top of page

ORDU, DEPREME NE KADAR HAZIR?

Güncelleme tarihi: 9 May


ree

Bir kez daha gördük ki, deprem anında insanlarımız evlerinden dışarı çıkmayı tercih ediyor.

Tabii, depremin ani ve sarsıcı etkisi hepimizin korkmasına sebep oldu.

Doğal olarak, her korkuda olduğu gibi bilinçaltımız bize düşüncelerimize yerleşeni yapmamızı sağlar; mantıklı ve bizi bu kararı almaya yönlendirir.

Peki, bilinçaltımızda yatan endişelerimiz neler? Sanırım ilk akla gelen, evimizin çökeceği düşüncesi.

Özellikle apartmanlarda oturanlar, binanın çökebileceğinden endişe eder ve dışarıda daha güvende olacaklarını düşünürler.

Oysa ki dışarı çıkmaya çalışırken merdivenler, koridorlar veya balkonlar daha riskli değil mi?

Birçoğumuz geçmiş deneyimlerimizden ya da çevremizden gördüklerimizden dolayı, deprem anında dışarı kaçmanın doğru bir hareket olduğunu düşünürüz. Fakat, uzmanlar ve kamu spotları "sarsıntı geçmeden bulunduğunuz yeri terk etmeyin" diye özellikle uyarır; dışarı kaçmanın çok tehlikeli olduğunu vurgularlar.

ÇÖK-KAPAN-TUTUN…

Deprem anında en güvenli hareket, içeride kalıp "ÇÖK-KAPAN-TUTUN" yöntemini uygulamaktır. Bu, sağlam bir masa altı gibi korunaklı bir yerde beklemek, çok daha mantıklı bir tavsiyedir.

Peki bizler ne yapıyoruz? Tam tersini!

Evler artık bizim en güvenli limanlarımız değil mi?

Deprem anında o kadar risk varken, uzmanları dinlemeden neden dışarı kaçıyoruz?

Uzmanları dinlemeden, neden güvensiz yapılar inşa ediyoruz?

Denetimler neden caydırıcı değil?

Sahi, uzmanları ne zaman dinledik ki?

BİREYSEL ÖNLEMLER…

Deprem, önceden haber vermez, ancak önlem almak tamamen bizim elimizde! Eğer zamanında doğru önlemleri almazsak, sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi de büyük bir tehlikeye atmış oluruz. Sonrasında ise "keşke" demek hiçbir şeyi geri getirmez.

Şu anda hazırlıklı olmak, bilinçli hareket etmek ve deprem güvenliği kurallarını uygulamak, hem kendi hayatımızı hem de sevdiklerimizin hayatını kurtarabilir.

Üzülmemek, acı yaşamamak için, önceden sorumluluk almamız şart. Ben de kendimce aşağıdaki önlemleri almak için hemen harekete geçeceğim:

*Oturduğum binanın dayanıklılığını, yetkili birimlere kontrol ettirip, depreme dayanıklı olup olmadığından emin olacağım.

*Evimdeki dolap, raf, televizyon gibi eşyaları duvara sabitleyeceğim.

*Acil durum çantası hazırlayıp, içine su, tuz, şeker, metal düdük, yiyecek, ilaç, fener, pil ve kimlik belgelerimi koyacağım.

*Bulunduğum yerdeki en güvenli yerleri belirleyip, ara sıra sevdiklerimle tatbikat yapacağım.

*Belli aralıklarla, deprem sırasında ve sonrasında nerede buluşacağımızı ailemle konuşup kararlaştıracağım.

*Olası bir olumsuzluk durumunda, olası bir yangın riski için soba, kalorifer, gaz vanaları ve elektrik sigortalarını nasıl kapatacağımı öğrenip hazırlıklı olacağım!

Kendimce yukarıda sıraladığım önlemlerin dışında eksiklerimi bulunduğum yerin yetkililerinden en kısa sürede öğrenip, bizleri doğru şekilde yönlendirmelerini rica edeceğim!

Hepimiz üzerine düşeni yaparsa, bilinçli olursa ve oto kontrol sistemi gelişirse, deprem gibi doğal afetleri daha kolay atlatabiliriz, değil mi?

JAPONYA…

Ne zaman deprem olsa aklıma Japonya gelir.

Japonya’da depremler çok sık ve genellikle daha büyük olmasına rağmen, can kaybı çoğu zaman çok az olur. Çünkü Japonya’da binalar, deprem yönetmeliğine taviz verilmeden çok sıkı bir şekilde yapılır.

Bu nedenle, Japonya’da 7-8 büyüklüğündeki depremlerde can kaybının az olması tesadüf değildir!

Acaba neden bizler gibi olamıyoruz?

Acaba şehrimizdeki risk ne kadar ve deprem karşısında ne kadar hazırız?

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page