GENÇLİK

TV stüdyolarında, sokaklarda, kafelerde kızlı erkekli bir sürü genç adeta robot gibiler, ne olsa gülüyor ne olsa alkışlıyorlar, ama kültür, sanat, bilim, tarih ve siyaset konuşulduğunda dona kalıyorlar, susuyorlar. Gençlik bitmiş binilmiş alamete gidiliyor bilinmeyene!
Bilimden yoksunlar, ideal tükenmiş, hedefleri yok olmuştur.
Atatürk hangi gençliğe güvenip onlarla övünmüş, Cumhuriyeti emanet etmişti? Bir oturun bin düşünün… Dünyada benzeri var mı gençliğe hitabe gibi mükemmel bir yapıt. Burada belirtmeden geçmemek gerekir, gençliğe güvenmeyen politikacılardır. Peki, gençlik olumsuz duruma nasıl geldi ya da getirildi; ekonomik olumsuzluk, eğitim birliğinin bozulması ve paralı eğitim.
Bilişim teknolojisinin çirkin yayıncılığı, ahlaksızlığı ve özentiyi beslemesi sonucu aileler çocuklarını koruyamaz diyalog kuramaz hale gelmiştir. Sistem; insanı, sanatı, sanatçıyı mal haline getirmiştir. Sanatçı alınır satılır olmuş yapılan işlerin içi boştur. Öyleyse insanlar niçin içi boş ve kalitesiz işler yapıyor. Elbette yaşam mücadelesi ve ihtiyaçlardan kaynaklıdır.
Oysa sanatçı, yaptığı işe göre toplumda saygın, seçkin olmanın yanı sıra iyi örnek olmak zorundadır, halkı bilinçlendirme görevi vardır. Görsel iletişim araçlarındaki yozlaşmalar nedeniyle sanat adına mankenlik ve sunuculuk yapan kesimi vurmuştur. Para kazanım adına kimileri soytarılık yapmaktadırlar. Sanat ve sanatçı duygulardan yoksun kişiler yıllardır pişirilerek evlerimize TV aracılığıyla servis yapılarak sokulmaktadır, bu anlayış tiksindiricidir. Özel TV’de boy gösteren ve sanat adına işler yaptığını düşünen bazıları soysuzca, ahlaksızca hayat sürmektedirler. Bu onların özel tercihleridir ancak benim evimin içine girmemelidir.
Bu tarz yaşamı tercih benimsemiş olabilirler taraf olmadığım yanı yaşanan çirkinliklerin TV aracılığıyla topluma güzellikmiş gibi sunulması düşündürücüdür. Suçlu ise sistemdir, toplumun özellikle de gençliğin uyutulmasını isteyen siyasilerdir. Kuram ve kuralsız yayın yapan özel TV sahipleridir. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu denli ilkesiz yayıncı kuruluş yoktur.
Halkın bilgilendirilmesi ve kültür adına kayda değer yayın yok gibidir. Kadınlara yönelik yayın programları tiksindiricidir.
Eğitim ve öğretimden yoksun, ekonomik yaptırımlar sonucu yoksullaşan ve işsiz kalan gençlik gördüğü kötü örneklere özenerek hayal aleminde yaşatılmaktadır. Kadınlara yönelik programlar utanç boyutlarındadır, bu tarz programları sunan kişilerin işin niteliğini sulandırmaktadırlar.
Gençlerin geleceklerine dair plan ve programlar yapılmalıdır, ailelere, eğitimcilere ve siyasetçilere sorumluluk düşmektedir. Gençler, hayata ve siyasetçilere daha ciddi bakmalı ve sorgulamalıdırlar, gelecekleri buna bağlıdır. Gençlerin duyarlılığı siyasilerin daha ciddi yasalar çıkarmaları bakımından önemlidir. Çünkü İşsiz kesimi oluşturmaktadırlar, İstismara en açık kesimdirler, Gelecek kaygısı yaşamaktadırlar
Gençlerin yaşadığı olumsuzlukların; 1.ayağı eğitimsizlik ve cehalet,2.ayağı ekonomik adaletsizlik,3.ayağı işsizlik,4.ayağı çaresizlik ve yalnızlık,5.ayağı sorumsuzluk ve adamsendeciliktir,
Sorunlar yumağı içerisinde gençlerimiz heba olmaktadırlar. Gençlerine yatırım yapmayan ve ciddi önlemler almayan Ulusların geleceği de yoktur.
Her şeye gülen, alkış tutan gençlik yerine kültürle, sanatla, bilimle tarihle ve siyasetle donatılan duyarlı gençlik yaratılmalıdır.
Bu anlamda aileye, eğitimciye, sanatçıya ve siyasetçilere büyük sorumluluk düşmektedir.
Unutulmamalıdır.
Yarınlar bu gençlerindir.











