Adıgüzel’den Meclis’te Sert Çıkış: “Çocuklarımız Güvende Değil!”
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, okullarda artan şiddet olayları ve eğitimin ticarileşmesini TBMM gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i sert sözlerle eleştirdi.

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına yaptığı konuşmada, eğitimde piyasalaşma, okullardaki güvenlik eksiklikleri ve şiddet olaylarını gündeme getirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarını sert sözlerle eleştiren Adıgüzel, çocukların can güvenliğinin sağlanamadığını savundu.
“SABAH OKULA UĞURLAYIP AKŞAM MORGdan ALIYORUZ!”
Parasız ve nitelikli eğitimin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Adıgüzel, okullarda yaşanan şiddet olaylarının kabul edilemez boyutlara ulaştığını söyledi.
Adıgüzel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Parasız ve nitelikli eğitim hakkı temel ve anayasal bir haktır. Okullarda ticaretleşmeyi konuşuyoruz. Karneniz kötü değil, çok kötü. Okullarda şiddet karnenize gelince, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkede çocuklarımızın can güvenliğini konuşuyoruz. Öpmeye doyamadığımız yavrularımızı sabah okula uğurlayıp akşam morgdan alıyoruz.”
Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Manisa, Osmaniye ve İstanbul Başakşehir’de yaşanan olayları hatırlatan Adıgüzel, bunların münferit olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
“Bu münferit bir hadise değil arkadaşlar, bu bir sonuç.” diyerek eğitim politikalarını eleştirdi.
“YUSUF TEKİN DÖNEMİNDE 37 CAN KAYBI!”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görev süresinde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin dikkat çekici bir rakam paylaşan Adıgüzel, 37 can kaybı bilgisi bulunduğunu ileri sürdü.
Adıgüzel, hayatını kaybedenler arasında altı öğretmen, iki okul çalışanı ve bir velinin bulunduğunu belirterek okullardaki güvenlik eksikliklerinin giderilmesini istedi.
“OKULLARA HERKES GİRDİ, GÜVENLİK GİREMEDİ!”
Okullarda yeterli güvenlik personeli bulunmadığını savunan Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanlığı’nın personel politikalarını eleştirdi.
“Okullara herkes girdi, güvenlik giremedi. Okullara vakıfları, cemaatleri herkesi soktunuz, defalarca söyledik, güvenlik görevlisi giremedi.”
Yedi yıllık görev süresini tamamlayan on binlerce sözleşmeli erin istihdam edilmeyi beklediğini belirten Adıgüzel, bu kişilerin güvenlik ihtiyacının karşılanmasında değerlendirilmediğini söyledi.
Okullarda sağlık ve temizlik personeli eksikliğinin de devam ettiğini ifade eden Adıgüzel, şöyle konuştu:
“Defalarca söyledik, sağlık personeli, temizlik personeli istihdam etmediniz. Başka ne giremedi okullara? Bir şişe su, bir kalıp sabun giremedi. Ama her türlü kurum, kuruluş, okul çeteleri, uyuşturucu çeteleri dahi cirit atıyor.”
“ÇOCUKLARI KORUMAK, ÜLKEYİ KORUMAKTIR!”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın değerler eğitimi yaklaşımını da eleştiren Adıgüzel, insan yaşamının her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı.
“Değerler eğitimi diyorsunuz, peki çocukların birbirini öldürmesi, öğretmenlerin saldırıya uğraması hangi değerler içinde var? En önemli değerin insan yaşamı olduğunu ne zaman anlayacaksınız?”
Adıgüzel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Çocukları korumak, ülkeyi korumaktır. Bir ülke çocuklarına sağladığı güvenlik kadar güvendedir.”
“BAŞKA ÜLKEDE BİR ÇOCUĞUN BURNU KANASA BAKAN İSTİFA EDER!”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifa tartışmaları üzerinden de eleştiren Adıgüzel, diğer ülkelerdeki siyasi sorumluluk anlayışına dikkat çekti.
“Başka bir ülkede bir çocuğun burnu kanasa Milli Eğitim Bakanı istifa eder. Mesela Japonya’da bir bakan tarikat ilişkisi ortaya çıkınca istifa etti. Ama bizimkisi bu kürsüye gelip Meclisin kürsüsünde tarikatlarla yol yürümeye devam edeceğim diye millete meydan okudu arkadaşlar.”
Adıgüzel, ardından şu ifadeleri kullandı:
“Yusuf Tekin istifa etsin diyorlar ama bence etmesin. İbret olarak orada dursun. Vicdan ve utanma duygusu diye değerler var ya, kıymetini bilelim.”
RAMAZAN ETKİNLİĞİNE TEPKİ: “BOŞ OKUL ÇANTASININ RESMİNİ İSTESEYDİNİZ!”
Konuşmasının son bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayındaki etkinliklerine değinen Adıgüzel, çocukların ekonomik ve sosyal sorunları yerine farklı konuların önceliklendirildiğini savundu.
Bakanlığın öğrencilerden evlerindeki Ramazan sofrasının resmini istemesini eleştiren Adıgüzel, şunları söyledi:
“Bu Milli Eğitim Bakanı kendisine emanet milyonlarca çocuğun güvenliğine kafa yoracak yerde ne yaptı biliyor musunuz? Ramazan ayında Ramazan etkinliği için evin içindeki Ramazan sofrasının resmini istedi iyi mi? Boş sofranın resmi yerine boş okul çantasının resmini istese daha doğru olmaz mıydı?”
Adıgüzel, Bakan Tekin’e yönelik eleştirisini şu sözlerle tamamladı:
“Bir de diyor ki resim getirmezsen resim yap. Bana din simsarlığının resmini yapabilir misin Abidin? Aha işte Yusuf Tekin.”











