayan çağlardı...
O zamanlar da,tıpkı bu zamanlar gibi çok kar yağardı. Gök kara,yer beyaza keserdi uzun bir müddet...Kapanırdı tekmil yollar ve eşitlenirdi tüm çukurlar,tüm tümseklerle,tepelerle...
Çok kar yağardı,dize kadar,bele kadar,icabında boya kadar... Böğrü dolma taşlı,çatısı paslanmış oluklu çinko sac sarılı birbirine uzak evlerin çatı kıyılarından camış boynuzu gibi buzlar sarkardı...
Tüm yollar kapanırdı,illa da geceden sabaha kadar yağan kardan ve sabah namazından önce uyanan tütün kokulu babalar,okulun açılma saatine kadar açardı tüm yolları. Okuldan önce, okul yolu açılırdı ve:
Okul yolu düz gider
Çocuklar bayram eder
Öğretmenler olmasa
Emekler boşa gider
Yün çoraplarını dizlerine kadar çeken, ayakları karalastikli çocuklar, ellerinde birer dal odunla açık tutulan o yoldan giderdi okula, eğitime,ilme,irfana...Ve tüm gün, her çocuğunun götürdüğü o birer dal odun yakılırdı,birleşik sınıf okutulan,tek sınıflı okulun orta yerindeki teneke sobada...
Kar yağdığında,yağan kar dize kadar,bele kadar,icabında boya kadar geldiğinde,ilk iş okulları tatil etmek değildi mesela.Esas marifet,esas iş; kapanan o yolları ve okulu açık tutmaktı.
Yolu ve kapısı her koşulda açık, birçok haritada yeri dahi olmayan o okullarda okuyan vicdanlı çocuklar gelip geçti bu dünyadan...














Yorumlar