top of page

Üstünde UNESCO Hayali, Altında Dinamit: Kurul Kalesi’nde Tarihi Çelişki!

Bir yanda fırçalarla 2 bin 300 yıllık tarih aranıyor, diğer yanda kalenin eteklerinde dinamitlerle kayalar parçalanıyor. Ordu soruyor: Kurul Kalesi gerçekten korunacak mı?

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Kurul Kalesi’ni UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne taşımak için çalışma başlattıklarını açıkladı. Ancak UNESCO hedefinin ilan edildiği Kurul Kalesi’nin eteklerinde yıllardır faaliyet gösteren taş ocağı ve dinamitli patlatmalar, kamuoyunun karşısına görmezden gelinemeyecek bir çelişki çıkarıyor:

Kalenin üstünde tarih aranırken altında tarih mi yok ediliyor?

Toprağın Altından Karadeniz’in Tarihi Çıktı

Ordu’nun yanı sıra Karadeniz tarihine de ışık tutan Kurul Kalesi’ndeki arkeolojik çalışmalar, başlangıç yılı olan 2010 esas alındığında 17’nci yılına girdi.

Doğu Karadeniz’in ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olarak gösterilen 2 bin 300 yıllık kalede, Roma İmparatorluğu’na başkaldıran Pontos Kralı VI. Mithradates dönemine ait önemli bulgulara ulaşıldı.

Kurul Kalesi’ni Türkiye ve dünya gündemine taşıyan en önemli eser, tahtında oturan Ana Tanrıça Kibele heykeli oldu. Türkiye’de yerinde bulunan ilk mermer Kibele heykeli olarak kayıtlara geçen eserin yanı sıra Dionysos ve Pan figürleri, keçi biçimli ritonlar ve yaklaşık 2 bin tarihî eser ortaya çıkarıldı.

Ancak toprağın üstünde fırçalarla ve büyük bir dikkatle sürdürülen çalışmaların hemen yakınında, taş ocağındaki dinamitli üretimin devam etmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Güler: Kurul Kalesi’ni UNESCO’ya Taşıyacağız

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, kentin en önemli tarihî ve kültürel değerlerinden biri olan Kurul Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kazandırılması amacıyla çalışma başlattıklarını açıkladı.

Güler, şu ifadeleri kullandı:

“Kurul Kalesi’ni UNESCO Dünya Mirası’na taşımak için çalışmalara başladık. Burası Ordu’muzun çok önemli tarihî ve kültürel değerlerinden bir tanesi. Kurul Kalesi’nin sahip olduğu tarihî zenginliği dünya ölçeğinde tanıtmak ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmak istiyoruz. Bu doğrultuda gerekli çalışmaları başlattık.”

Kale UNESCO’ya, Etekleri Dinamite!

Kurul Kalesi için açıklanan UNESCO hedefi ile kalenin yakınındaki taş ocağında sürdürülen faaliyetler yan yana getirildiğinde ağır bir çelişki ortaya çıkıyor.

Kurul Kalesi’nin eteklerindeki taş ocağı Kırca ailesi tarafından işletiliyor. Kırca Mühendislik’in 2011 yılında taş ocağı ile kalenin farklı kaya kütleleri üzerinde bulunduğunu savunarak sit sınırlarının daraltılmasını talep ettiği bildirildi.

Bilirkişi raporlarında ise kale yerleşiminin tamamen yok olabileceği yönünde uyarılar bulunduğu kamuoyuna yansıdı.

Koruma Kurulu “Uygun Değildir” Dedi

Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun söz konusu alanda andezit ocağı açılmasını uygun bulmadığı ve dinamitli patlatmaların Kurul Kalesi’ne zarar verebileceği yönünde görüş bildirdiği kamuoyuna yansıdı.

Geçmiş yıllarda yayımlanan haberlerde taş ocağının ruhsatının iptal edildiği, şirketin yargıya başvurmasının ardından faaliyetlerin yeniden sürdüğü belirtildi.

Kurul Kalesi’nin üstünde arkeolojik kazılar devam ederken alt bölümündeki taş ocağında dinamitli patlatmalar yapıldığı; çevrecilerin bu patlatmalar nedeniyle kaya mezarları ve mağaraların zarar gördüğünü söylediği de ulusal basında yer aldı.

En Az 15 Tarihî Mezarı Yok Etmişler

Jeoloji mühendisleri, 2021 yılında yaptıkları açıklamada her dinamit patlatıldığında çevredeki evlerin deprem olmuş gibi sarsıldığını söyledi.

Mühendisler, bölgede daha önce görülebilen en az 15 tarihî mezarın patlamaların ardından yaşanan çökmeler nedeniyle kapandığını, bazı mağaraların da yıkıldığını ifade etti.

Çevreciler, taş ocağı faaliyetleri başlamadan önce uzaktan dahi görülebildiğini söyledikleri kaya mezarlarının bugün görünmez hâle geldiğine dikkat çekiyor.

Patlamalarla birlikte kalenin ve çevresindeki yeraltı yapılarının zarar gördüğünü savunuyorlar.

Yukarıda Fırça, Aşağıda Dinamit!

Turizmci ve çevre aktivisti Enis Ayar, geçmiş yıllarda yaptığı açıklamada Kurul’daki çelişkiyi şu sözlerle özetledi:

“Yukarıda akropol, aşağıda metropol. Akropolde fırçalarla kazı varken aşağıda metropolde dinamit atılıyor. Tarihî doku yok oluyor. Bunları bir daha yerine koymak mümkün değil. Bir an evvel durdurulması lazım.”

