AŞI GÜNÜ
- Osman Kademoğlu

- 8 saat önce
- 4 dakikada okunur

Güneşli ılık sonbahar günü Bolaman İlkokulunda çocukları ürperten soğuk bir hava esiyordu. Her sabah öğretmenleri gelene kadar bin cücüklü kuş yuvası gibi cıvıldaşan sınıflarda alışılmadık bir sessizlik vardı. Sabah güle oynaya okula gelen çocuklar öğretmenler odasının önünde ve kooperatif dolabının yanında kurulan kırmızı kâğıt kaplı masanın üzerinde dört köşe beyaz emaye kaplar, kahverengi ilaç şişeleri, tentürdiyot, pamuk, gazlı bez, alkol, hele de yanan ispirto ocağında çelik kutular içinde kaynayan enjektörleri, boy boy iğneleri, şırıngaları görünce aşı günü olduğunu anlamış, kulaktan kulağa yayılan haberle keyfi kaçan çocukların omuz başlarında iğne gibi ince bir sızı dolanmıştı. Beyaz yakalıklı siyah önlüklü saçları örgülü kız öğrencilerin, kısa perçemli erkek öğrencilerin sarı ayva tüylü çocuk tenlerinde soğuk terler akışıyordu, iğne korkusundan beti benzi atan, yüzünün rengi kaçanlar vardı. Sağlık ekibine yardımcı olan Mehmet Şen ve Teyfik Cinek öğretmenler de sabah dersine girememişti, Aşılanma birinci sınıftan başladı önce yaşı küçük sabiler aşılanmaya alındı. Sırada bekleyen çocuklardan kimi tir tir titriyor kimi ağlamaklı kimi huysuzlanıyordu. İğne korkusundan baygınlık geçirenler bile vardı.

