Aklı Cemal'de Emanet Kaldı

Eskimiş saç rengini
sarıya saklamıştı Mualla Abla
Saçı genç
esas yaşını kapatmıştı boyayla
Yağı belinden taşan
basma etekli Makbule Teyze
on numara örgü şişi hep ellinde
kıyısı fırfırlı paspas örüyordu
diğer örgülerden arta kalan iplerle
Geçmişten ibaretti her şey
geleceğin geleceği muamma
Kelimelerin yerini değiştirerek
değiştirilemiyordu kader
Kız kurusu demesinler diye
nemlendirici krem sürdü yüzüne hep Mualla Abla
Alışmıştı o da
aklından vazgeçmeye
aklı emanetteydi, eski hikâyesi Cemal Abi’de
Ne doktorlar
ne mühendisler istemedi de
o, hiç vazgeçmedi
hep istedi
“Cemal” dedi ille de
Yılları ardında bıraktı Mualla Abla
artık birçok şeyi yanlış hatırlıyordu
İnsan doğası işte
nasıl gelirse işine
Eskimiş saç rengini
sarıya saklamıştı Mualla Abla
Usul usul bulanmıştı hafızası da
hafıza dediğin mayın tarlasıydı
kontrolsüz dolanmamak lazımdı
üzerinde
Zevkine düşkündü
ve kolay işti
kullanmak zevkine düşkünü
Cemal Abi
fena kullanmıştı Mualla Abla’yı
Seksenindeyken bi huzur evinde
sıfırındayken bi cami avlusunda
unutulanlar gibi unutmuştu sonra da
Mualla Abla’yı Cemal Abi
Kötü günlerdi bir de
Eklerinden daha ucuza satılan
abazan fantezisi
bulvar gazetelerinin
üçüncü sayfalarında
iğfal ediliyordu ülkem
El yordamıyla
yol bulma derdindeydi
Mualla Abla
Yüzü nemli
kız kurusu
çekip gitmiş
öldü dediler
öyle dediler.












