Görevi Başında Vefat Eden Ordu Valileri ve Recai Bey’in Kabri
- Selçuk Şen

- 4 dakika önce
- 11 dakikada okunur

Cumhuriyetin ilanından kısa süre önce (14-15 Ekim 1923) mülhak ve gayr-i mülhak liva ve sancaklar Hükümet tarafından mülga edilerek bu mülki idare birimlerinin büyük çoğunluğu “vilayet” e dönüştürülmüştür. 29 Ekim 1923’te Cumhuriytin ilanı ile ORDU’da göreve başlayan ilk vali Fazıl ÖZELÇİ’den günümüze kadar ilimizde 48 vali görev yapmıştır. 48’nci ORDU Valisi ise halen bu makamda bulunan Sn. Muammer EROL’dur.
ORDU Valiliği’nin kamuya açılan pencerei durumundaki ORDU Valiliği resmi internet sitesi incelendiğinde bir valinin eksik olduğu görülmektedir.
Şöyle ki; Valilik resmi stesine göre ORDU’nun, devletimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından atanmış valileri, ilk valimiz Fazıl ÖZELÇİ (1) (tam adı: Mustafa Fazıl ÖZELÇİ, sicil dosya nu: 184) ‘den itibaren sırayla şu şekildedir:
Rıfat VONA (2),
Hüsnü ÇAKIR (3),
Rıfat VARDAR (4) (tam adı: Mehmet Rıfat VARDAR),
Ali Kemal AKSÜT (Ali Kemali AKSÜT) (5),
Tahsin Bey (tam adı: Hasan Tahsin BAYATLI) (6),
Nazif ERGİN (tam adı Mehmet Nazif ERGİN) (7),
Adil Bey (İsmail Adil GÜVEN) (8),
Nazım AKYÜREK (9),
Hayri SIRTIKIZIL (tam adı: Hasan Hayri SIRTIKIZIL) (10),
Bekir BARAN (11)
Ancak yukarıda sıralı valilerin hizmet süreleri ve vilayete katılış-ayrılış tarihlerini incelediğimizde ise 6 Ocak 1927’de görevi devreden Mehmet Rıfat VARDAR ile valilik kayıtlarına göre ardından atanan Ali Kemal AKSÜT’ün katılış tarihi arasından 3 aylık bir boşluk olduğu görülmektedir. Başlangıçta iki vali arasındaki bu boşluğun vekâleten doldurulduğunu ya da kaza kaymakamlarından birinin bu süre zarfında vali vekili olarak görevlendirilmiş olduğunu düşünmüştüm.
Ancak, Devlet Arşivleri, dönemin ulusal ve yerel basın arşivlerini incelediğimde bu tahminimde, düşüncemde yanıldığımı anladım.
Zira Mehmet Rıfat VARDAR ile Ali Kemal AKSÜT arasında Ordu’ya vali olarak atanmış bir isim daha vardı: Ertuğrul eski Valisi (18 sicil dosya nu.lı), Ordu’nun 5’nci Valisi Mehmet Tevfik DEMİREL…
Dört yıl süreyle Bilecik’te görev yapmasının ardından; 13 Teşrin-i evvel 1927 tarihinde 5671 Sayılı Kararname ile “Ordu Valisi” olarak atanan Tevfik Bey, ORDU’nun 5’inci valisidir. Dolayısı ile sıralama da şu şekilde olmalıdır:
Fazıl ÖZELÇİ ( tam adı: Mustafa Fazıl ÖZELÇİ) (1),
Rıfat VONA (2),
Hüsnü ÇAKIR (3),
Rıfat VARDAR (4) (tam adı: Mehmet Rıfat VARDAR),
Mehmet Tevfik DEMİREL(5)
Ali Kemal AKSÜT (Ali Kemali AKSÜT) (6),
Tahsin Bey (tam adı: Hasan Tahsin BAYATLI) (7),
Nazif ERGİN (tam adı Mehmet Nazif ERGİN) (8),
Adil Bey (İsmail Adil GÜVEN) (9),
Nazım AKYÜREK (10),
Hayri SIRTIKIZIL (tam adı: Hasan Hayri SIRTIKIZIL) (11) ve
Bekir BARAN (12).
Yukarıda isimleri mevcut 12 valimizin ortak tarafı; ATATÜRK tarafından atanmış olmalarıdır.
48 Valimiz içerisinde bir isim vardır ki iki kez ORDU Valisi olarak görev yapmıştır. Vali Nurettin ÖZCÖBEK, 1952-1953 ve 1957-1960 döneminde olmak üzere iki kez ORDU Valisi olmuştur.
Yazımıza konu olan iki valimiz ise görevi başında oldukları halde kalp krizi sebebiyle vefat eden Hüseyin Avni MOLU ve Hasan Hayri SIRTIKIZIL’dır. Ağırlıklı olarak Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhuriyet Arşivi (DAB,CA) ve Türk İdare Dergisi (TİD)’nin yanı sıra döneme ait basın arşivlerinden istifade ederek hazırladığım bu çalışmanın İl’imiz tarihine bir nebze katkı sağlamasını ümit ederim.
Hüseyin Avni MOLU
1 Ocak 1904 tarihinde Kayseri'de Şahin Bey’in (Molu) (1872-1930) oğlu olarak dünyaya geldi. Bugün Kocasinan İlçesi sınırları içerisinde bulunan Molu Köyü eşrafından olan ailesi soyadı kanun ile birlikte “Molu” soyadını almıştır. Tam adı Hüseyin Avni’dir. Kayserili Faika Arifoğlu ile evlendi, bu evliliğinden 1 kız çocuğu oldu (Figen; 1940 Ankara-1991)

