Türkiye Zengin Millet Meclisi
- EKREM KARADAĞ

- 1 gün önce
- 1 dakikada okunur

Niçin Cumhuriyet neden demokrasi! Cumhuriyet; egemenliğin kişilere değil halka ait olmasıdır, egemenlik vatandaşa aittir, yöneticiler seçimlerle gelir ve giderler.
Demokrasi; temel insan hak ve özgürlüklerinin esas olduğu çoğunluk yönetimidir. Demokrasinin püf noktası temel insan hak ve özgürlüklerinde yatmakla beraber bu püf nokta olmazsa çoğunluk yönetiminden bahsetmek olası değildir. Öte yandan demokrasi bir açıklık rejimi olduğuna göre kimin ne yaptığını bilmek saman altından su yürütmek isteyenlere göz yumulmamasıdır.
İnsanların bu dünyada yaşayabilmeleri, barınabilmeleri, kaliteli eğitim alabilmeleri, seyahat edebilmeleri için üretmek ve ürettiklerini bölüşme biçimi ile faaliyetlerinden doğan ilişkilerin bütününe ekonomi denilmekte, tüm bunları devlet adına yöneten siyasetçilerdir.
Görülmüştür ki siyasetçilerin uyguladıkları maaş politikası adil değildir. Vatandaşların sosyal, kültürel, eğitim, sağlık ve ekonomi sorunlarını çözmek bakımından seçmiş olduğu milletvekilleri kendilerine yönelik imtiyazlı sosyal haklar ve mali haklara kavuşmuşlardır.
Şu gerçektir ki, hiçbirinin bu denli yüksek almalarına ihtiyaçları yoktur. Han-ı yağmayı yaşıyorlar, sanki devlet hazinesini düşman ganimeti olarak görüyorlar.600 milletvekili içerisinde 450 zengin iş insanı, diğerleri ise avukat, mühendis mimar, doktor ve toprak ağalarıdır.
Bu işte bir terslik söz konusudur, uyguladıkları ekonomi politikaları yoksulluğu daha da derinleştirmiştir.
Kendi sorunlarını çözmek üzere Türkiye Zengin Millet Meclisine gönderenler, işçi, işsiz, memur, emekli ve köylülerdir.
Büyük filmin adı demokrasi, oyunun tarafları ise asil sefiller ve zenginlerdir…
Böylesi utanılası filmden eşitlik, adalet ve hakça paylaşım çıkarma olanağı yoktur. Bu topraklarda ekonomik kriz yüksek enflasyon yoktur. Zenginlere servet aktarımı kamusal alanda israf vardır.
Şu üzücüdür ki, böylesi gelişmemiş toplumlarda hızla zenginleşenler daha zeki değillerdir, daha ahlaksızlardır…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca çatlayıncaya kadar yiyin.











