İki kardeş: Kahraman ve Bahtiyar Sönmez
- Yavuz Kalyoncu

- 24 Eki 2025
- 3 dakikada okunur

Ordu’ya Futbolu sevdirenlerden; 1943 doğumlu Kahraman abi ile Ordu futbol tarihi ile ilgili özlem dolu bir sohbet yaptık. İki kardeş; Kahraman ve Bahtiyar Sönmez. Futbol geçmişini ve çocukluk günlerini anlatırken “Bizim zamanımızda” diye başladı Kahraman Abi ve şöyle devam etti;
“Ordu böyle değildi. Küçük ama şirin bir şehirdi. Yeşilliği boldu, şehir nefes alıyordu. Çocuklar için oyun oynama sahaları çoktu. Her mahallenin çocukları farklı yerlerde oynarlardı. Futbol en sevilen oyundu. Rahmetli Babama Terzi Süleyman derlerdi. Ordu’nun iyi terzilerindendi. Perşembe’de Hamidiye Mahallesinde, Amcazademiz olan Kamil Sönmez’ler ile yan yana binalarda oturuyorken, Terzilik mesleği Ordu’da daha iyi olur diye, Ordu’ya, Amcama ait Taşbaşı’ndaki eve taşındık. Ben on bir yaşımda, kardeşim Bahtiyar on yaşında iken, babam rahmetli oldu. Annem dul, biz de yetim kalmıştık.
İlkokulu İsmet Paşa’da Saime ve Nebahat Hoca’da okuduk. Okul sonrası evden tekrar okul bahçesine dönüp, takım kurup lastik topla maç yapardık. İlk topumuzu almak için bir hafta harçlıklarımızı biriktirip lastik top almıştık. Bizim için top her şeyden değerliydi. O topu da yanmış fındıkkabuğu üstünde unutmuştuk ertesi gün topun yarısının büzüşüp yandığını görünce çok üzülmüştük.
İki ilkokul yan yanaydı. İki ayrı bahçede ayrı gruplarla oynardık. Mahallemiz eski Ermenilerin çokça oturduğu, onların terk ettiği evlerden oluşan eski bir mahalle idi. Biz Şenel Aka, Erdoğan, Çoşkun Evren, Kaleci Tamer, Basri Kargı, Hüseyin Çebi, Muharrem Çebi bir gruptuk. O yıllarda çocukların oynadığı oyunlar sınırlıydı; Göt eşmece, çelik çomak, bilye ve futbol oynanırdı. Her mahallenin çetesi vardı çocukça oyunlar oynadığımız. Düz Mahallede bisikletçi Yılmaz’ın grubu vardı. Selimiye’de Öcü Uçmanların, Üstünlerin grubu vardı.
Büyüdükçe mahalleler arası maçlar yapmaya başladık. İsmetpaşa’nın düzünde beni top oynarken izleyen, Güner Çebi; ‘Yarın Ocak Kulübü’nün antrenmanına gel’ Dedi. Ocak’ta çift kale maçlara çıkıp 19 Eylül kulübünde lisanslı futbolcu oldum, 1960’da. Fazla maça çıkamadan sezon sonu olmuştu.
Mahalle arkadaşlarımızla uçmanlar karma takım yapar, futbola hiç ara vermezdik. Yazları da şehir nüfusu köye fındığa çekildiği için köy takımlarından maç alır köylere giderdik. Her köyün futbol takımı vardı. Seneler çabuk geçiyordu. Ortaokul derken lise yılları başlamıştı. Akranlarıma göre daha yapılıydım. Erkek Sanat Okulu Okul futbol takımına seçildim.

