“Toplumsal Çözülme Alarm Veriyor”
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 2 saat önce
- 3 dakikada okunur
MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk: “Çocuklarımızı suça sürükleyen süreci görmezden gelemeyiz”

“Başka ailelerin yüreği yanmasın” çağrısı
Naci Şanlıtürk, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin ardından yaptığı açıklamada hem taziye mesajı verdi hem de toplumun karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekti. Şanlıtürk, hayatını kaybeden çocuklar ve öğretmenler için başsağlığı dilerken, olayların yalnızca bireysel düzeyde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Sadece birey değil, sistem de tartışılmalı”
Milletvekili Şanlıtürk açıklamasında, yaşanan olayların çok yönlü bir toplumsal sorun zincirine işaret ettiğini belirtti.
Aile yapısı, eğitim sistemi, dijital mecralar ve sosyal çevre üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eden Şanlıtürk, son yıllarda artan sosyal çözülme ve kontrolsüz dijitalleşmenin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
“Dijital dünya, akran zorbalığı ve değer kaybı” uyarısı
Şanlıtürk, özellikle dijital ortamların denetimsizliği ve akran zorbalığının çocukları ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Açıklamada, gerçek ile sanal arasındaki sınırların bulanıklaştığı bu ortamda çocukların anlık tepkilerle hareket etme ve sonuçları öngörememe riskinin arttığına vurgu yapıldı.
“Erken müdahale hayati önem taşıyor”
Milletvekili, suça sürüklenen çocuklara yönelik süreçlerin çoğu zaman akran zorbalığıyla başladığını ve zamanla daha organize yapılara evrilebildiğini ifade etti.
Bu nedenle erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, önleyici politikaların hayati önem taşıdığını söyledi.
TBMM’den kurumlara açık çağrı
Şanlıtürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve üyesi olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda da dile getirildiği üzere ilgili kurumların koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Başta Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıkları olmak üzere tüm ilgili kurumlara şu başlıklarda çağrıda bulundu:
· Aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi
· Eğitim sisteminde ahlaki ve sosyal gelişimin öncelenmesi
· Dijital ve medya içeriklerine yönelik denetimlerin artırılması
· Akran zorbalığı ve suç odaklı yapıların daha etkin takibi
· Suça sürüklenen çocukların ıslah ve topluma kazandırma odaklı rehabilitasyonu
· Aile bütünlüğü zedelenen durumlarda erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi
“Hakikati eksik okumak büyük risk”
Şanlıtürk, olayların yalnızca fail üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olacağını belirterek, asıl sorunun çocukları bu noktaya getiren sosyal ve dijital etkiler olduğunu ifade etti. Ayrıca, sürecin devlet ciddiyeti ve sükûnet içinde yürütülmesi gerektiğini, erken ve eksik değerlendirmelerin gerçeği gölgeleyebileceğini söyledi.
Tam açıklama
Milletvekili Naci Şanlıtürk’ün yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
“Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler nedeniyle aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaralı evlatlarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Bu tür vahim olaylar; yalnızca bireysel vakalar üzerinden değil, aile yapısından eğitim sistemine, dijital mecralardan sosyal çevreye kadar çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınmak zorundadır. Son yıllarda toplumumuzda yaşanan çözülme, kontrolsüz dijitalleşme, akran zorbalığı ve değerler alanındaki aşınma; çocuklarımızı doğrudan etkileyen risk alanlarını büyütmektedir.
Yapılan değerlendirmelerde; çocukların suça sürüklenme sürecinin çoğu zaman akran zorbalığı ile başladığı, zamanla daha organize yapılara evrilebildiği açıkça görülmektedir. Bu nedenle erken müdahale ve önleyici mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır.
Son yıllarda toplumumuzda gözlemlenen çözülme ve dejenerasyon; kontrolsüz dijitalleşme, denetimsiz sosyal medya içerikleri ve artan akran zorbalığı ile birleşerek çocuklarımızın ruh dünyasında ciddi tahribatlara yol açmaktadır. Gerçek ile sanal arasındaki sınırların bulanıklaştığı bu ortamda, özellikle gelişim çağındaki bireylerin anlık tepkilerle hareket etme ve sonuçları yeterince değerlendirememe riski artmaktadır.
Bu nedenle meseleyi yalnızca fail üzerinden okumak, hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacaktır. Asıl üzerinde durulması gereken; çocuklarımızı bu noktaya sürükleyen sosyal, kültürel ve dijital etki alanlarıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de ifade ettiğimiz üzere; başta Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıklarımız olmak üzere ilgili tüm kurumların koordineli şekilde, vakit kaybetmeden gerekli adımları atması elzemdir.
🔷 Aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi bir zorunluluktur.
🔷 Eğitim sistemi; akademik başarının yanında ahlaki ve sosyal gelişimi de esas almalıdır.
🔷 Çocuklarımızı olumsuz etkileyen dijital ve medya içeriklerine yönelik denetimler artırılmalıdır.
🔷 Akran zorbalığı, dijital riskler ve suç odaklı yapılar daha etkin şekilde takip edilmelidir.
🔷 Suça sürüklenen çocuklara yönelik süreçler; ıslah, eğitim ve topluma kazandırma odaklı yürütülmelidir.
🔷 Aile bütünlüğünün zedelendiği durumlarda erken müdahale mekanizmaları kararlılıkla işletilmelidir.
Unutulmamalıdır ki; çocuklarımızın suça sürüklenmesi yalnızca bireysel bir mesele değil, doğrudan doğruya toplumsal güvenlik ve milletimizin geleceği meselesidir.Böylesine hassas hadiselerde, yetkili makamların süreci sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi büyük önem taşımaktadır. Olayların tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden yapılacak değerlendirmeler, hakikatin üzerini örtme riskini taşımaktadır. Hiç kimse bu acıları günübirlik tartışmaların malzemesi haline getirmemelidir.
Temennimiz odur ki; başka ailelerin yüreği yanmasın.
Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.”











