Demokrasi Ve Ekonomi
- EKREM KARADAĞ

- 2 Ağu
- 1 dakikada okunur

Demokrasi; halkın kendilerini yönetecek kişileri kendi hür iradesiyle seçtikleri yönetim biçimidir. Kişilerin değil milletin egemenlik esasına dayanır.
Demokrasinin temel ilkesi bireyleri anayasada yazılı eşitlik ilkesinden yararlandırmaktır. Saman altından su yürütmek isteyenlere de göz yummamaktır.
Hiç şüphe yoktur ki, Atatürk’ ün hedeflediği demokrasi anlayışı saptırılarak milletin egemenliği yerini tek kişinin otoritesine dönüşmesi ülkenin hayrına olmamıştır.
Ekonomi; insanların bu dünyada yaşayabilmeleri, barınabilmeleri, eğitim alabilmeleri, beslenebilmeleri, seyahat edebilmeleri için çalışarak üretmek ve ürettiklerini bölüşme biçimi ve faaliyetlerinden doğan ilişkilerin bütününe ekonomi denilmektedir. Bölüşüm adaletsiz ve eşitsiz uygulanmaktadır.
Demokratik toplumlarda seçimler niçin yapılır halk kendilerini yönetecek ve ekonomilerini yönlendirecek belediye başkanları ve milletvekillerini ne amaçla seçiyorlar.
Elbette eğitim, sağlık, ekonomi ile güvenlik gibi temel sorunlarının çözümü huzur ve yaşam kalitelerini yükseltmek amaçlıdır. Halkın yaşadığı ekonomi verilerine bakıldığında böyle olmadığı görülmektedir.
Halk milletvekillerini kendi sorunlarının giderilmesi ve yasal düzenlemeler yapmak üzere seçmişse de derin yoksulluğu yaşamaktadır. Ortada bir terslik söz konusudur…
Bazı milletvekilleri seçildikleri an itibariyle halktan kopuyorlar, kendi çıkarları neyi gerektiriyorsa onu gerçekleştiriyorlar, imtiyazlı haklara kavuşuyorlar. Halkın değerli olduğu gün seçim günüdür. Ne acıdır ki eşitsiz ekonomi kuralsız demokrasi işletilmektedir.
60 yaşında her meslekten çalışarak emekli kişi bir dönem milletvekilliği yaptığında milletvekilliği emekliliğini hak etmektedir. Aynı kişiler tekrar seçildiğinde milletvekili olarak maaş almaktadır.
Kamudan emekli maaşı+ milletvekili emekli maaşı+ milletvekili maaşı almak uyanıklık değil halkı aptal yerine koymaktır.
Şirket, holding, özel okul, oteller zinciri ve özel hastaneler sahibi zengin kişilerin milletvekili olduklarını görmekteyiz. Hem emekli hem de aktif milletvekilliği maaşı almaktadırlar. Halk ağır ekonomik sıkıntılar yaşarken bu şahısların yüksek maaşlar ve imtiyazlı haklara kavuşmaları ahlaki değildir. Güçlü demokrasi güçlü ekonomiyi doğurur.
Tevfik Fikret diyor ki;
"Yiyin efendiler yiyin, bu hanı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin…"











