Gariplik Yok mudur?
- EKREM KARADAĞ

- 12 saat önce
- 1 dakikada okunur

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran M. Kemal Atatürk’ün ölümü sonrasında 12 yıl İsmet İnönü 1950 tarihine kadar yoksullukla yoklukla mücadele etmiş, ülkemizi 2. Dünya Savaşının dışında tutarak yönetmiştir. 1950 yılında çok partili demokrasiye geçmesine öncülük etmiştir.
1950 yılı Ulusumuz Atatürk devrimlerinin kemirilmesinin ve karşı devrim girişimlerinin başlangıcıdır.
Teslimiyetçi ve beceriksiz Osmanlı padişahları artıklarının türediği süreç yaşanarak ulusumuz tam bağımsızlığını kaybetmiştir.
10 yıl Menderes, 15 yıl Demirel, 10 yıl Özal, 10 yıl Çiller ve Mesut Yılmaz ve 24 yıl Erdoğan yönetmektedir.
Ulusumuzun kurumları fabrikaları, limanları, tarım ürünleri ve yeraltı madenlerimiz işgalci uluslara peşkeş çekilmiş talan ettirilmiştir.
Ne yazık ki insanların tüm bu yaşananlara seyirci kalması vahim olmakla beraber ekonomik, sosyal yıkım ve yoksulluğun yaşanmasının sorumlusu CHP diyorlar.
Pes doğrusu…
Oysa ülkemizi kuran iradenin devamı Bülent Ecevit iki kez üçer yıl iktidar olmuş, birincisinde zulüm gören halkı kurtararak Kıbrıs Türk devletini kurmuş, ikincisinde terör örgütü lideri ve bebek katili Öcalan’ın yakalanmasını sağlamıştır. Kıbrıs barış harekâtı ve sonrasında topraklarımızda afyon ekimi hususunda ABD yönetimine karşı geldiğinden ağır ambargo uygulanmıştır.
Dış güçlerle bazı iç sermaye ihanet odakları iş birliği yaparak yokluk ve kuyruklarla Ecevit iktidarının yıpranmasına vesile olmuşlardır. Uzun yıllar tüp kuyruğu söylem ve masallarıyla vatandaşların beyinlerini uyuşturmuşlardır.
Bu günlerde derin yoksulluk yaşanıyorsa bunların sorumluları sağcı iktidar mensuplarıdır.
Yaşananlarda sizce de bir gariplik yok mudur?











