Ordu Devlet Hastanesi İçin Alarm: “Hastaneye Yetiştiremedik Demeyelim!”
Ordu Devlet Hastanesi önünde hekimler, sağlık çalışanları ve hasta yakınları tek ses oldu. Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Çağlar Yıldırım, şehir merkezindeki hayati sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin çarpıcı sorular yöneltti: “2015’te hastane yıkılmadan yenisi yapılabiliyordu. Bugün ne değişti?”

Ordu Şehir Hastanesi'nin açılışına yönelik hazırlıklar sürerken, Ordu Devlet Hastanesi'nin geleceğiyle ilgili tartışmalar büyüyor. Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Op. Dr. Çağlar Yıldırım, Ordu Devlet Hastanesi önünde düzenlediği basın açıklamasında, şehir merkezindeki acil servis, ameliyathane, anjiyografi ve yoğun bakım hizmetlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamaya çok sayıda doktor, sağlık çalışanı ve hasta yakını destek verdi. Hasta yakınları da söz alarak özellikle acil sağlık hizmetlerine hızlı ulaşabilmek için Ordu Devlet Hastanesi'nin önemli birimleriyle hizmet vermeye devam etmesini istedi.
“HASTANEYE YETİŞTİRİLEMEDİ HABERLERİYLE KARŞILAŞMAK İSTEMİYORUZ”
Konuşmasında Ordu Şehir Hastanesi'nin önemli bir yatırım olduğunu ve kentin sağlık kapasitesini artırmasını istediklerini belirten Yıldırım, bu yatırımın mevcut hastanenin hayati hizmetlerinin şehir merkezinden kaldırılması anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.
Yıldırım, sağlık hizmetlerinde ulaşım süresinin yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bir hastanenin değeri, yalnızca yatak sayısıyla ölçülmez. Vatandaşın acil durumda o hastaneye ne kadar hızlı ulaşabildiği de en az yatak sayısı kadar önemlidir.”
Kalp krizi, ağır kanama ve ciddi yaralanmalarda dakikaların bile belirleyici olduğunu vurgulayan Yıldırım, uyarısını şu sözlerle sürdürdü:
“Bir gün ‘Hastaneye yetiştirilemedi’ haberleriyle karşılaşmak istemiyoruz. Kalp krizi, ağır kanama veya ciddi yaralanma nedeniyle yaşanabilecek yaşamsal kayıplardan sonra ‘Keşke’ dememek için bugün gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz.”
13 AMELİYATHANE, ANJİYO VE YOĞUN BAKIM: BU KAPASİTE NE OLACAK?
Ordu Devlet Hastanesi'nin yalnızca poliklinik hizmeti veren bir sağlık kuruluşu olmadığını hatırlatan Yıldırım, hastanenin mevcut kapasitesine dikkat çekti.
Yıldırım'ın verdiği bilgilere göre hastanede 13 ameliyathane, cerrahi yoğun bakım, kardiyoloji ve koroner yoğun bakım hizmetleri, anjiyografi ünitesi, acil servis, tomografi, MR, ultrason, gastroskopi ve kolonoskopi üniteleri bulunuyor.
Hastanede kalp ve damar cerrahisi ameliyatları, kanser operasyonları ve büyük cerrahi müdahalelerin gerçekleştirildiğini belirten Yıldırım, kalp krizi geçiren hastalara acil anjiyografi uygulanabildiğini; trafik kazaları, yüksekten düşmeler, bıçaklanma ve ateşli silah yaralanmaları gibi ağır vakalarda acil cerrahi müdahale yapılabildiğini anlattı.
Bu kapasitenin deneyimli hekimlerin, hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının yıllara dayanan emeğiyle oluşturulduğunu vurgulayan Yıldırım, şehir merkezindeki bu altyapının kaybedilmesinin önemli bir hizmet birikiminin de kaybedilmesi anlamına geleceğini söyledi.
“GECE 23.00’TEN SONRA VATANDAŞ HASTANEYE NASIL GİDECEK?”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri de ulaşım sorunuydu.