Hukuk Fakültesi mezunu olan Avni Bey birçok Kaza’da; Nüfus Müdürü, Nahiye Müdürü Kaymakam Vekili ve Maiyet Memuru olarak görev yaptı.
Hacılar Nahiye Müdürü (Kayseri) iken Kaymakamlığa terfi ederek 26 Birinci Teşrin (Ekim) 938 tarihinde Fazıl Haluk GÖKSU’dan boşalan Denizli Tavas Kaymakamlığına tayin edildi (TİD, yıl 11, sayı 128 s:764 & DAB, CA: 125-30-17 / 30-11-1-0).
İki yıl süreyle yürüttüğü Denizli Tavas Kaymakamlığından 28 Temmuz 1940 tarihinde Diyarbakır Çermik Kaymakamlığına (DAB, CA: 140-24-3 / 30-11-1-0) atandı. Bundan sonra sırasıyla;
11 Ekim 1943 tarihinde Diyarbakır Çermik Kaymakamlığından Urfa Siverek Kaymakamlığına (DAB, CA: 163-21-17 / 30-11-1-0),
21 Şubat 1947 tarihinde Urfa Siverek Kaymakamlığından Bursa Mustafa Kemal Paşa Kaymakamlığına (DAB, CA: 189-5-2 / 30-11-1-0),
27 Eylül 1947 tarihinde Bursa Mustafa Kemal Paşa Kaymakamlığından İstanbul Sarıyer Kaymakamlığına (DAB, CA: 193-25-19 / 30-11-1-0),
14 Temmuz 1949 tarihinde İstanbul Sarıyer Kaymakamlığından Edirne Vali Muavinliğine (DAB, CA: 206-20-16 / 30-11-1-0),
7 Mayıs 1951 tarihinde Edirne Vali Muavinliğinden Seyhan Vali Muavinliğine (DAB, CA: 223-19-18 / 30-11-1-0),
28 Ekim 1952 tarihinde Seyhan Vali Muavinliğinden Balıkesir Vali Muavinliğine (DAB, CA: 234-30-19 / 30-11-1-0) atandı.
Ancak bu atamadan 40 gün sonra 9 Aralık 1952 tarihinde 25638 sayılı Kararname ile Ordu Vali Muavinliğine (DAB, CA: 235-34-12 / 30-11-1-0) tayin edildi. Aynı kararname ile mevcut Ordu Vali Muavini Necati GÖKMOĞUL’un da Balıkesir Vali Muavini olarak atanmış olmasını becayiş olarak değerlendirebiliriz.

