“Sen benim gençliğimsin”

“Sen benim gençliğimsin”
14 Ekim 2026 tarihinde doksan küsür, tam olarak doksan bir yaşında ölen şarkıcı Alpay’ın eski eşi Bilge Hanım, Alpay’ın ardından etmiş bu sözleri…
Sen nazlı bir çiçeksin
Narin bir kelebeksin
Sen bi tanesin
Sen benim gençliğimsin
Meleğim, bebeğimsin
Sen bi tanesin
Bilge Hanım, Alpay’ın “Sensizliğimin Sesi” adlı eserinden alıp, tam yerinde, tam zamanında ve tam tonunda etmiş son sözlerini, Alpay’ın son yolculuğunda.
“Sen benim gençliğimsin”
Ne kadar felsefi, vurucu, içten, gerçekçi, saygılı ve sevgiyi özleyen bir dizeymiş be!
Alpay’a dair bir şeyler yazmayı hiç düşünmüyordum. Yani uzun bir ömür sürmüş, ruhu şâd olsun deyip bağlamıştım çuvalın ağzını ama “Sen Benim Gençliğimsin” dizesi tavladı, avladı… Yazmasam delirirdim.
Hiç tarzım değildi Alpay. Bohem gelirdi tarzı ve müziği. Tarzım değildi ya tersim de değildi. Nötr yani.
1977 yılında “Eylülde Gel” le yıldızı parlar Alpay’ın. İlk zamanlar, sözleri Fecri Ebcioğlu’na ait bu şarkıyı seslendirmek istemez Alpay, rivayet. Sonrasında öyle olur böyle olur ve seslendirir.
Tatil başladığı zaman
Ağlarım ben inan
Gidiyorsun işte
Arkana bakmadan
Nasıl geçer bu yaz
Ne olur bana yaz
Sen!
Sen!
Sen!
Sen bir ömre bedel
Yok!
Yok!
Yok!
Gitme
Gitme gel
Eylülde gel
Buğulu ve bohem sesiyle, elden gelmemenin, elinden kaçırmanın, elinde tutamamanın, elde edememenin ezgisi, şarkısıdır eylülde gel.
Ha bendeki farkındalığı ortaokul, lise yıllarımızdaki öğretmen şakası kadardır “eylülde gel” in Öğretmenlerimiz “eylülde gel” diye şaka yollu, bütünleneye bırakma tehdidi savururdu.
Normalde dersler haziran başı gibi biter, okul kapanırdı. Yazılı ve sözlülerin ortalaması “geçer” not değilse eylül ayındaki “Bütünleme Sınavları” nda son şans denenirdi. İşte bendeki “eylülde gel” bu kadardı.
Elbette işin şakasındayım.
Alpay’ın “Eylülde Gel” şarkısı bir zamanlar bu ülkenin en popüler, en bilinen şarkılarındandır. Şarkının son bölümündeki “eylülde gel, eylülde gel okul yoluna. Konuşmadan yürüyelim, gireyim koluna. Görenler, dönmüş hem de mutlu, diyecekler…” konuşma seyrinde sözler, en az lise çağındaki gençlere dair aşk hikâyesi dinlediğimizi pekiştirir. Eylülde gel, yaz aşkı gibi dursa da kim bilir belki de ilk aşk hikâyesiydi.
1993 yılında Alpay “Eylülde Gel Demiştim” şarkısıyla yine gündeme getirir o aşkı.
Eylülde gel demiştim sana
Kaç eylül geçti aradan dönmedin
On sekiz yıldır okul yolu sensiz
Issız sokaklarda ağlarım sessiz
Alpay adını hafızalara kazıyan bir diğer kült şarkı da “Fabrika Kızı” dır.
Fabrikada tütün sarar
Sanki kendi içer gibi
Sararken de hayal kurar
Bütün insanlar gibi
“Fabrika Kızı” nı Alpay dışında birçok sanatçı icra etmiştir, Ahmet Kaya bile ama şarkı Alpay adıyla tarihe kalmıştır.
Gerçek sanatçılar geride bıraktıkları eserleriyle anılır ve ölümsüzleşir. Ne yiyip içtiği, kaç evlilik yaptığı, ne giyinip de nasıl soyunduğu gibi sabun köpüğü ve döneminin magazin olayları, yaşandığı hızla unutulur.
Bugün bir “Eylülde Gel” ve “Fabrika Kızı” denildiğinde direkt “Alpay” aklımıza geliyorsa ve sadece “Alpay” dediğimizde aklımıza direkt yumuşak huylu, yumuşak saçlı, yumuşak sesli o şarkıcı geliyorsa; Alpay, gerçek bir sanatçı demektir.
“Eylülde Gel” diye yol gözlediği okul yoluna sararan yaprakların düştü ekimde, alıp başını gitti Alpay.
Ruhu şâd olsun!












