Fındık Trajedisi!
- EKREM KARADAĞ

- 13 Ağu
- 2 dakikada okunur

Geçmiş yıllarda fındık mevsimi Ağustos erkek ayı olarak söz edilirdi. Süregelen zaman içerisinde hem siyasetçiler hem de ticari oyunlar sonucunda fındık ayında eskisi gibi üreticinin erkekliği kalmamıştır. Fındık üreticileri yabancı FERRERO şirketinin oyuncağı olmuştur, lisansı iptal edilmelidir.
Adına en çok türkü yakılan ürün fındıktır, milli ekonomiye en fazla dolar kazandıran, üzerinde en çok oyun sergilenen, ancak bir avuç fındık ihracatçısı ile yabancı fındıkçı FERRERO şirketini doyuramayandır.
Fındık üreticilerinin birliği FİSKOBİRLİĞİN lağvedilmesi ve mal varlıklarının satılması sonrası sahipsiz bırakılan fındık üreticileri acımasız, zalim ve insafsız bazı fındık ihracatçı-tüccarların oyuncağı olmuşlardır.
Bir önceki sezonda TMO taban fiyat olarak 195 TL açıklamışsa da 350 TL'ye kadar alıcı bulan fındık ne acıdır ki, bir kaç ihracatçı vicdandan yoksun kişilerce 160 TL'ye kadar düşürülmüştür. Yoksul fındık üreticileri ekonomik zaaflarından yararlanılarak fiyat düşürülmesinde Avrupalı alıcılar bahane edilmektedir. Zira ihracatçı tüccarların büyük bir bölümü alivre satış yapmaktadır.
Hiçbir ihracatçı tüccar ve fındığı mamul hale getiren işletmeler zarar etmediği gibi bir kg fındıktan % 200 kar etmektedirler.
Oysa fındık çuvala girene kadar ki süreçte; bahçe budama, gübreleme, ilaçlama, ot tırpanlama, hasat işçi ücretleri, makine ile ayıklama ve yakıt giderleri üst üste konulduğunda fındığın 1 Kg maliyet fiyatı 300 TL'ye ulaşmaktadır.
2026 fındığı için açıklanan 250 TL zararına ve zoraki fındık ürünü gasp edilmek istenmektedir, iğrenç bir oyun sergilenmektedir. Serbest piyasa koşullarında tüccarlar fındığı 180 TL üzerinden alma planlama yapmaları ticari ahlaksızlıktır. Emekleri alın terleri çocuklarının gelecekleri bir avuç ahlaksızlarca heba edilmektedir. Acı gerçektir ki bu aymazlığa başta Cumhurbaşkanı ve bölge milletvekillerinin sessiz kalmaları düşündürücü değil utanç vesilesidir.
Üretilen hiçbir sanayi ürünü TV, bilgisayar, telefon, otomobil ve market malzemelerinin fiyatları üretenler ve satıcıları tarafından belirleniyorsa fındığın fiyatını da elbette üreticiler belirlemelidir.
M. Kemal Atatürk; "Türkiye’nin sahibi gerçek üretici olan köylüdür demiştir, o halde herkesten çok refah içinde olmalıdır, üretene saygısından dolayı köylü milletin efendisidir" demiştir.
Bu söylem ne kadar anlamlı ve de manidardır.
Bu vahim fındık fiyat politikaları ve entrikalarının analizini isterseniz dini açıdan yapmada yarar vardır. Bu kesimler için inanç zaten bir sömürü aracından öte bir şey ifade etmediği gibi, gümrükten mal kaçırırcasına iş görenler yoksul halk üzerinde asalak yaşam süren ihracatçı fındık tüccarları şunu iyi bilmelidirler, fındıkçıların haklarını haksız yere yiyorlar, yediriyorlar bu bir haksızlık, adaletsizlik ve günahtır.
Öte yandan bu hak etmediği paranın haram olduğudur. Yaşam boyu o işten haram yemiş olacaklardır, nesillerini de haram para ile besleyeceklerdir. Ayrıca da kazandığı haksız para onlarla ölene kadar bir yara ve acı olarak kalacaktır. Haksız yere ceplerini doldururlarken yoksul insanların ruhu onları takip edecek, başlarına belalar gelecek ve mahşerde iki elleri yakalarında olacaktır.
Alın teri ve emeği sömürdükleri aşikârdır.
Böylesi toplumlarda üreticilerin emeklerini gasp ederek hızla zenginleşen BAZI fındık ihracatçıları daha zeki insanlar değillerdir, tam tersi daha vicdansız insanlardır.