Ordu Şehir Hastanesi'nin şehir merkezine yaklaşık 8–10 kilometre uzaklıkta olduğunu belirten Yıldırım, trafik yoğunluğu, yol koşulları ve olağanüstü durumların acil hasta ulaşımını nasıl etkileyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Belediyeden edinildiği belirtilen bilgilere göre şehir hastanesinden dönüş yönündeki son toplu taşıma seferinin saat 23.00 civarında olduğunu aktaran Yıldırım, şu soruları yöneltti:
“Gece 23.00’ten sonra şehir hastanesine vatandaş nasıl ulaşacak? Özel aracı olmayan yaşlılarımız, engelli bireylerimiz ve ekonomik güçlük yaşayan ailelerimiz ulaşımı nasıl sağlayacaktır?”
Şehir merkezinden şehir hastanesine taksi ücretlerinin 800–1.000 TL arasında olduğunu da ileri süren Yıldırım, sağlık hizmetine erişimin yalnızca tedavi almakla sınırlı olmadığını, vatandaşın hastaneye zamanında ve ekonomik olarak ulaşabilmesini ve tedavi sonrasında evine dönebilmesini de kapsadığını vurguladı.
“2015’TE YIKMADAN YAPILABİLİYORDU, BUGÜN NE DEĞİŞTİ?”
Yıldırım'ın açıklamasında en çok dikkat çeken başlıklardan biri, 2015 yılında Ordu Devlet Hastanesi için hazırlanan yeni hastane projesi oldu.
O dönemde hastanenin yılda 1,5 milyondan fazla poliklinik hizmeti verdiğinin ve mevcut fiziki kapasitenin yetersiz kaldığının açıklandığını hatırlatan Yıldırım, hazırlanan projeye ilişkin ayrıntıları paylaştı.
Proje bilgilerine göre mevcut hastanenin arkasındaki otopark ve helikopter pisti alanına 11 katlı, 450 yataklı yeni bir hastane yapılması planlanıyordu.
Üstelik mevcut hastane, yeni bina tamamlanıncaya kadar hizmet vermeye devam edecekti.
Yıldırım, kendilerine aktarılan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı tarafından milyonlarca lira harcanarak hazırlatılan projenin, sağlık hizmetleri kesintiye uğramadan uygulanabilecek şekilde tasarlandığını belirtti.
Yeni bina tamamlanıp hizmetler güvenli şekilde taşındıktan sonra eski blokların bulunduğu alanın yeniden düzenlenmesi öngörülüyordu.
Bu düzenleme kapsamında 2.000 araçlık katlı yer altı otoparkı, refakatçi oteli, sosyal alanlar, yürüyüş yolları, basketbol sahası ve kamelyalar yapılması planlanmıştı.
Yıldırım, 2015 yılında verilen sözleri hatırlatarak yetkililere seslendi:
“2015 yılında mevcut hastane yıkılmadan hemen arkasına yeni hastane yapılabiliyordu da bugün ne değişti?”
“ARAZİ Mİ DEĞİŞTİ, ZEMİN Mİ DEĞİŞTİ?”
Yıldırım, geçmişte hazırlanan projenin bugün neden uygulanamadığının teknik belgelerle açıklanmasını istedi.
“Arazi mi değişti? İmar koşulları mı değişti? Zemin açısından yeni bir engel mi ortaya çıktı? O gün hazırlanan yerleşim planını bugün uygulanamaz hâle getiren teknik gerekçe nedir?”
Hastanenin hayati birimlerinin geleceği konusunda da açıklama beklediklerini belirten Yıldırım, mevcut hizmetlerin kesintiye uğramaması gerektiğini vurguladı.
2015 yılında hazırlanan projenin çizim maliyetinin, ihale iptalinin ardından neden tamamlanmadığının ve bugünkü planlamanın teknik gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
“TRABZON’DA, RİZE’DE OLUYOR DA ORDU’DA NEDEN OLMUYOR?”
Ordu Devlet Hastanesi'nin şehir merkezinde bağımsız ve güçlü bir ikinci basamak hastane olarak korunması gerektiğini savunan Yıldırım, komşu illerdeki uygulamaları örnek gösterdi.
