top of page

"Yoksulluk Sadece Cebi Değil, Umudu Da Vuruyor!"

TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel’den vicdanları sarsan yoksulluk manifestosu: “İnsan, ‘gelecek’ kelimesini kurmaya bile çekiniyor; çünkü bugün milyonlar için kırılgandır!”

ORDU - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Genel Başkanı Ümit Demirel, yoksulluğu sadece bir rakam değil, toplumsal bir "kırmızı alarm" olarak tanımlayan zehir zemberek bir açıklama yaptı. Demirel, açlık sınırının altında yaşamın insan onuru üzerindeki yıkıcı etkilerini tek tek sıralayarak, "Yeni bir düzen mimarisi kurmanın zamanı gelmiştir" dedi.

"Yoksulluk Sadece 'Az Para' Değil, Hayatın Eksilmesidir"

Genel Başkan Ümit Demirel, yoksulluğun tanımını yeniden yaparak başladığı açıklamasında; "Yoksulluk; sadece cebin değil, bedenin, zihnin ve umudun da yoksullaşması anlamına gelir" dedi. Açlık sınırının altında yaşamanın sadece parayı idare etmek olmadığını belirten Demirel, bunun hayatın temel ihtiyaçlara indirgenmesi ve insanın günlerini sürekli eksilterek sürdürmesi demek olduğunun altını çizdi.

"Memur ve İşçi Ayı Çıkarma Hesabına Mahkûm!"

Gelir düzeyi düşük olan memur, emekli ve işçinin her ayı "bir şekilde çıkarma" hesabına mahkûm olduğunu ifade eden Demirel, yoksulluğun kalıcı bir risk haline geldiğini şu sözlerle vurguladı:

"Çünkü borç, eksilen beslenme, ertelenen sağlık, ötelenen eğitim ve yok sayılan sosyal yaşam, zamanla birikerek insanı sadece bugünden değil, yarından da koparır."

Toplumun Vicdan Testi: "Beslenme Çantası Doluyor mu?"

Yoksulluk ve açlık sınırının bir toplumun vicdanını ölçtüğünü belirten Demirel, yetkililere ve kamuoyuna şu can alıcı soruları yöneltti:

· "Bu sınırların altında yaşayan aileler çocuklarını okula düzenli gönderebiliyor mu, servis parasını ödeyebiliyor mu?"

· "Evdeki ilaç bitince yenisini alabiliyor mu, diş tedavisini ertelemek zorunda mı kalıyor?"

· "Sağlıklı gıdaya mı erişiyor, yoksa ucuz olduğu için niteliksiz beslenmeye mi yöneliyor?"

"Emeğin Değersizleştiği Yerde Üretim Zayıflar"

Yoksulluğun aile içi huzuru bozduğunu ve gençlerin özgüvenini aşındırdığını ifade eden Demirel, ekonomik tablonun sosyal sonuçlarına dikkat çekti: "Ücretin yetmediği yerde emek değersizleşir; emeğin değersizleştiği yerde üretim gücü zayıflar; üretim zayıfladıkça ülkenin refahı değil, refahın belli ellerde toplunması büyür."

"Yama Çözümler Bitti: İnsan Onurunu Merkeze Alan Yeni Bir Mimari"

Demirel, artık geçici çözümlerle vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirterek, "Yeni Düzen Mimarisi" dediği çözüm yolunu şöyle özetledi:

· Barınma Haktır: Güvenli bir evde yaşamak, fahiş kiraya teslim olmamak, ısınırken korkmamak haktır.

· Beslenme Haktır: Bir öğünün 'atlanan' değil 'planlanan' olması, sağlıklı gıdanın zengin ayrıcalığı olmaması haktır.

· Sağlık Haktır: İlacını almak, tedaviyi ertelememek; diş ağrısını, kronik hastalığı 'sonraya' bırakmamak haktır.

· Eğitim Haktır: Okul masrafı yüzünden hayalinden vazgeçmemek, çocuğu çalışmaya zorlamamak haktır.

·  Ulaşım ve Dijital Haklar: İşe, okula erişebilmek; internet ve zorunlu abonelikler artık lüks değil, çağın asgari koşuludur.

"İnsan Yaşamak İçin Çalışır!"

Genel Başkan Demirel açıklamasını şu sert ve net uyarıyla tamamladı:

"Ücreti kâğıt üzerindeki oranlarla değil, mutfağın gerçeğiyle; kira kontratıyla, pazardaki etiketle ölçen bir sistem şarttır. İnsan, yalnız çalışmak için yaşamaz; yaşamak için çalışır. Bu zorunluluktur; ertelenemez, küçümsenemez, 'sonra bakarız' denemez. Bu, hayatın kendisidir."

 
 
  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page