Altınordu’da Rant Uyarısı! "Angın: Şehrin Geleceği Birkaç Kişiye Bırakılamaz"
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 2 saat önce
- 2 dakikada okunur
DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, Altınordu’nun geleceğini şekillendirecek 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Şehirler rantla değil, ortak akıl ve kamu yararıyla yönetilmelidir” diyen Angın, planlamada mülkiyet hakkından çevrenin korunmasına kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi.

DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, şehirlerin kaderini belirleyen imar planlarının yalnızca teknik bir süreç olmadığını, vatandaşın geleceğini doğrudan etkileyen stratejik belgeler olduğunu söyledi.
1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın bir kentin geleceğini şekillendiren temel belge olduğunu belirten Angın, “Bu planlar bir bölgenin konut, ticaret, sanayi, eğitim, sağlık veya yeşil alan olarak nasıl değerlendirileceğini belirler. Bir anlamda şehrin anayasası niteliğindedir. 1/1000 ölçekli uygulama planları ise bu vizyonun sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın arsasında ne yapabileceği, yapılaşma koşulları, yol düzenlemeleri ve ruhsat süreçleri bu planlarla şekillenir” dedi.
“Vatandaşın Mülkiyet Hakkı Korunmalıdır”
Şehir planlamasının temelinde insan ve adalet anlayışının bulunması gerektiğini vurgulayan Angın, vatandaşların mülkiyet haklarının belirsizlik içerisinde bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
“Bir vatandaşın yıllarca emek vererek sahip olduğu mülkün geleceği belirsizlik içerisinde bırakılamaz” diyen Angın, imar planlarının vatandaşın hakkını koruyan, öngörülebilir ve güven veren belgeler olması gerektiğini belirterek, insanların arsalarının geleceğini bilmek istediğini, belirsizliğin yatırımın önünü kestiğini söyledi.
“İmar Planları Mağduriyet Değil Güvence Üretmelidir”
İmar uygulamalarında kamu yararı kadar vatandaşın mağdur edilmemesinin de önemli olduğunu kaydeden Angın, yıllarca park, yol veya kamu hizmet alanı olarak bırakılan ancak kamulaştırılmayan taşınmazların ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti.
Planlama süreçlerinin vatandaşın hakkını koruyacak şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Angın, mülkiyet hakkının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Rantın Değil, Kamu Yararı’nın Planları Yapılmalıdır”
Şehirlerin kapalı kapılar ardında hazırlanan planlarla değil, ortak akılla yönetilmesi gerektiğini belirten Angın, meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve vatandaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Katılımcı demokrasinin şehir yönetimlerinin vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayan Angın, “Şehrin geleceği birkaç kişinin değil, tüm toplumun ortak meselesidir” dedi.
“Altınordu’nun Doğal Zenginlikleri Korunmalıdır”
Karadeniz coğrafyasının hassas yapısına dikkat çeken Ayhan Angın, tarım alanları, su havzaları, dere yatakları, heyelan bölgeleri ve ormanların gelecek nesiller adına korunması gerektiğini söyledi.
“Bugünün kazancı uğruna yarının yaşam kaynaklarını riske atamayız” diyen Angın, Altınordu’nun doğal yapısı korunarak gelişmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
“Yeşil Alanı Azalan Değil, Yaşam Kalitesi Artan Bir Altınordu”
Modern şehircilik anlayışının yalnızca bina üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Angın, bir şehrin gelişmişliğinin beton miktarıyla değil, insanına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçüldüğünü belirtti.
Parklar, spor alanları, kültür merkezleri, kreşler, sosyal yaşam alanları ve güvenli ulaşım imkânlarının gelişmiş şehirlerin temel göstergeleri olduğunu kaydetti.
“Bugünü Değil, Gelecek 50 Yılı Planlamak Zorundayız”
Altınordu’nun geleceğinin günübirlik kararlarla şekillendirilemeyeceğini belirten Angın, trafik, otopark, altyapı, sosyal donatı alanları ve afet risklerinin uzun vadeli projeksiyonlarla ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Şehircilik günü kurtarma değil, geleceği inşa etme sanatıdır” diyen Angın, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
“DEVA Partisi olarak şehirlerimizin; rantın değil insanın, betonun değil yaşamın, kapalı kapıların değil şeffaf yönetimin merkezde olduğu anlayışla yönetilmesini savunuyoruz. Altınordu’nun geleceğini belirleyecek 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar hazırlanırken temel hedef; daha fazla yapılaşma değil, daha yaşanabilir, daha güvenli, daha yeşil ve daha adil bir şehir oluşturmak olmalıdır. Çünkü güçlü şehirler; yüksek binalarla değil, güçlü planlamayla, güçlü hukukla ve mutlu insanlarla kurulur.”











