Atatürk Ve İslamiyet
- EKREM KARADAĞ

- 10 Tem
- 2 dakikada okunur

Kur'an’ı Kerim ilk kez Türkçe ye Çağatay lehçesiyle çevrilmiş; bu çeviri Osmanlı Türklerinin ihtiyacını karşılamamıştır. Osmanlı devleti döneminde de Kur'an’ın çevirisi yanında uzun süre kuran tefsiri yapılmamıştır.
Türk toplumunun bilimsel bir bakışla gerçekleştirilecek Kuran’ı Kerim tefsir ve tercümesine olan ihtiyacını gören M. Kemal Atatürk bu konuda hiçbir dönemde olmadığı kadar ciddi çalışmalar başlatmıştır. İsmail Hakkı İzmirlinin tefsir ve tercümesi ve Elmalılı Muhammed Hamdi’nin “hak dini kuran dili” adlı eserleri hazırlanmış ve basılmıştır. Bu eserler o dönemin Diyanet İşleri başkanlığı tarafından yurdumuzun her yerine ücretsiz dağıtılmıştır.
Bu günlerde olduğu gibi satılmamıştır.
Osmanlıyı yıkan; coğrafi keşifler, sanayi devrimi, Osmanlı toprak sistemi, kapitülasyonlar, dış borçlar, toplumsal ve yönetimsel nedenler, isyanlar, savaşlar, milliyetçilik akımları, aydınlanma devrimi, kültürel emperyalizm ve dinsel hurafelerdir.
M. Kemal Atatürk’ün İslam’ın temel kaynağı Kuran’ı Türkçeye çevirmesi, yüzyıllardır ihmal edilen Kuran hükmünü (biz onu anlaşılsın diye… İndirdik) felsefesine uygundur.
M. Kemal Atatürk; hep görmezden gelinen ana temel çözümün hareket noktası olan bu icraatında sadece aklının değil, gönlünün de işin içinde olduğunu vurgulamak amacıyla tefsirin finansmanına katkıda bulunmuştur.
Ulusumuzda İslam konusunda her düzeyde en güvenilir, en değerli başvuru kaynağı hala Elmalılı tefsiridir. 75 yıldır amansız bir din sömürüsü ve ticareti yapan Türk sağ siyasetçileri Diyanet işleri, İmam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerini kuruluş felsefesinden uzaklaştırmışlardır. Bugünlerde İmam hatip liselerinden mezun olanlar Kuran’ı anlayıp yorumlayamıyorlar.
M. Kemal Atatürk; İslam’ın temel kaynaklarını Türkçeye çevirtmekle kalmamış bunları bastırarak geniş halk kitlelerine ücretsiz ulaştırılmasını sağlamıştır. O aslında yurdumuzda din sömürüsü ve ticaretini ortadan kaldırarak dinsel aydınlanmayı başlatmıştır.
Din elden gidiyor kaygısı! Elbette çok önemli kaygıdır. Din elden gidiyor, demek, başka bir tanımla dinde yutturmalara dayalı çıkarlar elden gidiyor demektir. Karanlık koyulaştıkça yalanlar birer gerçek diye alınır, satılır, böylesi ortamda bezirgânlar çok iş görür, karanlığın beli ışıkla da kırılınca bu çevreler telaşa başlar. Dinin elden gitmesi şarlatanlığı bu nedenledir.
Atatürk döneminde Türkiye Cumhuriyeti’nin dine kayıtsız kalındığını, olumsuz yaklaşımlar sergilediğini öne sürenlere cevap niteliğindedir.
İslam dinini gerçekten iyi bilen pek çok yerli ve yabancı bilim insanlarına göre; M. Kemal Atatürk Hz. Muhammed sonrasında İslamiyet’e en büyük hizmetleri yapan kişidir.











