Ordu Günleri mi, Belediyeler Panayırı mı?
İstanbul'da 15'incisi düzenlenen Ordu Günleri, bu kez tanıtım anlayışıyla tartışma konusu. Belediye stantlarının ağırlığı ve farklı illere ait ürünlerin satışı, “Ordu bu organizasyonun neresinde?” sorusunu gündeme taşıdı.

Ordu Valiliğinin himayesinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekler Federasyonu (ORDEF) iş birliğiyle İstanbul'da düzenlenen 15. Ordu Günleri, görkemli açılış töreninin gölgesinde kalan önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
“Yeşil ve Mavinin Başkenti Ordu Burada İstanbul'da” sloganıyla gerçekleştirilen organizasyonun, Ordu'nun kültürel ve gastronomik değerlerini tanıtma amacından uzaklaştığı yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor.
Etkinlik alanında belediyelere ayrılan stantların ağırlığı ve Türkiye'nin farklı şehirlerine ait ürünlerin satışa sunulması, organizasyonun giderek Ordu tanıtımından çok genel bir satış panayırına dönüştüğü izlenimini yaratıyor.
ORDU GÜNLERİ Mİ, ORDU BELEDİYE GÜNLERİ Mİ?
Organizasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin stantlarının etkinlik alanındaki belirgin ağırlığı.
Ordu'nun 19 ilçesinin yerel yönetimlerinin tanıtım faaliyetleri elbette önemli. Ancak belediye stantlarının bu denli ön plana çıkması, etkinliğin asıl amacının ne olması gerektiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Ordu'nun kültürünü, tarihini, gastronomisini, sanatını ve üretim değerlerini İstanbul'a taşımak amacıyla düzenlenen bir organizasyonun belediyelerin kurumsal tanıtım alanına dönüşmesi ne kadar doğru?
Ortaya çıkan tablo karşısında şu soruyu sormamak mümkün değil:
Adı Ordu Günleri ama görünümü neden Ordu Belediye Günleri?
ANTEP'TEN KARS'A HER ŞEY VAR, PEKİ ORDU NEREDE?
Etkinlik alanındaki ürün çeşitliliği de eleştirilerin merkezinde yer alıyor.
Giriş bölümünden itibaren Gaziantep ve Kilis mutfağına ait ürünler, Erzincan tulum peyniri, Kars kaşar peyniri, Gümüşhane pestili, Artvin kömesi ve Bursa kestane şekeri gibi Türkiye'nin farklı bölgelerine özgü lezzetlerle karşılaşmak mümkün.
Türkiye'nin farklı şehirlerine ait ürünlerin tanıtılması elbette başlı başına bir sorun değil. Ancak adı “Ordu Günleri” olan bir organizasyonda bu ürünlerin öne çıkması, Ordu'nun yöresel yemeklerinin ise sınırlı alanlarda bulunması, etkinliğin kimliğinin sorgulanmasına neden oluyor.
Ordu mutfağının zenginliği ortadayken, başka illerin gastronomik ürünlerinin ağırlık kazanması nasıl açıklanabilir?
ORDU'NUN ZENGİN MUTFAĞI NEDEN GERİ PLANDA?
Ordu; pancar çorbası, pancar sarması, melocan kavurması, sakarca kayganası, galdirik kavurması, mısır ekmeği, turşu kavurması, fındıklı ürünleri ve daha birçok yöresel lezzetiyle güçlü bir gastronomi kültürüne sahip.
Üstelik Ordu'nun yalnızca yemekleri değil; el sanatları, yerel üreticileri, tarihi mirası, yayla kültürü ve geleneksel yaşam biçimi de tanıtılmayı bekliyor.
Böylesine zengin bir kültürel birikimin bulunduğu şehir adına düzenlenen organizasyonda, Bayşta fındık, balık, bal, kivi olmak üzere Ordu'ya özgü değerlerin neden daha güçlü ve belirleyici biçimde sunulmadığı önemli bir soru olarak ortada duruyor.
Ordu Günleri, başka şehirlerin ürünlerinin satıldığı sıradan bir fuar mı olmalı, yoksa Ordu'nun kendine özgü değerlerini Türkiye'ye tanıtan prestijli bir kültür buluşması mı?

