2025 Giderken: Dünya Yorgun, İnsan Kırgın
- BAYRAM AYBASTI

- 26 Ara 2025
- 1 dakikada okunur

Bir yıl daha gitti.
Sessizce değil…
Ağlayarak gitti.
2025, takvimden bir yaprak gibi kopmadı;
kalbimizden bir parça aldı da öyle gitti.
Bu yıl, dünya çok şey gördü.
Ama en çok gözlerini kapattı.
Bir çocuğun korkuyla uyanışını,
bir annenin enkaz başındaki sessizliğini,
bir babanın “her şey düzelecek” deyip
aslında hiçbir şeye inanmayışını…
Savaş vardı.
Savaşın olduğu yerde zaman durur.
Saatler ilerler ama hayat ilerlemez.
Oyuncaklar susar,
okul çantaları yetim kalır.
2025’te yine toprağa düşenler oldu.
Kimisinin mezarı vardı,
kimisinin adı bile yoktu.
Ama acı, sadece cephede değildi.
Sel aldı evleri.
Ateş aldı ormanları.
İnsan, doğaya kızdı;
doğa, insana küstü.
Ve biz…
Biz ekran başında “üzüldük”.
Bir süreliğine.
Sonra başka bir habere geçtik.
Ama aynı yıl içinde,
bir el başka bir eli tuttu.
Bir enkazdan gelen nefes sesi
bütün bir şehre umut oldu.
Bir doktor, sabaha kadar uyumadı.
Bir gönüllü, adını kimsenin bilmediği bir yerde
bir hayat kurtardı.
Bir futbol sahasında,
gol sevinci yarım kaldı;
çünkü bir isim anıldı,
bir fotoğraf göğe kaldırıldı.
2025, bize şunu fısıldadı:
İnsan çok kırılgan.
Ama hâlâ vazgeçmiyor.
Noel pazarlarında ışıklar yanarken,
aynı şehirlerde karanlıkta kalanlar vardı.
Sıcak vitrinlerin önünden geçen soğuk hayatlar…
Yine de birileri durdu.
Bir çorba uzattı.
Bir battaniye örttü.
Bir “yalnız değilsin” dedi.
Belki dünya düzelmedi.
Belki adalet yerini bulmadı.
Ama birileri,
iyi kalmayı başardı.
2025 giderken arkasına bakmadı.
Biz baktık.
Kayıplarımıza…
Yorgunluğumuza…
Ve hâlâ içimizde bir yerlerde duran
o inatçı umuda.
Yeni yıl gelir mi bilmem.
Ama umut,
her şeye rağmen
bir yerlerden yine sızar.
Çünkü insan,
bazen sadece
iyi kalabildiği için
yaşamaya devam eder.












Yorumlar