Ordu Vali Muavinliğine tayin edildiğinde; Ordu Valiliği görevinde Nurettin ÖZCÖBEK bulunmaktadır. Ancak kısa süre sonra Nurettin Bey 26 Mart 1953 tarih ve 4 / 431 sayılı kararname ile “İçişleri Vekâlet Teftiş Heyeti” ne atanmıştır.

ÖZCÖBEK’ten boşalan Ordu Valiliği görevine ise İstanbul Vali Muavini olan Fazıl UYBADIN, 26 Mart 1953 tarihli aynı kararname ile (DAB, CA: 131-22-10 / 30-18-1-2) “vekâleten” atanmıştır. UYBADIN bir yıl sonra 12 Şubat 1954 tarihinde ise (DAB, CA: 134-11-5 / 30-18-1-2) “asaleten” ORDU Valisi olarak atanmıştır.

Yaklaşık; 16 ay ORDU Valisi olarak görev yapan UBAYDIN, 12 Temmuz 1954 tarihinde naklen NEVŞEHİR Valisi olarak tayin edilince kendisinden boşalan makama asaleten atama yapılmayacak, Vali Muavini Hüseyin Avni MOLU görevi devralacaktır.
…
Hüseyin Avni Bey bir takım rahatsızlarıyla mücadele etmekteydi. 1953 yılı yaz ödeminde tedavi maksadıyla gittiği ANKARA’dan 1954 yılının Ocak ayı üçüncü haftasında dönebilmiştir. Rahatsızlığına rağmen vilayet ve hükümet işlerine önem vermiş ve Orduluların kalbini kazanmayı başarmıştı.
Vali UBAYDIN’ın 12 Temmuz 1954’te NEVŞEHİR’e tayin olup kısa süre sonra ORDU’dan ayrılmasın ardından günlük mesaisi daha da yoğunlaşan MOLU, dönemin şartları gereği; eğitim, su, ulaşım ve sağlık gibi temel işlere dokunmaya başlamıştır.
Gölköy ve Mesudiye ilçeleri ve Yavadı Köyü’nde devam eden hükümet işleri yerinde incelemek adına 29 Kasım 1954 pazartesi günü beraberinde: Maarif Vekâleti Müfettişleri, Vilayet Defterdarı, İl Jandarma Alay Komutanı, Sağlık, Ziraat ve Veteriner Müdürleri, Verem Dispanseri Tabibi, Devlet Hastanesi Dâhiliye Uzmanı, Nafıa Mühendisi ve basın mensupları olduğu halde ORDU’dan ayılan MOLU, saat: 18.00’de Yavadı’ya girmiştir.
Köy ve ahali halkının yoğun ilgisiyle karşılanan MOLU’nun onuruna Belediye Başkanı tarafından akşam yemeği tertiplenmiştir. Memleket meselelerinin konuşulduğu akşam yemeğinin ardında istirahate çekilen Avni Bey, 22.30 sularında ağrıyla başlayan bir kalp krizi geçirmişse de beraberinde bulunan doktorların müdahalesi ile kurtarılmıştır. Saatler gece yarısının gösterdiğinde Avni Bey tekrar kalp krizi geçirmiş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. 30 Kasım Salı günü na’şı ORDU’ya getirilen Vali Muavini ve Vekili Avni Bey için aynı gün yoğun halk katılımının olduğu cenaze merasimi düzenlenmiştir.
Ailesinin isteği üzerine cenazesini, memleketi KAYSERİ’ye götürmek üzere hazırlıklar yapılmış saat: 17.30’da Vali Konağı önünde tertiplenen törenin ardından na’şı hapishane yokuşuna kadar omuzlarda taşınmış ve burada tahsis edilen arabaya konulmuştur. Dönemin ORDU Belediye Başkanı Ali Rıza GÜRSOY’a teslim edilen cenaze ve aile KAYSERİ’ye gitmek üzere saat: 18.30’da ORDU’dan ayrılmıştır.