Trabzon'da Fatih Devlet Hastanesi'nin yenilenerek hizmet vermeye devam ettiğini, Rize'de ise şehir hastanesi açıldığında Rize Devlet Hastanesi'nin şehir merkezinde bağımsız olarak hizmetini sürdürmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
Yıldırım, “Trabzon'da ve Rize'de mümkün olan Ordu'da neden mümkün olmasın?” diye sordu.
Sağlık Bakanlığı'nın 2025 verilerine de değinen Yıldırım, Türkiye genelinde kişi başına yıllık hekime başvuru sayısının 13,2, Doğu Karadeniz'de ise 14,6 olduğunu belirterek bölgedeki yoğun sağlık hizmeti ihtiyacına dikkat çekti.
İkinci basamak devlet hastaneleriyle üçüncü basamak eğitim ve araştırma hastanelerinin birbirini tamamladığını söyleyen Yıldırım, şehir merkezindeki güçlü bir devlet hastanesinin korunmasının yeni şehir hastanesinin yoğunluğunu yönetmeye de katkı sağlayacağını dile getirdi.
HASTA YAKINLARI DA SES YÜKSELTTİ
Basın açıklamasına katılan hasta yakınları da Ordu Devlet Hastanesi'nin geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Özellikle acil durumlarda şehir merkezindeki hastaneye kısa sürede ulaşabilmenin önemine dikkat çeken vatandaşlar, hastanenin acil servis ve diğer önemli sağlık birimleriyle hizmet vermeyi sürdürmesini istedi.
Doktorlar, sağlık çalışanları ve hasta yakınlarının destek verdiği açıklamada, Ordu Şehir Hastanesi'nin açılmasına karşı çıkılmadığı, ancak yeni yatırımın mevcut sağlık kapasitesinde kayba yol açmaması gerektiği mesajı öne çıktı.
“ÖNCE YENİ HASTANE YAPILSIN, SONRA ESKİ BİNALAR DEĞERLENDİRİLSİN!”
Ordu milletvekillerine, Sağlık Bakanlığına, yerel yöneticilere ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Yıldırım, 2015 yılında hazırlanan projenin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Şehir merkezindeki acil servis, anjiyografi, ameliyathane, yoğun bakım ve ileri tanı hizmetlerinin kamu sağlık kuruluşu bünyesinde kesintisiz devam etmesinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Yıldırım, çözüm önerisini şu sözlerle açıkladı:
“Önce güvenli yeni hastane yapılsın, hizmetler güvenle taşınsın; ardından eski binalar hakkında bilimsel raporların gerektirdiği işlemler yapılsın!”

“BUGÜN SAĞLIKLIYIZ AMA YARIN NE OLACAĞINI BİLEMEYİZ!”
Konuşmasının sonunda Ordu Devlet Hastanesi'nin binlerce insanın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Yıldırım, hastanenin ameliyathanelerinde, yoğun bakımlarında ve servislerinde yıllardır verilen sağlık mücadelesine dikkat çekti.
“Bu hastanenin koridorlarında binlerce insan şifa buldu. Ameliyathanelerinde nice insan yeniden hayata tutundu. Yoğun bakımlarında annelerimiz, babalarımız ve evlatlarımız yaşam mücadelesi verdi.”
Ordu Devlet Hastanesi'nin geleceğinin bütün Ordu halkını ilgilendirdiğini belirten Yıldırım, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bugün sağlıklı olabiliriz; yarın hangimizin veya hangi yakınımızın acil müdahaleye ihtiyaç duyacağını bilemeyiz.
Ordu Şehir Hastanesi şehrimizin kazanımı olsun. Ordu Devlet Hastanesi de güvenli, güçlü ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmaya devam etsin.
2015’te mevcut hastane yıkılmadan yenisi yapılabiliyordu. Bugün ne değişti?
Ordu Devlet Hastanesi korunsun! Şehir merkezinde hayati sağlık hizmetleri devam etsin!”












