top of page

Adıgüzel: “Fındık Üreticisi Sahipsiz Bırakıldı”

TARSİM, ÇKS, 2B arazileri, kredi sistemi, Ferrero ve kokarca istilası… Adıgüzel tüm sorunları Bakan’ın yüzüne tek tek sıraladı

ree

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, TBMM’de Tarım ve Orman Bakanı’na yönelik kapsamlı eleştirilerde bulunarak fındık üreticisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları detaylarıyla anlattı. Adıgüzel, hem devlet politikalarının hem de piyasadaki büyük şirketlerin fındık sektörünü çıkmaza sürüklediğini söyledi.

“Zirai don ödemelerinde üç ayrı kriz yaşanıyor”

Adıgüzel, zirai don sonrası yapılan ödemelerde ciddi hatalar bulunduğunu belirterek üç temel sorun sıraladı:

1. Bloke edilen TARSİM ödemeleri

TARSİM’den hak sahiplerinin hesabına yatırılan desteklerin, bankalarda mevcut borçlara karşı bloke edildiğini söyleyen Adıgüzel, “Üretici parasını göremiyor, borca sayılıyor.” dedi.

2. ÇKS üzerinden yapılan ödemelerde büyük tutarsızlıklar

Aylarca bekledikten sonra ödeme alan ÇKS kayıtlı üreticilerin birçoğuna hatalı meblağ yatırıldığını belirten Adıgüzel, “Yan yana bahçesi olan iki kardeşe biri 2.100 TL, diğerine 4.200 TL yatırılmış. Aynı arazi, aynı irtifa… Bu işin sahaya inilerek değil, sistem üzerinden rastgele yapıldığı iddiaları var.” diye konuştu.

3. ÇKS kaydı olmayan üreticilerin hiç ödeme alamaması

ÇKS kaydı bulunmayan üreticilere hiçbir desteğin verilmediğine dikkat çeken Adıgüzel, “Fındık arazilerinin büyük bölümü 2B statüsünde. Kayıt yaptırmak için istenen rayiç bedelleri ise şehir arsası fiyatlarına yaklaşmış durumda. Üretici bu tutarları ödeyemiyor.” dedi.

“2B Barış Projesi hayata geçirilmeli”

2B arazileri konusunda devletle vatandaşın yıllardır anlaşmazlık yaşadığını ifade eden Adıgüzel, partisinin geliştirdiği “2B Barış Projesi”ni anlatarak şunları kaydetti:

“Bu arazilerin üreticiye ya bedelsiz ya da ödenebilir bir rakamla verilmesi gerekir. Böyle bir düzenleme hem devlete kazanç sağlar hem de üreticinin ÇKS’ye girip tüm desteklerden yararlanmasını mümkün kılar.”

“Karadeniz’de kredi sistemi üreticiyi mağdur ediyor”

Ziraat Bankası’nın tarımsal kredilerinde Türkiye genelinde %30 nakit, %70 aynî (mazot–gübre) kullanım oranı bulunduğunu hatırlatan Adıgüzel, bu sistemin Karadeniz için işlemediğini söyledi:

“Fındık tarımı makineli değil, %90 insan emeğine dayanıyor. Üretici nakde ihtiyaç duyuyor ama 100 liralık kredinin sadece 30 lirasını kullanabiliyor. Bu düzen Karadeniz’de işlemez. Fındık üreticisi için oran tersine çevrilmeli: %70 nakdî, %30 aynî olmalı.”

Ferrero iddiaları: “Türkiye’nin fındık politikasını manipüle ediyor”

Adıgüzel, Ferrero’nun yıllardır fındık piyasasında yönlendirici hamlelerde bulunduğunu belirterek şirketi şu sözlerle eleştirdi:

“Manipülatif haberle devleti masaya oturttular”

“Financial Times’ta yayımlattıkları asılsız haberle güya Türkiye’den fındık almayacaklarını ima ettiler. Sonuç? Devleti masaya çekip Eylül–Aralık döneminde alınması gereken 45 bin ton fındığı 30 bin tona düşürdüler.”

“Devlete verilen sözler tutulmadı”

“Ferrero, devletin açıkladığı fiyatın altında fındık almayacağını taahhüt etmişti. Ancak hemen ardından Tarım Bakanlığının 420 bin tonluk rekolte tahminine karşılık 600 bin ton açıklayarak piyasayı altüst etti. Fiyatı belirleyen rekolte olduğuna göre, bu da piyasayı bozmak değil mi?”

“Rekabet Kurumu’nun tespitine rağmen ceza neden uygulanmadı?”

“Rekabet Kurumu Ferrero’nun piyasa bozucu eylemini tespit etti. Kanun diyor ki: Cirosunun %10’u kadar ceza verilir. Firmanın cirosu 25 milyar dolar; yani 2,5 milyar dolar ceza kesilmesi gerekirdi. Türkiye neden bu cezadan vazgeçti?”

“Fındık fiyatı üreticiyi zarara soktu”

TMO’nun bu yıl açıkladığı 200 TL’lik alım fiyatının yetersiz olduğunu belirten Adıgüzel, dolar yerine altın üzerinden karşılaştırma yaptı:

“Geçen yılın 130 TL’si, bugün altın karşılığında 235 TL’ye denk geliyor. 195 TL fiyat vererek üreticiyi kiloda 40 TL zarara soktunuz. Bu, ülke çapında yaklaşık 35 milyar liralık bir kayıp demek.”

Kokarca istilası tepkisi: “Bakanlık görevi çocuklara bıraktı”

Adıgüzel, Karadeniz’i tehdit eden kokarca (kahverengi kokarca böceği) sorunuyla ilgili Bakanlık çalışmalarını da eleştirdi:

“İki yıl önce ‘samuray arısı hikayesi’ izledik, geçen yıl Sülün Osman’lık işler oldu, bu yıl da bisiklet kampanyası başlatıp çocukları böcek toplamaya yönlendirdiniz. Bu Bakanlıkta hiç mi planlama yapan yok? Yetişkinlerin baş edemediği böceği çocuklara mı toplatıyorsunuz? 23 Nisan’da koltuğa bir çocuk mu oturdu? Madem öyle, Bakanlığı da çocuklara devredin.”

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page