top of page

Altın ve Sokaklar…

Ekonomist değilim.

Zaten bir ülkede ekonomist olmak da şart değil.

Çünkü ekonomiyi artık herkes yaşıyor.


Sabah haberleri altınla açılıyor.

Akşam sohbetleri gramla bitiyor.

“Altın kaç oldu?”

Yeni “hayırlı sabah” bu.


Eskiden düğünde altın takılırdı.

Şimdi düğün altın için yapılıyor.

Bir gram alan kendini Warren Buffett sanıyor.

İki gram alan, “uzun vadeciyim” diyor.


Merkez bankaları altın topluyormuş.

Polonya almış.

Brezilya almış.

Dünya almış.


Biz?

Biz kuyumcunun önünde sıradayız.

Elimizde telefon,

Hesap makinesi açık.

“Buradan alsam, buradan satsam…”


Çünkü bir çok ülkede yatırım danışmanı yok.

Komşu var.

Kayınbirader var.

WhatsApp grubu var.


Altın yükselmiş.

Rekor kırmış.

Tarihi zirveymiş.


Tarihi zirve ne demek?

Şu demek:

Alamıyorsun.


Altın artık ziynet değil.

Altın artık güvenlik yeleği.

Kurşun geçirmez değil belki ama

Enflasyon geçirmiyor diye umut ediliyor.


Uzmanlar konuşuyor:

Jeopolitik risk.

Zinspolitikası.

Opportunitätskosten.


Sokak tercümesi şu:

“Yarın ne olacağı belli değil.”


O yüzden insanlar altın alıyor.

Zengin olmak için değil.

Fakirleşmemek için.


Birçok insan Ferrari hayali kurmuyor.

Herkes “param hiç olmazsa buharlaşmasın” diyor.


Altın yükselir mi?

Düşer mi?

5.000 dolar olur mu?


Bilemem.

Zaten bilen de yok.


Ama bildiğim bir şey var:

Bir ülkede altın yükseliyorsa,

Sebebi sadece piyasa değildir.


Sebebi güvensizliktir.

Sebebi yarın korkusudur.

Sebebi “bugün idare ediyorum ama yarın?” sorusudur.


Altın parlar.

Evet.


Ama bu kadar çok insan altına bakıyorsa,

Demek ki etraf yeterince karanlık.


Ekonomist değilim.

Ama altın bu kadar konuşuluyorsa,

Bu artık yatırım değil,

Hayatta kalma refleksidir…!

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page