top of page

ÖLÜM, RANDEVUSUNA SADIKTIR!

11 Ağustos 2026 tarihinde İzmir’in Urla ilçesinde korkunç bir şey yaşandı ama nedense öyle uzun boylu gündeme gelmedi. Geldiyse de kalmadı gündemde, her yanı botokslu bir fenomenin boktan paylaşımları kadar.

Nurten Kandemir, altmış yaşında ve zihinsel engelli oğlu Ahmet Barış’la birlikte yaşıyor. Eşini bir süre önce kaybetmiş.

Ahmet Barış, on dokuz yaşında.

Ahmet Barış, özel eğitime muhtaç ve özel eğitim veren bir okula devam ediyor; her sabah evden alan servis, her akşam eve bırakıyor Ahmet Barış’ı…

Ahmet Barış, lösemi tedavisi görüyor. Görülen o ki, kahpe felek tüm tuşlara basmış, felakete dair.

Nurten Kandemir, altmış yaşında ve kendini hiç de iyi hissetmiyor, ruhen perişan durumda. Artık zorlanıyor, Ahmet Barış’a yetemiyor. Peki ya ölürse Nurten, öyle ya şunun şurasında kaç yıl daha yaşayabilirdi ki! Bak, eşi de ölüp gitmişti ve şimdi bu hâldeydiler. “Sağ gözün sol göze hayrı yok” devriydi bu devirler…

Ölürse!

Ahmet Barış’a kim bakardı!

Ahmet Barış, iki gözü kör, iki kulağı sağır bir kedi yavrusundan daha sahipsiz ve savunmasızdı! Oğlundan önce nefesi çıkarsa bedeninden, oğluna kim nefes olacaktı!

Servis her zamanki saatinde geldi. Ahmet Barış yoktu, olması gereken, durması gereken yerde. Kısa kısa kornaya bastı şoför “dıt dıt dıt” diye, telefon alarmı misali yani.

Zemin kattı evleri. Ne pencereden bakan, ne kapıya çıkan olmuştu. Servis şoförü, pencereye yaklaşır ve perdenin aralığından anne oğulu yerde yatar görür.

Nurten Kandemir “ben ölürsem oğluma ne olacak” endişesini yenemedi. Ekonomik ve sosyal buhran, kaygısını daha da köpürttü ve “devlet var! Sosyal devlet var!” diyemedi, inandıramadı kendini buna.

Yaşamak direnmekti ve artık direnci bitmiş, umudu tükenmişti Nurten Kandemir’in.

Tabanca vardı evde. Sahi neden tabanca vardı ki o evde? Kendilerini bu boktan dünyadan korumak için mi? Ya da aile yadigarı gibi bir şey miydi?

Ne kıymeti var ki artık!

Hani var ya Çehov’un mutlaka tutan aforizması; bir sahnede silah varsa, mutlaka patlar…

Nurten Kandemir, önce Ahmet Barış’ı sonra da kendini vurarak bitirir hikâyeyi.

Hiç kimse sorumlu değil bu hikâyede, keza sorumlu değil “sorunlu” arıyoruz böylesi durumlarda.

Yaz kızım!

Sorumlu yok keza Nurten Kandemir “sorunlu” dur!

Bitti!

Kapat dosyayı!

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page