Dersliklerinde oturup aşı sırasını bekleyen öğrenciler kitapla defterle oyalanıyordu ama birazdan vurulacak iğneyi düşünmemek elde değildi. Unutmayalım Bolaman ilkokulunda iğneden hiç korkmayan çocuklar da vardı. Ben de onlardan biriydim, çok küçük yaştan beri geçirdiğim sayısı bellisiz hastalıklardan koldan, kalçadan ve damardan yediğim iğnelere önce direnirken sonra çaresiz alışmıştım öyle ki iğne vurunmak benim için bir yiğitlik ve cesaret gösterisi olmuştu. İğneden korkmadığını belli etmek, korkusuzları oynamak için her zaman olduğundan daha neşeli görünmeye çalışan, iğneden korkanlara takılan çeşitli şakalar yaparak sataşan çocuklar da vardı.
Gerçek şu ki Laleli’den, Alahman’dan, Akise’den gelen köy çocukların iğne ya da yerel söyleyişle ihneye pek aldırdığı yoktu. Şu ihne acısı altı üstü yandak dikeni batmış gibi bir şeydi. Zaten Kale’nin halk tabibi Osman dayının dediğine göre yandak dikeni ağrıya sızıya iyi gelirdi. Nasıl olsa aşıdan sonra okul tatil olacak, derede balık tutacak, olmuş da toplanmadan dalda kalmış elmaları armutları taşlayıp düşürecek, sapanla kuş avlayacakdı. Aşı masasında Bolaman sıhhiye (sağlık) memuru Celal ağabey ve (Perşembe Çandırdan) Dr. Gündüz Çelebi boynunda steteskopla (dinleme aleti) sırada bekleyen sol kolu omuzuna kadar sıvalı öğrencileri bir bir çağırıyor üçlü karma aşıyı kolun üst kısmında omuza yakın bir yerden vücuda zerk ediyordu.
Üçüncü sınıf dershanesinde tentürdiyot kokusu genizleri doldurmuştu. Derslik kapısının açık olduğunu fark eden okulun düzenlik ve temizlik sorumlusu Faik onbaşı (Faik Coşkun) geldi kapıyı kapadı Aşı kaygusuyla dalgın ve düşünceli 30 öğrenci uzunca bir süre okuma kitabındaki Bilgiç Dede, Bremen mızıkacıları, Şehit Fatma veya Giyom Tel’i okumaya dalmış ve edebiyatın etkisiyle neredeyse aşıyı unutmuşken birden kapı ardına kadar açıldı gelenler başöğretmen Osman hocayla eyninde beyaz doktor gömleğiyle Dr. Gündüz beydi. Çocuklar hep birlikte ayağa kalktılar.
Baş öğretmen “çocuklar Dr.Gündüz bey sizin sağlığınız için çok ehemmiyetli bir görevi yapmak üzere okulumuza gelmiş bulunuyor kendisine teşekkür ediyoruz” diyerek sözü Gündüz beye bıraktı. Doktor “Çocuklar kızamık, kuşpalazı, kabakulak hastalıklarına karşı bağışıklık sağlayacak olan 3K dediğimiz karma aşıyla aşılanacaksınız. Aşının amacı bu hastalıkları yapan mikropları eser miktarda vücuda vererek vücudun bu mikrobu tanımasını ve mikroba karşı direncini sağlamaktır. Aşı yapıldıktan on dakika sonra gömleğinizin, fanilanızın yenini indirip aşı yerini örtebilirsiniz. Aşının etkisi 2-3 saat içinde kendini belli eder. Aşı yeri kızarır, şişer, bir yere çarparsanız acı verebilir, kaşınırsa sakın kaşımayın, el sürmeyin yoksa mikrop kapar apse yapar. Apse yaparsa anneniz kaynar suya batırılmış pamukla yoksa temiz beyaz tülbentle apse yapan aşı yerini yıkar. Akşama doğru biraz ateş ve halsizlik de olacak bundan korkmayın, endişe etmeyin bütün bunlar aşının tuttuğuna, vücudun bu hastalıklara karşı bağışıklık kazandığına işarettir. Bol bol su için, yoğurt yeyin, sizler iyileşene kadar yarından itibaren 3 gün okula ara verilecektir bu üç güne Pazar gününü de eklerseniz aşı tatili 4 gün olacak demektir, şimdi aşı masasının önünde yoklama sırasıyla düzenli bir şekilde hizaya giriyor, sol kolu omuz başına kadar sıvayarak sıranızı bekliyorsunuz, şimdiden hepinize geçmiş olsun.” dedi.
Beklenen korkulu an gelmişti ama çocuklarda korku kalmamıştı Dr. Gündüz beyin bilgilendirmesi çocuklara güven ve moral vermişti, biraz önce korkunun esiri olanlar bile dipdiri adımlarla cepheye gider gibi sınıftan çıktılar aşı masasının önünde sıraya girdiler, sol kollar omuza kadar sıvandı, masanın bir yanında sağlık memuru Celal ağabey bir yanında Dr. Gündüz bey ellerinde iğneyle hazırdı. Daha önce aşılanıp sırasını savan çocuklar arka sırada bekleyenlere yanaşarak çokbilmiş bir edayla Gündüz Bey mi yoksa sıhhiye Celal ağabey mi acıtmadan iğne yapıyorsa, kimin eli daha hafifse ona yanaşmayı öğütlüyordu.
Adı çağrılınca masaya gelen çocuklardan kimi etine yaklaşan iğneye bakarak kimi başını sağ yanına çevirip gözlerini yumarak iğnenin batacağı anı bekliyordu. Aşı yerinin alkollü pamukla serin serin döne döne çepeçevre silinmesi iğneden önce yaşanan son mutluluktur. Çocuk bu iş çok sürse ne iyi olur diye içinden geçirirken birden aniden nasıl oldu hiç anlamadan doktor iğneyi saplayıverir. Arı sokması kadar bile değil hani göz açıp kapayıncaya derler ya ancak ve ençok o kadar, işte beklenen korkulu an iğne artık tenindedir cildin altına ağır ağır sızan ilaç koluna sımsıcak bir doluluk hissi verir ve boşalan iğne dışarı çekilir..
Şaşılacak şey kâbus ne çabuk sona ermiştir. İğne vurulduktan sonra aşının cilt altında dağılması için alkollü pamukla bastırarak yapılan kompres iğne sonrasının en hoş nekahet anı, tadı tuzu ve sonra yüreğini saran sevinçle karışık çocuksu yiğitlik duygusu.
Aşılanan çocuk sanki bir yaş daha büyümüştür. İşte o gün aşı böyle olupbitti. Çocuk nasıl iğne vurulduğunu anneye babaya anlatmak hevesiyle çoşkulu koşa koşa evine gitti. Birkaç saat sonra aşı yeri kızarıp teni gerilip davul gibi şişmesin mi! Sonra 38 derece ateş ve halsizlik!.
Doktorun dediği her şey hem de tamı tamına elifi elifine doğru çıktı. Çocuk ilkokulda yaşadığı aşı gününü, Doktor Gündüz Çelebi’yi ve sıhhiye Celal ağabeyi yıllarca hiç unutmadı.
NOT: Eğer yanılmıyorsam Dr. Gündüz Çelebi sıtma ve verem (tüberküloz) taramalarında görevli olarak birkaç kere Bolaman İlkokuluna gelmişti.
Osman KADEMOĞLU
Mimar-Yazar, KANADA











