Bir Kara Mehmed Öyküsü; “Kabakdağı Olayı”
- Osman Kademoğlu

- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur

Bolaman’ın usta şoförü Kara Mehmet bir yaz gecesi yolcu götürdüğü Kabakdağı’ndan Fatsa’ya dönüyordu. Ayışığı yoktu gece karanlıktı. Yola uzanan fındık dalları görüşü daha da zorlaştırıyordu. Önüne çıkacak tavşan tilki kirpi gibi hayvanları ezmemek için Kara Mehmet arabayı çok yavaş sürüyordu. Birden İlerde farların son ışıttığı yerde bir karaltı belirdi sekiz on kişi yolu kesmişlerdi. Biraz daha yaklaşınca yol kesen adamların itişip kalkıştıkları amansız bir kavgaya tutuştukları belli oldu.
Kavgacılar bağrışarak kötü sözler söylüyor taşlar havada uçuşuyor sopalarla saldırıyor birbirinin sırtına kafasına artık neresine gelirse vuruyorlardı. Taksinin camına taş gelmesin diye Kara Mehmet arabayı on onbeş metre uzakta durdurdu, el frenini çekti, farları yanar ve motoru çalışır vaziyette bırakarak kavgayı ayırmaya koştu kavgacılara yaklaştı ama başına sopa yemeden araya girmek imkânsızdı. Kara Mehmet “durun etmeyin eylemeyin” dedi ama dinleyen kim.
Kavgaya tutuşanların beşi Kabakdağlı, dördü Bolamanlı köylülerdi. Yahu nedir ne oluyor demeye kalmadan Bolamanlılardan biri; “Mehmet ağabey seni Allah gönderdi Kabakdağlılar bize pusu kurdular, yolumuzu kestiler birinin belinde tabanca var herifler bizi öldürecekler Kabakdağı’na adam saldılar yardım istediler aha şimdi gelir bizi buracıkta bitirirler!” dedi. Kara Mehmed birkaç saniye düşündü kafasında bir plan kurdu Bolamanlının kulağına eğildi; “bana bak siz bunları biraz oyalayın ben farları söndürünce kaçın arabaya gelin” dedi.

Arabaya (1939 Merküri) dönen Kara Mehmed direksiyona oturdu gözünü dört açtı karanlığı deler gibi bakıyor yardıma gelecek olanların yolunu gözlüyordu. Bu kavga acep neyin kavgasıydı, Kabakdağlılarla Bolamanlıların pay edemediği neydi? Kendi kendine “Olsa olsa ya hudut anlaşmazlığıdır ya da kız kaçırma işidir” dedi. Kız kaçırma derken gülümsedi hani Kabakdağı’nın Gürcü kızları da Allah için güzel mi güzeldi.
Az sonra gözleri karanlığa alışan Kara Mehmed Kabakdağı istikametinden keseden aşağı koşarak yaklaşan adamları fark etti. Ellerinde girebi balta ve sopalar vardı. Durum ciddiydi Allah korusun kan dökülür, can kaybı olabilirdi. Adamlar tam yamaçtan yola atlayacakları sıra Kara Mehmet farları kararttı. İşareti alan Bolamanlılar kavgayı bırakıp kaçarak arabaya geldiler.
Kara Mehmed’in farları söndürmesiyle ortalığı koyu karanlık bastı artık göz gözü görmüyordu, Kabakdağı’ndan gelenler yamaçtan aşağı atlayarak yoldaki adamların üstüne çöktüler. Kim kime vurduğunu kiminle kavga ettiğini görmeden bilmeden tam bir kör dövüşü başladı. Kabakdağlılara yardıma gelenler karanlıkta Bolamanlılar sanarak kendi köylülerine çullanmışlarıdı. "UYY KAPAM VAY ANAM YANDIM ANAM KAPAMI KIRDIN ULA" (O zamanlar birçok Kabakdağlılar F yi P şeklinde söyler funduk yerine punduk, kafa yerine kapa derlerdi) bağırışları duyuluyor, ahlayan inleyen gırla gidiyordu. Derken hileyi fark eden Kabakdağlılar toparlanıp bir araya geldiler ellerindeki sopaları sallayarak Kara Mehmed’in arabasına doğru yürüdüler.
Kara Mehmed yolu açmak, olay yerinden kaçmak için arabayı Kabakdağlıların üstüne sürdü, korna çalarak hızla yaklaşan arabanın önünden kaçan kaçanaydı, canını kurtarmak için yol kenarına hendeğe atlayan, ağaca tırmanan, yamaca yukarı fındık ocağına sarılanlar, birbirini kucaklayıp arabanın önünden alanlar, hepsi o gece orada karanlıkta oldubitti.
Kara Mehmed’in planı başarılı olmuş Bolamanlıları kavgadan burnu kanamadan sağ salim çekip almıştı. Kavgada dayak atan da dayak yiyen de kafasında sopa kırılan, gözü moraran hep Kabakdağlılardı. Yeşil Merküri otomobille Kale’ye dönen Bolamanlılar o gece erkekliğin onda dokuzunu uygulamış tatlı canı kurtarmışlardı(!).
Bu olaydan sonra Kara Mehmed uzun süre Kabakdağı’na gidemedi ama Kabakdağlılar da ağızı bir ettiler o gece olan biteni Kara Mehmed’in kendilerine oynadığı oyunu kimseye söylemediler. Böylece olay kapandı unutulup gitti.