Merhum Vali Hüseyin Avni MOLU’nun ardından, 1 Aralık 1954 tarihli gazeteler kendisi hakkında şu sözleri manşete taşımışlardı:
“…Dün senden, bugünde hep senden bahsedeceğiz Avni MOLU. Diyoruz ki; çalışkan, kibar, dürüst bir insandı. Diyoruz ki; kendinden evvel memleketi, düşünüyordu ve diyoruz ki; Allah nur içinde yatırsın o’nu… Bir fani için ne emsalsiz methiyelerdir bu deyişler… Bu yalancı dünyada hoş bir seda bıraktığına inan ve ebedi istirahatgahında rahat uyu…”
Merhum Hüseyin Avni MOLU’nun na’şını KAYSERİ’ye hangi tarihte ulaştığı ve ne zaman toprağa verildiğini tespit edememekle beraber kabri; Kayseri Asri Mezarlığında (Eski Bölge, 15. Ada, 1. Parsel, Mezar no: 1) bulunmaktadır.
MOLU’nun ansızın vefatını ardınan ORDU Valiliğine; Mülkiye Müfettişi Fahrettin GÖMÜLLÜ vekâleten tayin edilmiş ve 2 Aralık 1954 tarihinde göreve başlamıştır. GÖMÜLLÜ, asaleten atanan Vali Muhsin GÖKKAYA’nın katılışına kadar bu görevi yürütmüştür.
Avni MOLU’nun vefatından 17 yıl 8 öncesi ORDU... ORDU Valisi görevi başında iken kalp krizinden vefat etti
Hayri SIRTIKIZIL (Em. Yüzbaşı, Kaymakam, Vali)
1883 (1299) yılında Kırşehir’de doğdu. Harbiye Mektebi mezunu olan SIRTIKIZIL Atatürk dönemi valileri arasındadır (TİD: sayı 102, yıl 9, s:1260). Tam adı “Hasan Hayri” dir.

Yüzbaşı rütbesine kadar Silahlı Kuvvetler ’de görev yapan SIRTIKIZIL, bu rütbedeyken emekli olmuş ve Mülkiye’nin idari kadrosunda memuriyete devam etmiştir (TİD, s:1260).
Kaymakam olarak başladığı Dâhiliye Vekâleti safahatında il görev yeri 26 Eylül 1925 tarihinde atandığı AĞRI Diyadin Kaymakamlığı olmuştur (DAB, CA: 18-45-7 / 30-11-1-0).
Diyadin Kaymakamlığının ardından;
1929’da Iğdır Kaymakamlığına,
1931’de DENİZLİ Çal Kaymakamlığına,
23 Ocak 1933’de KIRKLARELİ Vize Kaymakamlığına (DAB, CA: 75-3-9 / 30-11-1-0) ve aynı yıl 4 Aralık 1933 tarih 10167 sayı numaralı Kararname ile Fatsa Kaymakamlığına atanmıştır (DAB, CA: 83-43-10 / 30-11-1-09).

