"Türkiye'nin Sorunu Kişiler Değil, Yönetim Sistemi"
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, Türkiye'de yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunların temelinde güven kaybı ve sistemsel yönetim krizinin bulunduğunu belirterek, çözümün hukuk devleti, liyakat, üretim odaklı ekonomi ve şeffaf yönetim anlayışından geçtiğini söyledi.

DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, "Türkiye'de Yönetim Krizi ve Ortak Çıkış Arayışı" başlıklı değerlendirmesinde, Türkiye genelinde olduğu gibi Ordu'da da vatandaşların ortak gündeminin hayat pahalılığı, kamu hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar, adalete olan güven kaybı ve yönetimde öngörülemezlik olduğunu ifade etti.
Şehirler farklı olsa da yaşanan sorunların aynı noktada birleştiğini belirten Angın, zayıflayan kurumsal yapı ve derinleşen güven krizinin hem genel hem de yerel siyasette vatandaşlara zarar verdiğini söyledi.
"Sorun Tekil Değil, Sistemsel"
Ayhan Angın, Türkiye'deki sorunun kişilere bağlı olmadığını, sistemsel bir yönetim krizi yaşandığını ifade ederek, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın televizyon programları ile Yeni Yol Grup toplantılarında ortaya koyduğu çözüm önerilerine dikkat çekti.
"Güven Kaybı Ekonomiyi de Etkiliyor"
Değerlendirmede ekonomik, sosyal ve kurumsal sorunların temelinde vatandaşın geleceğe duyduğu güvenin zayıfladığı vurgulandı.
Angın'a göre bu güven kaybı;
Yatırımların yavaşlamasına,
Üretim gücünün düşmesine,
Alım gücünün azalmasına,
Kamu hizmetlerinde verim kaybına,
Öngörülebilirliğin ortadan kalkmasına neden oluyor.
Yerel yönetimlerde ise plansızlık, koordinasyon eksikliği ve hesap verebilirlik sorunlarının daha görünür hale geldiği ifade edildi.

"Sorun Kişilerde Değil, Sistemdedir"
Ayhan Angın, Ali Babacan'ın değerlendirmelerine atıfta bulunarak, Türkiye'de yaşanan krizlerin kişisel değil, kuralları zayıflamış bir sistemin sonucu olduğunu belirtti.
Bu nedenle çözümün yalnızca yönetici değişikliği değil, devletin işleyiş modelinin yeniden tasarlanması olduğunu söyledi.
Çözümün İlk Adımı Hukuk Devleti
Angın, ekonomik ve toplumsal istikrarın temelinde hukuk devletinin bulunduğunu belirterek şu başlıkları sıraladı:
Bağımsız yargı,
Hukukun üstünlüğü,
Eşit vatandaşlık ilkesi,
Güçlü kurumsal denetim.

"Yerel Yönetimlerde Liyakat ve Şeffaflık Şart"
Yerel yönetimlerin vatandaşın devleti en yakından hissettiği alanlar olduğunu belirten Angın, belediyecilik anlayışının;
Şeffaf,
Denetlenebilir,
Liyakat esaslı
olması gerektiğini ifade etti.
Belediyelerin siyasi güç alanı değil, hizmet üretim merkezi olması gerektiğini vurguladı.
Üretim Ekonomisi Vurgusu
Ekonomik kırılganlığın temel nedeninin üretim zayıflığı olduğunu ifade eden Angın, tüketim ve borçlanmaya dayalı model yerine;
Tarımın güçlendirilmesi,
Sanayi üretiminin artırılması,
Teknoloji yatırımlarının desteklenmesi
gerektiğini belirtti.
"Liyakat Devletin Gücünü Artırır"
Kamu yönetiminde en önemli sorunlardan birinin liyakat eksikliği olduğunu dile getiren Angın, görevlerin siyasi sadakat yerine bilgi, ehliyet ve uzmanlığa göre verilmesi gerektiğini söyledi.
Bu anlayışın daha güçlü devlet kapasitesi, daha etkin kamu hizmeti ve daha verimli kurumlar oluşturacağını ifade etti.
Demokrasi ve Şeffaflık Mesajı
Demokrasinin yalnızca seçimden ibaret olmadığını belirten Angın, denetim, katılım ve şeffaflığın kamu yönetiminin temel unsurları olduğunu söyledi.
Kamu kaynaklarının hesap verebilir şekilde yönetilmesinin toplumsal güvenin yeniden inşasında kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.
"DEVA Hazır"
Açıklamasının sonunda Ayhan Angın, hem Ali Babacan'ın ulusal ölçekte ortaya koyduğu vizyonun hem de yerel değerlendirmelerin aynı noktada birleştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin temel sorunu çok sayıda kriz değil, güven üretemeyen bir yönetim sistemidir. Biz hazırız. DEVA hazır. Yerelde kent belediyeciliğine, genelde ise ülke yönetimine talibiz."
Angın, Türkiye'nin çıkış yolunun;
Güvenin yeniden inşası,
Hukukun üstünlüğü,
Liyakatli kamu yönetimi,
Üretim odaklı ekonomi,
Şeffaf ve denetlenebilir yönetim anlayışından geçtiğini belirterek, yönetim kalitesi güçlendikçe ekonomi, hukuk ve sosyal yaşamın birlikte yeniden istikrar kazanacağını söyledi.











