YALNIZLIK

İnsanoğlu için en büyük zehir yalnızlıktır.
Kendinizi çevrenizden, doğadan, arkadaşlarınızdan ayırdığınızda yalnızlık kümesinin içinde dolaşır durursunuz. Şevkat, merhamet, yardımlaşma gibi insani duygularını yitirir; kendinizi zamanın padişahı sanırsınız. Nokta sizsiniz ama yanınızda üç nokta, virgül, soru işareti … yoksa ve önünüze bir parantez açamıyorsanız denizin ortasında nokta olarak kalırsınız. Gıdanın zehiri giderilir, bedenin acısı giderilir ama ruhun acısı çok daha derindedir. Sağlık sadece fiziksel yapının iyi olmasında değil ruhsal yapının da sağlam olmasıyla tamamlanmış olur. Çevresiyle, yaşadığı doğasıyla, etrafındaki insanlarla dostça yaşamak en büyük gıdadır, en önemli kazançtır. Hayat ancak böyle bir eylemle anlam kazanır. Büyük şair Nazım Hikmet’in DAVET adlı şiirinde dediği gibi;
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine
bu hasret bizim”
Bu dizelerin ardından bir selam da benden olsun.
NE YAZARSIN
Bahar gibi kokmayınca
Gönül alıp bakmayınca
Sellercesin akmayınca
Yağmur olsan ne yazarsın.
Ağaç olsan gölgen olmaz
Kalem olsan yazın olmaz
Sofra kursan dokun olmaz
Hakan olsan ne yazarsın.
Yolun sonu kese gelmez
Oha desen öküz bilmez
Attığın ok hedef görmez
Avcı olsan ne yazarsın.
Selam versen alanın yok
Kapın açıp girenin yok
Hasta oldun soranın yok
Vezir olsan ne yazarsın.
İnsan diye bildik seni
Baktık urbalar yeni
Görmez gözün alemi
Sultan olsan ne yazarsın.
Gönüllerin kucak açtığı günlere selam olsun.
23 Eylül 2026/ORDU