Mevcut vali Nazım AKYÜREK’in Temmuz 1935’de tayinen ORDU’dan ayrılmasının ardından ORDU Valiliği görevi vekâleten Fatsa Kaymakamı Hasan Hayri Bey’e tevcih edildi. 19 ay süreyle Fatsa Kaymakamı olarak görev yapan SIRTIKIZIL 1935 yılı 27 Temmuz gününden itibaren Vali Vekili olarak göreve başlamıştır.
Vali Vekili olarak göreve başladığı andan itibaren kendisinden önceki valiler gibi; sağlık, yol, içme suyu ve ulaşım konularına ağırlık vermiş, 442 numaralı Köy Kanunu’nun uygulamaya geçmesinde eksik kalan hususlarına da el atarak geçte olsa bu kanunu gerçek manada işleyişe kazandırmıştır.
Yaklaşık olarak 19 ay süreyle Fatsa Kaymakamı, 5 ay süreyle de ORDU Vali Vekili olarak görev yapan SIRTIKIZIL, 29 Ocak 1936 tarih ve 3929 sayı numaralı Kararname asaleten ORDU Valisi olarak atanmıştır.

Asaleten vali olduğu günlerde Hükümet’in yoğun kalkınma ve imar programları her yerde hissedilmekteydi. Bunların başında ise ATATÜRK ve İNÖNÜ’nün en büyük hayali olan İSTANBUL’dan Hopa’ya kadar kesintisiz karayolu ulaşımı sağlayacak “Karadeniz Sahil Yolu” projesi gelmekteydi.
3’üncü Umumî Müfettiş Tahsin UZER, ATATÜRK ve Başbakan İsmet İNÖNÜ’nün İstanbul’dan Hopa (Rus hududuna kadar)’ya kadar olan sahil güzergâhında tamamı sahilden geçecek şekilde tahayyül ettiği “Karadeniz Sahil Yolu” projesine büyük önem vermekteydi. Bu kapsamda sürekli olarak hayata geçirilmesine önem verdiği proje ile alakalı gelişmeleri hükümetin gündemine getirmekte, vilayetler ile devamlı olarak irtibat halinde bulunmaktaydı. Umumî Müfettiş Tahsin Bey, 2 Mayıs 1936 tarihinde Nafıa Vekâlet’ine yazmış olduğu, “Karadeniz Sahil Yolu Projesi ve Çalışması” hakkındaki yazısında çalışmalar kapsamında ilgili valiliklerden birer rapor ve mevcut durum hakkında bilgi istediğini belirtmiştir.
Üçüncü Umumî Müfettiş Tahsin UZER’in ayrı ayrı rapor istediği; İstanbul, Kocaeli, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Çoruh Vilayetleri tarafından Üçüncü Umumî Müfettişliğe gönderilen, içeriğinde valiler mevcut sahil yolu durumlarını ve sahili takiben açılacak yol maliyetlerini izah etmişlerdir.
Vali Hasan Hayri SIRTIKIZIL, 3’üncü Umum Müfettişliğine gönderdiği yazıda ORDU’nun sahil yolu durumu ve planlanan, devam eden çalışmalar ve ihtiyaç duyulan ekipman ve ödenek durumunu içerek yazı aşağıdadır.

ORDU Valiliği, Bayındırlık Direktörlüğü
Sayı: 602, Özü: Sahil Yolları H.
15/4/936, 3’üncü Umumî Müfettişliğine
3/4/936 günlü ve 125/798 sayılı telyazısına karşılıktır.
I-Vilâyet dâhilinde sahil yolu olarak kurak havalarda üzerinden geçilen 109 kilometrelik yol vardır. Bunun 30 kilometresi kısmen hüsnühalde (iyi durumda)ve kısmen de tamire muhtaç şosedir. Mütebakisinin 26 kilometresi imlâtlı tesviyedir. Geri kalan 53 kilometreden 7/8 kilometresi Efirli Köyü ile Bekirli Köyünden Fatsa’ya doğru 2 kilometrelik kısmı vayante edilmesine lüzum vardır. Zira bu kısım üzerinde halen %16 meyil olduğu gibi her an çökmeğe amade mevkilerde vardır. Ve bu varyante kısımlarında %75 nispetine küskü ve lağımlık çürük kaya hafriyatı vardır. Geri kalan 45 kilometrelik kısımdan 12 kilometresi tesvida muhtaçtır. Ve bu tesvi yerlerinde ekseriyetle küskü ve lağımlık kayadan ibarettir. 33 kilometresi ise hendek ve kısmen şev tanzimi gibi ufak işler ister.
2-İlişik haritada Perşembe mevkiinden ayrılan ve Vona Nahiyesine kadar kısmen eyi ve kısmen tamir isteyen şose Vona’dan Medrese Köyüne ve burdan da Yalı Köyden geçerek Kale mevkiinin 3 kilometre şimalgarbisinden (kuzeybatısından) yukarıda izah edilen yolla telaki eden bir yolun açılmasına başlanmış ise de tamamlanamamış sinai imalat çokluğundan terkedilmiştir.

