KORONA VE AŞILAR…
- BAYRAM AYBASTI

- 22 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Pandemi bize çok şey öğretti.
Virüsün hızını…
Bilimin sabrını…
İnsanın korku karşısındaki kırılganlığını…
Ama bir şeyi de açıkça gösterdi:
Bilimle siyaseti birbirine karıştırdığınız anda, kaybeden halk sağlığı olur.
COVID-19 pandemisinde, resmi kayıtlara göre dünya genelinde 7 milyondan fazla insan hayatını kaybetti.
Gerçek rakamların bunun da üzerinde olduğunu söyleyen bilim insanları az değil.
Her sayı bir insan…
Her insan bir aile…
Her aile yarım kalmış bir hayat demek.
Ekonomik bilanço ise en az insani bilanço kadar ağırdı.
Dünya ekonomisinin pandemi nedeniyle 20 trilyon doları aşan bir maliyetle karşı karşıya kaldığı hesaplanıyor.
Kapanan işyerleri, duran üretim, çöken tedarik zincirleri…
Bir virüs, küresel düzeni dizlerinin üzerine çöktürdü.
İşte tam bu noktada aşılar devreye girdi.
Aşı meselesi tam da burada yaralandı.
Bir aşı ya etkilidir ya değildir.
Ya güvenlidir ya değildir.
Bunun ölçüsü; miting meydanları, televizyon tartışmaları, sosyal medya sloganları değildir.
Bunun ölçüsü; klinik veridir, faz çalışmasıdır, bağımsız denetimdir.
Bugün sıkça konuşulmayan bir gerçek daha var:
Büyük aşı firmaları, COVID-19 aşılarını geliştirmek için milyarlarca dolarlık AR-GE harcaması yaptı.
Sadece birkaç firmanın klinik çalışmalar, üretim altyapısı ve dağıtım için ayırdığı bütçe 10–15 milyar doların üzerindeydi.
Bu paralar, “olur mu olmaz mı” denilen bir dönemde, büyük bir belirsizlik içinde harcandı.
Bilim, alkış istemez.
Bilim, oy hesabı yapmaz.
Bilim, “bizden mi, sizden mi” diye sormaz.
Bilim sadece şunu sorar:
“İşe yarıyor mu?”
Dünyada onay alan aşılar neden onay aldı?
Çünkü milyonlarca insan üzerinden veri toplandı.
Çünkü sonuçlar tekrar tekrar test edildi.
Çünkü yan etkiler kayıt altına alındı ve paylaşıldı.
Onay al(a)mayanlar neden alamadı?
Çünkü bilim ikna olmadı.
Bu kadar basit.
Ne daha fazlası, ne de eksik.
Bir aşının yerli olması gurur meselesidir.
Ama gurur, bilimin yerine geçemez.
Bir aşının yabancı olması da şüphe sebebi değildir.
Çünkü virüsün milliyeti yoktur.
Bilimsel onay;
Bir ülkeyi yüceltmez,
Bir iktidarı zayıflatmaz,
Bir muhalefeti güçlendirmez.
Bilimsel onay sadece insanı korur.
Aşıyı savunmak siyasettir diyenler yanılıyor.
Aşıyı reddetmek de siyaset değildir.
Siyaset olan, bilimin sonucunu eğip bükmektir.
Şeffaf veriyle konuşursanız kimse korkmaz.
Suskunlukla konuşursanız herkes şüphe eder.
Pandemi günleri geçti belki…
Ama geride milyonlarca mezar,
trilyonlarca dolarlık kayıp
ve hâlâ cevaplanması gereken sorular bıraktı.
Bilim, bekler.
Gerçek, er ya da geç ortaya çıkar.
Ve günün sonunda şunu unutmayalım:
Aşılar için verilen onay siyasi olursa tartışma bitmez.
Bilimsel olursa, hayat kurtarır.












Yorumlar