GÖRKEMLİ AÇILIŞ, TARTIŞMALI TANITIM
Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen 15. Ordu Günleri'nin resmi açılışı, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Fuar ve Etkinlik Alanı'nda gerçekleştirildi.
Açılışa Ordu Valisi Muammer Erol, AK Parti Ordu Milletvekilleri Mustafa Hamarat ve İbrahim Ufuk Kaynak, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ilçe belediye başkanları, İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, ORDEF Başkanı Necati Özdemir ve çok sayıda davetli katıldı.
Ordu tanıtım filmi ve halk oyunları gösterisiyle başlayan programda birlik, beraberlik ve memleket sevgisi mesajları verildi.
ORDEF Başkanı Necati Özdemir, İstanbul'un Ordulular için ikinci memleket haline geldiğini belirterek dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ise “Ordu, resimlere sığmayacak güzellikte bir şehir” sözleriyle herkesi Ordu'nun doğal güzelliklerini keşfetmeye davet etti.
Ancak açılışta verilen güçlü tanıtım mesajlarıyla etkinlik alanındaki ticari ve kamu ağırlıklı görünüm arasındaki farklılık, organizasyonun geleceği açısından değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıktı.
15 YILDA PRESTİJ Mİ KAZANDI, PANAYIRA MI DÖNÜŞTÜ?
Ordu Günleri, 15 yıllık geçmişiyle artık yalnızca bir hemşehri buluşması olmanın ötesine geçmesi beklenen bir organizasyon.
Bu süre içerisinde etkinliğin daha nitelikli, daha özgün ve Ordu'nun turizm hedeflerine daha güçlü katkı sunan bir yapıya kavuşması beklenirken, bugünkü görünüm organizasyonun prestijinin aşındığı yönündeki eleştirileri beraberinde getiriyor.
Elbette belediyelerin çalışmalarını tanıtması, esnafın ürünlerini satması ve hemşehrilerin bir araya gelmesi önemli. Ancak bütün bunların merkezinde Ordu'nun kendisinin bulunması gerekiyor.
Bir şehrin tanıtım etkinliğinde o şehrin değerleri ikinci planda kalıyorsa, organizasyonun amacına ne ölçüde ulaştığı sorgulanmalıdır.
ORDEF'E VE ORGANİZASYON PAYDAŞLARINA SORULAR
Ordu Valiliğinin himayesinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve ORDEF iş birliğiyle gerçekleştirilen organizasyonun geleceği açısından yanıt bekleyen sorular bulunuyor:
Ordu Günleri'nde stantların ne kadarı Ordu'ya özgü ürün ve kültürel değerlere ayrılıyor? Ordu'nun marka olmuş firmaları niye yok?
Farklı illerin ürünlerinin satışına hangi ölçütlerle izin veriliyor?
Ordu'nun yöresel yemekleri, yerel üreticileri ve kültürel mirası neden organizasyonun merkezinde daha fazla yer almıyor? Keşkek, pancar çorbası, ısırgan çorbası ile mi Ordu gastronomisi öne çıkacak?
Belediye stantlarının ağırlığı, etkinliğin temel tanıtım amacını gölgeliyor mu?
On beş yıllık organizasyonun prestijini yükseltmek için yeni bir tanıtım modeli düşünülüyor mu?
ORDU GÜNLERİ'NİN MERKEZİNDE YİNE ORDU OLMALI
İstanbul'daki Orduluların memleketleriyle bağlarını güçlendiren bu organizasyonun sürdürülmesi kuşkusuz önemli.
Ancak Ordu Günleri'nin başarısı yalnızca açılışa katılan protokol üyelerinin sayısıyla, kurulan stantlarla veya yapılan satışlarla ölçülmemeli.
Asıl başarı, İstanbul'da yaşayan bir ziyaretçinin etkinlikten ayrılırken Ordu'nun kültürünü ne kadar tanıdığı, yöresel değerlerini ne kadar keşfettiği ve bu şehri ziyaret etmek için ne kadar istek duyduğuyla ölçülmeli.
Çünkü Ordu Günleri'nin amacı Türkiye'nin bütün yöresel ürünlerini İstanbul'da buluşturmak değil, Ordu'yu bütün değerleriyle Türkiye'ye tanıtmak olmalı.
15. Ordu Günleri, 18 Ekim Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.













