SOFRA…
- BAYRAM AYBASTI

- 17 Şub
- 1 dakikada okunur

Ünlü biri sofraya oturuyor.
Video açılıyor.
Milyonlar izliyor.
Masada ne var?
Yemek.
Gösteriş.
Işık.
Filtre.
Altına yorumlar:
“Harikasın…”
“Efsane…”
“Bayıldım…”
Oysa bizim kültür çoktan söylemişti aslında:
Zenginin malı fakirin ağzını yorarmış.
Bugün olan tam da bu.
O sofraya oturma ihtimali olmayan insanlar, o sofrayı konuşuyor.
Tabakları sayıyor.
Fiyat tahmini yapıyor.
Hayranlıkla izliyor.
Ağız yoruluyor.
Hayat değişmiyor.
Aynı gün biri çıkıyor:
Deprem diyor.
Sağlık diyor.
Eğitim diyor.
Güvenlik diyor.
Sessizlik.
Çünkü deprem eğlendirmiyor.
Sağlık izlenme getirmiyor.
Eğitim dikkat çekmiyor.
Gerçekler parlak değil.
Sosyoloji bunu uzun uzun anlatır:
Gösteri büyür, sorumluluk küçülür.
Psikoloji daha kısa söyler:
Haz kolaydır.
Vicdan emek ister.
Ve o atasözünün devamını biz yazıyoruz artık davranışlarımızla:
Zenginin malı sadece fakirin ağzını değil, zamanını da yoruyor.
Dikkatini de yoruyor.
Gerçeklerden koparıyor.
Sonra soruyoruz:
“Neden bu kadar yüzeysel olduk?”
Cevap basit.
Sofrayı seyretmeye devam edersen,
enkazı konuşacak mecâlin kalmaz.
Ne izliyorsak oyuz demek ki?











