ANKETLER ve ORDU…
- BAYRAM AYBASTI

- 1 Şub
- 2 dakikada okunur

PİAR Araştırma dört ayrı “Yerel Yönetimler Araştırması”nı birleştirmiş.
Rakamları üst üste koymuş.
Ortaya Ordu çıkmış.
Anketler sever böyle şeyleri.
Soğuktur, nettir, vicdansızdır.
Duyguya bakmaz, niyete aldırmaz.
“Yeniden oy verir misin?” diye sorar, geçer.
Sonuç net:
Büyükşehir’de düşüş.
İlçelerde yükseliş.
Ve klasik Ordu tablosu:
Merkez yorulmuş, çevre umutlanmış.
BÜYÜKŞEHİR: SAYILARIN SOĞUK TERİ
Dr. Mehmet Hilmi Güler…
2024’te %40,1 ile seçilmişti.
Bugün aynı soru soruluyor:
“Yeniden aday olsa oy verir misin?”
Cevap: %37,6.
Kâğıt üstünde küçük, siyasette ciddi bir düşüş.
Asıl çarpıcı olan ise başka bir yerde duruyor.
“Halkla iç içe olma” puanı: %33,8.
Listenin en altı.
Demek ki sorun sadece asfalt değil.
Sorun sadece hizmet de değil.
Sorun temas iddiası !
Bir şehri yönetmek Excel tablosu değildir.
Bir şehri yönetmek, insanların gözünün içine bakabilmektir.
2024’te oy veren seçmenin neredeyse üçte biri artık “emin değil”.
Bu bir istatistik değil.
Bu bir uyarı lambasıdır.
Bakalım Dr. Mehmet Hilmi Güler bu ankete karşılık nasıl hamle yapacak?
ALTINORDU: RÜZGÂR ARKADAN ESERSE
Ulaş Tepe…
Anketin parlayan yüzü.
Seçildiği gün %49,7.
Bugün %53,4.
Ama asıl mesele rakamdan ibaret değil.
2024’te oy verenlerin %92’si hâlâ yanında.
Bu ne demek?
İnsanlar yapılanı görüyor.
İnsanlar ulaşabiliyor.
İnsanlar dinlendiğini hissediyor.
Halkla iç içe olma: %55,2
Genel memnuniyet: %56,4
Siyasette bunun adı şudur:
Güven.
Ve güven, asfalt kadar değerlidir.
Hatta bazen ondan da değerlidir.
Bakalım Ulaş Tepe diğer % 44,8’e nasıl ulaşacak?
PEKİ BU ANKETLER NE KADAR OBJEKTİF?
Haklı soru değil mi?
Anket dediğin biraz aynadır, biraz da makyaj.
Ama bütün anketler aynı şeyi söylüyorsa,
artık mesele anket değil, şehir olur.
Ordu bir yol ayrımında.
Hem de net bir yol ayrımında.
TURİZM Mİ, SANAYİ Mİ?
YOKSA KARARSIZLIK MI?
Turizm şehri olacaksan:
– Sahili betonla dövmezsin
– Doğayı imara kurban etmezsin
– Şehri akşam sekizde kapatmazsın
Sanayi şehri olacaksan:
– Lojistiği planlarsın
– Gençlere iş üretirsin
– Göçü durdurursun
Ama ikisini de yarım yamalak yaparsan ne olur biliyor musun?
Hiçbir şey.
Ordu’nun en büyük sorunu rakip şehirler değil.
Ordu’nun en büyük sorunu kararsızlık.
ASIL MESELE: MUTLULUK
Anketler oy sorar.
Ama şehirler mutluluk ister.
Otobüste.
Pazarda.
Sahilde.
Mahalle arasında.
Bir şehirde herkes mutlu değilse,
kimse gerçekten kazanmamıştır.
Tam da bu yüzden şehri yönetenler şunu unutmamalı:
Bir daha seçilmek istiyorlarsa,
sadece kendilerinden memnun olanları değil,
hizmetlerinden memnun olmayanları da duymak zorundalar!!!
Çünkü demokrasi alkışla değil, itirazla güçlenir.
Çünkü iyi niyet, anlatılan projelerde değil,
çözülen sorunlarda ölçülür.
Rakamlar bugün bunu söylüyor.
Yarın daha sert söyleyebilir.
Anketler gelir geçer.
Ama şehir kalır.
Ve sandık kalır.
Çünkü demokrasilerde sandık,
en güvenilir ankettir.
Ordu’nun artık şuna karar vermesi gerekir:
Bir tabloya mı bakacağız,
yoksa bu şehirde yaşayan insanlara mı?
Ve son söz:
Anketler uyarır,
şehir sabreder,
ama sandıkta asla affetmez!!!.