Ayar, kaya mezarlarının taş ocağındaki patlatmalar sonucunda zarar gördüğünü ileri sürerek doğanın, arkeolojik alanların ve çevredeki yaşamın korunması için faaliyetlerin durdurulmasını istedi.

Şenyurt İddiaları Reddetti: İlk İmzayı Ben Atarım

Kazı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt hakkında, geçmiş yıllarda taş ocağına izin verilmesinde rol oynadığı yönünde iddialar da gündeme geldi.

Şenyurt ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Taş ocağına izin verme veya ruhsat düzenleme yetkisinin bulunmadığını belirten Şenyurt, taş ocağına kendisinin de karşı olduğunu açıkladı.

Şenyurt, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Ben ne koruma kuruluyum ne de ruhsat verme merciiyim. İlgili alandaki taş ocağına ben de karşıyım. Taş ocağıyla ilgili bir raporumuz yok. Koruma kurulu karşı çıkmış ancak mahkeme kararıyla kurul kararını iptal ettirmişler.”

Dinamitlerin bölgede küçük bir depremi andıran sarsıntılar oluşturduğunu da söyleyen Şenyurt, “Protesto yürüyüşü yapılsın, en önde ben giderim. İmza kampanyası açılsın, ilk imzayı ben atarım” dedi.

Kazıya Milyonlar, Altına Dinamit!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kurul Kalesi’ndeki kazı izinlerini sağlayan ve “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında çalışmalara kurumsal ve maddi kaynak sunan ana kurum konumunda.

Ordu Büyükşehir Belediyesi ise 2016 yılından bu yana kazı çalışmalarına lojistik ve mali destek sağlıyor.

Kurul Kalesi’nin bulunduğu alanın mülkiyetinin de Ordu Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, belediyenin kendi açıklamalarında belirtiliyor.

Böylece ortaya yanıtlanması gereken temel bir soru çıkıyor:

Kazıya kaynak aktaran ve Kurul Kalesi’ni UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne taşımayı hedefleyen kurumlar, kalenin eteklerinde devam eden dinamitli taş ocağı faaliyetine karşı neden sonuç alıcı bir girişimde bulunmuyor?

“O Zaman Durdursana!”

Başkan Güler’in UNESCO açıklamasının inandırıcı olabilmesi için yalnızca dosya hazırlanması ve tanıtım yapılması yeterli değil.

UNESCO hedefi; tarihî alanın çevresiyle birlikte korunmasını, risklerin ortadan kaldırılmasını ve geri dönüşü mümkün olmayan tahribatın önlenmesini gerektiriyor.

Kurul Kalesi’nin üstünde kazıya destek verip eteklerindeki patlamaları görmezden gelmek, kamuoyundaki çelişkiyi daha da büyütüyor.

Ordu kamuoyu şimdi Başkan Güler’e şu çağrıyı yapıyor:

Madem Kurul Kalesi’ni dünya mirası yapmak istiyorsunuz, o zaman kalenin dibindeki dinamitli faaliyetin durdurulması için harekete geçin!

“Başkan Güler’in Gölgesi Gibiler”

Taş ocağını işleten şirketin belediye yönetimine ve Başkan Mehmet Hilmi Güler’e yakın olduğu, hatta belediye yönetimi ve alınan kararlar üzerinde etkili olduğu kamuoyunda uzun süredir konuşuluyor.

Bu tartışmalar karşısında Ordu Büyükşehir Belediyesi ile taş ocağını işleten şirketin sessiz kalmak yerine kamuoyuna açık ve belgeli bir açıklama yapması gerekiyor.

Çünkü ortada yalnızca ticari bir faaliyet değil, Ordu’nun 2 bin 300 yıllık tarihî mirasının geleceği bulunuyor.

Bu Sorulara Kim Cevap Verecek?

Ordu Büyükşehir Belediyesi ve taş ocağını işleten şirket şu sorulara açıkça cevap vermeli:

· Taş ocağının güncel ruhsatı hangi kurum tarafından, hangi tarihte ve hangi koşullarla verildi?

· Patlatmaların Kurul Kalesi’ne, kaya mezarlarına ve yeraltı yapılarına etkisini inceleyen güncel bir bilimsel rapor var mı?

· Şirketin belediye, belediye iştirakleri veya yöneticileriyle herhangi bir ticari ilişkisi bulunuyor mu?

· Belediye, taş ocağı faaliyetlerinin durdurulması veya alanın kamulaştırılması için bugüne kadar hangi girişimlerde bulundu?

· UNESCO adaylığı hazırlanırken taş ocağı ve dinamitli patlatmalar dosyada nasıl ele alınacak?

· Geçmişte görülebildiği belirtilen kaya mezarları ve mağaraların bugünkü durumu bağımsız uzmanlarca incelendi mi?

· Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun olumsuz görüşüne rağmen faaliyetlerin sürmesinin hukuki dayanağı nedir?

Ya Taş Ocağı Duracak Ya Tarih Yok Olacak!

Uzmanlar ve çevreciler, dinamitli malzeme çıkarma faaliyeti devam ettiği sürece Kurul Kalesi’nin altındaki muhtemel yeraltı yapılarının, kaya mezarlarının ve kültür katmanlarının geri dönüşü mümkün olmayacak biçimde zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.

Ordu ve Karadeniz turizminin gelecekteki en önemli merkezlerinden biri olması beklenen Kurul Kalesi için artık söz değil, somut koruma adımı gerekiyor.

Çünkü dinamitler susmadıkça ortada ne korunacak bir yeraltı şehri ne de kazıların sürdürülebileceği sağlam bir tarihî alan kalabilir.

 
 
  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page