Son sene Yıldız Teknik sınavına girmek için İstanbul’a gittim. O sene Kardeşim Bahtiyar 19 Eylül’e girdi. Ben de İstanbul dönüşü Samsun’a Tekniker Okuluna kayıt yaptırdım, ayni zamanda Samsun Yolspor takımına girdim, 1961.
Hem futbol oynuyor, hem okuyor, hem de Karayollarında sigortalı maaşlı çalışıyordum. 1963’te mezun olup Ordu’ya YSE‘ye tayinimi aldırdım. O yıl Yolaç Kulübü bizle beraber yeni kurulmuştu. Kurum takımı olduğu için maddi sorunları yoktu. İyi transferler yapıp üç yıl üst üste şampiyon olduk.

O yıllarda; Şampiyon olan takım gruplara bölgesinde oynadığı diğer kulüplerden ikişer futbolcu takviye alabiliyordu. Karma takımı oluşturup Gülistan’da kamp yaptık.

1966 yılında Askerlik görevi için Ankara’ya gidince Kara Gücü’nde futbola devam ettim. İki yıl askerlik süresince santrafor olarak başarılı maçlara çıktım. 1967’de Orduspor kurulunca, Ordu’da bizim Yolaç’taki lisanslar Profesyonele dönüştürülüp hep birlikte Orduspor’a devir olmuş. Asker dönüşü geldiğimde Orduspor’da kadro oluşmuş. Oturmuş bir takım vardı. Forma şansı bulamayınca; amatöre dönüp bir yıl Kirazlimanı’nda, bir yıl da İdman Yurdu’nda futbol oynadım.
1972 Yılında Trabzon’da açılan antrenörlük kursuna katılarak, futbol hayatıma çalıştırıcı olarak devam etmeye karar verdim. Orduspor‘da Doğan Akı’nın yardımcı antrenörü olarak görev yaptım. Daha sonra 1974-75 sezonunda Kadri Aytaç’la çalıştım. O yıl çalıştırıcılığını yaptığım amatör takımımız Türkiye şampiyonu oldu.

Kırmızı grupta Orduspor, Beyaz grupta Balıkesirspor şampiyon olunca; Türkiye Şampiyonası maçı için karşılaştılar. Balıkesir’i 4-1 yendik. Amatör takımımız da Cumartesi günü Konya’da Kâğıtspor ile yaptığı maçı 1-0 kazanınca iki futbol takımımız birbirleriyle Gençlik ve Spor Genel Müdürlük kupası için kapıştılar. Yapılan çok çekişmeli geçen mücadele sonunda Amatör takım Profesyonel takıma 5-3 yenildi. Futbol Federasyonu mükâfat olarak Amatör takımımızı Afganistan’ın Cumhuriyet kutlamalarında yapılacak olan; Rusya-İran-Türkiye ve Afganistan’ın katıldığı dörtlü turnuvaya gönderdi.

Afganistan ve İran’ı yendikten sonra finalde; Rusya ile karşılaştı. Erdoğan Arıca’nın kolunun çıktığı çok sert geçen bir müsabaka sonunda 1-0 yenilip ikinci olduk.


Kadri Aytaç’tan sonra, Bülent Eken, sonra Abdullah Matay, Gürsel Hoca, İsmet Arıkan, Candan Dumanlı, Nuri Aşan derken 1982 yılına kadar Orduspor‘da çalıştım. Sonra Esnafspor ve İdman Yurdu’nda Antrenörlük yaptıktan sonra 1986 yılında 4. Hakemliğin yerine konulan Saha Komiserliği görevine başladım. 1987 yılında getirildiğim Futbol İl Temsilciliği görevime 2012 yılına kadar devam ettim. Futbol Federasyonu Genel Müdürlüğünce başarılı hizmetlerimden dolayı ödüllendirildim. Futbol Federasyonu Genel Müdürü Mehmet Baykan’dan şilt aldım.”
Futboldan hiç kopmayan, üstlendiği her görevi hakkıyla yerine getiren, kimseyi kırmamaya özen gösteren, güler yüzü, güçlü fiziği ve yakışıklılığı ile herkesin sevdiği, abiliğin çok yakıştığı Kahraman Sönmez Abimize teşekkür ediyor, ailesi ve torunlarıyla birlikte mutluluklar diliyoruz.













Yorumlar