Not: Ordu Valiliği’nin yazısının 2.maddesinde izah edilen yol krokisi. Devlet Arşivlerinden tedarik edilen haritanın renklendirilmiş hali.
3-Bir numarada izah edilen yolun güzergâhında Giresun-Samsun hudut, mecmu açıklığı 300 metreyi bulan 4 büyük köprü ile vilayetçe şimdi inşasına başlanmış iki köprü vardır. Ve ayrıca ayakları, tabliyeleri tamir tecdit isteyen 15 köprü ile hiç yapılmamış 6 ufak köprü ve inşası lüzumlu 200 kadar menfez vardı. Bu imâlati sinaiyenin tutarı takribi olarak köprüler 308000, menfezlerde 171000 lira olur. Vilâyetin 936 yılında bütün yollar üzerindeki fevkalade bütçesi nakti tahsisatı 20000 liradır. Ve ayrıca senevi 40000 lira senesi sonuna kadarda büyük köprüler borcu vardır. Ve bu parada 938 de 20000 bine zammedildise de diğer yollar ve köprüler para vaziyetinin azlığından halen geçit temini ile iktifa edildiğine göre bu tahsisatın ancak %50 si verile bilir ki bu 30000 lira ettiğinden bu imalatın bitirilmesi hazinenin yardım şekline bağlıdır.
Yukarıda yazılan tesviye işleri –varyantlar dâhil- şose için 300000 liraya ihtiyaç vardır. Vilayet dâhilinde mükellef amele elinde tekerlekli vesait hemen hemen sıfırdır. Binaenaleyh yollara muktezi taş, kum gibi malzemenin diğer vilayetler gibi ameleden burası istifade edemez. Ancak tesviye ve sair müteferrik işlerin ifasında kullanılabilir.
Sinai imalat tamamen hazinece yapılsa da vilayetin amele durumu ve bu yola tahsis edilecek senevi 30000 lira ile ancak oniki senede tamamlanabilecektir ki bu müddet zarfında ilk senelerde yapılan 10-15 kilometrenin umum yol bitmeden tamiri işi çıkacaktırki tesviye ve şose işlerinde hazinece yardım olmadıkça tamamlanması imkân dâhilinde olmadığı arz olunur”. İmza “Vali Sırtıkızıl”
Hülâsa: Ordu Vilâyeti, 3’üncü Umumî Müfettişliğe gönderdiği bu yazısının sonunda Yolun tulünün 109 km olduğunu bildirmiş olmakta birlikte bunun: 30 km sinin muntazam şose, 26 km sinin tesviye, 53 km sinin ise yeniden açılacak olduğunu ifade etmiştir. Yolların mevcut ve inşa durumuna ilaveten 300 metre açıklığında 4 köprü için 308000 lira, ilaveten; menfez, geçit ve küçük köprü için 171000 lira, yolun varyantı blokaj slindiraj işleri için 600000 olmak üzere toplam: 1079000 lira maliyet değerlendirmesi yapmıştır. (DAB, CA: 155-91-29 (EK: 23-24) / 30-10-00-00)
(Konunun detayları için yayınlanmış kaynak: “1936 yılı Karadeniz Sahil Yolu Projesi” Ordu Hayat Gazetesi, 3-4-5.01.2022,Sayı: 4730,4731,4732. Hazırlayan: Selçuk ŞEN)
. . . . . . . . . .
Günümüzde gerek sahil yolunun gerekse, OR-Gİ Havaalanı’nın vede ORDU-Mesudiye Dere Yolu’nun çokça “sahibi” yada “fikir babası” varsa da tüm bunların altında yatan gerçekler; uydurulduğu gibi yada kendine mal etmek isteyenlerin yarattığı yerel tarih senaryolarını kaldırıp atmaktadır.
Evet, şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki “Karadeniz Sahil Yolu” ilk kez ATATÜK ve İNÖNÜ tarafından tahayyül edilmiş ve bu kapsamda raporlar hazırlanmış ve ilk kazma 1936 baharında vurulmuştur.
Vilayetlerin sunduğu raporlar Hükümet tarafından değerlendirilmiş ve İcra Vekilleri Heyeti tarafından gerekli tedbirler alınmaya başlanılmıştır. Bu kapsamda; yukarıda görüntüsü de mevcut arşiv evrakından da anlaşılacağı üzere Nahiye Vekâlet’inin İcra Vekilleri Heyeti içtimaına sunduğu tezkerenin 24 Nisan 1936 tarihinde Ordu Vilayetinin Samsun-Giresun hududu arasında bulunan 100 km uzunluğundaki sahil yolunun tamamlanabilmesi maksadıyla Nafıa bütçesinden 20000 lira Ordu Valiliği’ne ödenek tahsis edilmiştir (DAB, CA: 030-10-71-464-2).

