“Timsah Gözyaşları Dökmeyin, Hesap Verin!”
Türk Sağlık-Sen Ordu Şube Başkanı Fatih Galender Zengin, memur ve işçi maaşlarının karşılaştırılmasına sert tepki gösterdi: “İşçinin aldığı ücrete değil, memurun neden hak ettiği ücreti alamadığına bakın!”

Türk Sağlık-Sen Ordu Şube Başkanı Fatih Galender Zengin, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında yaptığı belirtilen maaş karşılaştırmasını eleştirdi. Memur-Sen’in 2010 yılından bu yana yetkili sendika olduğunu hatırlatan Zengin, memurların ekonomik kayıplarının sorumluluğunun başka çalışan gruplarında aranamayacağını söyledi.
“MEMUR 66 BİN, İŞÇİ 96 BİN TL ALIYORSA SORUMLUSU KİM?”
Ali Yalçın’ın KPDK toplantısında en düşük memur maaşını 66 bin TL, taşerondan kadroya geçen işçilerin tediye ve ikramiyeler dâhil ücretini ise 96 bin TL olarak ifade ettiğini belirten Zengin, bu karşılaştırmanın asıl sorunu gölgelediğini savundu.
Zengin, “2010 yılından bu yana yetkili olan bir sendikanın genel başkanı, bugün memurun neden bu maaş seviyesine mahkûm edildiğini açıklamak yerine neden işçinin ücretini gündeme taşıyor?” diye sordu.
“ÖNCE TOPLU SÖZLEŞME MASASINDAKİ İMZALARINIZIN HESABINI VERİN!”
Memurun haklarını savunmak amacıyla toplu sözleşme masasına oturan sendikaların, elde edilen sonuçlardan da sorumlu olduğunu vurgulayan Zengin, şöyle konuştu:
“Memurun hakkını savunmak için toplu sözleşme masasına oturanlar, önce kendi imzalarının ve aldıkları kararların hesabını kamu çalışanlarına vermelidir. Memur, emeğinin karşılığını alamıyorsa bunun sorumluluğunu başka bir emekçinin aldığı ücrette aramak doğru değildir.”
“İŞÇİ ÇOK ALDIĞI İÇİN MEMUR AZ ALMIYOR!”
İşçi ve memurların karşı karşıya getirilmesine karşı olduklarını belirten Zengin, işçilerin sendikal mücadeleyle elde ettiği kazanımların tartışma konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.
“İşçi kardeşlerimiz çok aldığı için memur az almıyor. İşçi kardeşlerimiz, sendikal mücadeleleriyle haklarını alıyor. Burada sorgulanması gereken, memurun emeğinin neden karşılığını bulamadığı ve yetkili sendikanın bu konuda ne yaptığıdır.”
Zengin, işçilerin alın terine de memurların emeğine de saygı duyduklarını ifade ederek ücret tartışmaları üzerinden kamu çalışanları arasında ayrışma yaratılmasına, iş barışının bozulmasına ve çalışanların birbirine karşı konumlandırılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
“YILLARDIR YETKİLİ OLMANIN SORUMLULUĞU VAR!”
Yetkili sendikaların başarıları kadar başarısızlıklarının da hesabını vermesi gerektiğini dile getiren Zengin, memurların ekonomik geleceğini savunmakla sorumlu olanların önce mücadelelerinin sonuçlarını açıklaması gerektiğini söyledi.
Zengin, “Yıllardır yetkili olmanın sorumluluğu, başarıyı sahiplenmek kadar başarısızlığın hesabını vermeyi de gerektirir.” dedi.
Kamu çalışanlarının söylemlerden çok somut kazanımlara bakması gerektiğini belirten Zengin, sendikal yetkinin gerçek karşılığının memurun sofrasına, cebine ve çalışma hayatına yansıyan sonuçlarla ölçülebileceğini ifade etti.
“SENDİKACILIK, BAŞKASININ KAZANCINI TARTIŞMAK DEĞİLDİR!”
Türk Sağlık-Sen ve Türkiye Kamu-Sen olarak amaçlarının bir emek grubunun kazancını azaltmak değil, bütün kamu çalışanlarının hak ettiği ücrete kavuşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Zengin, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim anlayışımızda sendikacılık, başkasının kazancını tartışmak değil, kendi üyelerinin hakkını almaktır.”
“TİMSAH GÖZYAŞLARINA DEĞİL, GERÇEK MÜCADELEYE İHTİYAÇ VAR!”
Açıklamasının sonunda Memur-Sen yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Zengin, memurlara da çağrıda bulundu:
“Timsah gözyaşlarına değil, emeğin hakkını teslim eden gerçek mücadeleye ihtiyaç var!
Memur artık şu soruyu sormalıdır: Yetki verdiğim sendika, benim için ne yaptı ve toplu sözleşme masasında hangi kazanımları elde etti?
Çünkü yetki bir makam değil, memurun hakkını koruma sorumluluğudur.”











