Hangisi helal, hangisi haram?
- BAYRAM AYBASTI

- 28 Eyl 2025
- 1 dakikada okunur

Değerli okurlarım!
Camilerde hutbelerde dinliyoruz.
Helâl kazanç, dürüst ticaret, kul hakkı…
Ama camiden çıkınca ne oluyor?
Kira…
Bir evin ederinden üç katına fırlatılması helâl mi?
Deprem oldu diye çivisi çakılmamış binayı fahiş fiyatla kiraya vermek haram değil mi?
Market…
Etiket değiştirmek, fırsatçılık yapmak, rafın altına ucuzunu koyup üstüne pahalısını dizmek…
Bu da kumar gibi, içki gibi haram değil mi?
Hz.Peygamber diyor ki:
“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir.
Kusurlu malı kusurunu gizleyerek satamaz.”
Biz ne yapıyoruz?
Telefonu sıfır diye satıyoruz, tamir görmüş çıkıyor.
Arabayı kazasız diye veriyoruz, eksperde çıkmayan bir dosya var.
Helâl mi bu?
Kardeşim, dinde sadece içki haram değil.
Sadece kumar değil.
Sadece zina değil.
Yalan da haram.
Hile de haram.
Fırsatçılık da haram.
Kul hakkı yemek çok daha haram.
Ama biz ne yapıyoruz?
İçki içmeyene “helâl yaşıyor” diyoruz.
Kumar oynamayana “dinine bağlı” diyoruz.
Ama aynı adam işçisinin sigortasını yatırmıyor, faturayı şişiriyor, ihaleyi torpille alıyor…
Özetle çalıyor…
Bu mudur helâl?
Helâl dediğin,
terazide doğru tartmak.
Satarken de alırken de dürüst olmak.
Yalanı, hileyi, kul hakkını hayatından çıkarmak.
Din sadece teorik değil.
Başta herkese saygı gösterecek.
Pratikte de yaşanacak.
Camide değil, pazarda belli olacak Müslümanlık.
Namaz kıldığın seccadede değil, sattığın domateste belli olacak helâl haram hassasiyetin.
Biliyor musun…
Peygamber, dürüst tüccarı müjdelemiş.
“Peygamberlerle, şehitlerle yan yana olacak” demiş.
Ama biz, dürüst tüccara “enayi” diyoruz.
Kazıklayanı “uyanık” sanıyoruz.
Helâl sadece sofraya konan ekmekte değil.
Helâl, kazancın kendisinde.
Bereketin kaynağı dürüstlükte.
Kısacası…
Din, hayatı kolaylaştırmak için var.
İnsanı insanca yaşatmak için.
Biz ise zorlaştırıyoruz.
İbadeti camiye hapsettik.
Ahlakı ticarette unuttuk.
Helâli vicdanımızdan sildik.
Sonra da memleket niye bereketsiz, huzursuz diye soruyoruz.












Yorumlar