Köy Kanun’un uygulanması, Karadeniz Sahil Yolu projesi, Vilayetin: yol, su, sağlık, okul vb. gibi faaliyetleri durmaksızın devam etmekte Vali SIRTIKIZIL tüm Kaza ve Nahiyeleri bir bir dolaşmakta, Hükümet işlerini yerinde değerlendirmektedir.

Kendisi gibi subay olan kardeşi Şevki’nin ORDU’ya geldiği gün belki de yorgunluğunu unuttuğu gün olmuştu. Kardeşi Şevki Bey o dönem 3’üncü Ordu’da (ERZİNCAN) Ordu Komutanı Orgeneral Kazım ORBAY’ın Emir Subayı idi. Orgeneral Kazım ORBAY beraberinde, Korgeneral Galip TÜRKER olduğu halde 3’üncü Ordu’nun sorumluluk sahsında seyahate çıkmış, bu kapsamda geldiği GİRESUN’dan 14 Ocak 1936 Perşembe günü otomobille ORDU’ya geçmişti. Vali SIRTIKIZIL, Org. ORBAY’ı vilayet sınırında karşılamıştır. Bu vesile ile de kardeşi Binbaşı Şevki ile de görüşmüş oldu. Ordu Komutanı’nın 15 Mayıs Cuma günü Perşembe, 16 Mayıs Cumartesi günü ise Mesudiye, Uzunisa, Gölköy mıntıkasına gerçekleştirdiği ziyaretlerde kendisine refakat etmiştir (Güzelordu, sayı: 260).
Takvimler 16 Ağustos 1936 Pazar gününü gösterdiğinde ORDU yayılan bir haber ile çalkalanmıştır: ORDU Valisi Hasan Hayri SIRTIKIZIL 53 yaşında kalp krizi sonucu vefat etmişti…
Aynı gün cenaze töreni tertiplenmiş, na’şı ORDU Çakalçıkmaz Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir. Kabri başında bir konuşma yapan ORDU Milletvekili Selim Sırrı TARCAN, kendisi gibi eski bir subay olan Vali SIRTIKIZIL’ın kabri başında bir konuşma yapmış ve

“…Aman bilmeyen, ferman dinlemiyen ölüm, nihayet Hayri’yi aranızdan aldı…” sözleriyle başlayan konuşmasında: “…dostlarına ve Ordululara sabır…” dilemiştir.

Fotoğraf: Vali Hasan Hayri SIRTIKIZIL’ın Çakalçıkmaz Mezarlığı’ndaki kabri.
Eşi Sârâ Hanımın da bulunduğu cenaze merasimine dönemin şartları gereği kardeşi başta olmak üzere ailesinden gelen olmamıştır. Vefat haberini almasının ardından İSTANBUL’da bulunan kardeşi Binbaşı Şevki Bey, 21 Mayıs’ta ORDU’ya gelmiş ve kısa süre sonra yengesi Sârâ Hanımı memleketleri olan KIRŞEHİR’e götürmüştür.
Vali SIRTIKIZIL’ın cenazesinin toprağa verildi anda orada bulunanların dikkati sahipsiz, bakımsız bir kabirde yoğunlaşmıştır. Eski Bahriye Yüzbaşısı, Ordu Saylavı (milletvekili) Recai Beyin kabri…
Güzelordu Gazetesinin 24 Mayıs 1936 (sayı: 269) tarihli baskısında bu hâl şu sözlerle anlatılmaktadır:
“Derme Çatma
Ricainin Mezarı
İlbayın cenazesi günü kabristanda kulağıma şöyle bir ses geldi
-Basma, o Ricainin mezarı!
İçtimaî mevkii sahibi bir zat, bana yakındı; sözü kendi üstüne mi aldı? Bilmem, biraz söylendi:
-Ricaî böyle mezarda mı yatıyor? … Dedi.
Ricaî merhumunun mezarı, kimsesiz bir vatandaşın mezarı gibi bir yığın toprak tümseğidir!. Ve kim bilir, bu şekilde daha ne vakte kadar kalacak?
Ricaî’nın mezarını yaptıracak mevkide olan müesseseler, O sağ olsaydı, şerefine ziyafetler tertip etmekten, parayı pl gibi harcamaktan çekinirler miydi? … Haşa!.
O halde yapılacak son hürmeti neden esirgiyoruz? Memleketine hizmet eden insanlara karşı bu derece nakör olmamızın sebebi nedir? “
..................
Gazetenin bu serzenişi karşılık bulmuş olmalı ki 1937 yılının Ocak ayında Vilayet Daimi Encümeni’nin aldığı kararla ORDU Saylavı Recai ve ORDU eski Valisi Hasan Hayri Bey’in kabirleri yaptırılmıştır.

1936 yılına gidip ORDU Milletvekili eski Bahriye Subayı Recai Bey’in kabrinin perişan halde olmuş olduğunu düşünerek kimseyi yadırgamayınız lütfen. Zira aynı vefasızlık günümüzde de yaşanmaktadır.
..................
“Atamızın Başyaveri Albay Celalettin Bey’i Unutmayalım”, 06.04.2022, Ordu Hayat Gazetesi, Sayı: 4810. Ve “Ordulu Atatürkçüler ve CHP’liler; En Başta Sizler Ata’nın Yaverini Unuttunuz”, Ordu Hayat Gazetesi, 09.01.2023, Sayı: 5042. Künyeli yazılarımızla; ATAÜRK ve İNÖNÜ’nün “Başyaveri”, CHP’nin Samsun Bölge Müfettişi Süvari Binbaşı Mahmut Celalettin ÜNER’in Çakalçıkmaz Mezarlığı’nda bulunan bakımsız ve hatalı, eksik bilgileri olan kabir taşına dikkat çekmeye çalıştık… En başta; Ordulu Atatürkçüler ve CHP ORDU teşkilatının bu işe eğilmesi gerektiğini dile getirmemize rağmen yazımız; ne ORDU ADD Şubesi’nden nede CHP ORDU İl Başkanlığından hepsinde öte “duyarlı” Ordululardan bir karşılık görmedi…

Fotoğraf: Süvari Binbaşı Mahmut Celalettin ÜNER; “Başyaver”, “CHP Bölge Müfettişi”.
Hepinize saygılarımla…
Selçuk ŞEN (Em.Astsb)











