Fındık Üreticisine 100 Dolar Destek Çağrısı!
Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak, eğimli arazilerde üretim yapan çiftçiler için yeni bir destek modeli önerdi. Fındık fiyatlarından kahverengi kokarcaya, ihracattan verimliliğe kadar sektörün sorunlarını gündeme taşıdı.

Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şenocak, Bloomberg HT’de tarım yazarı İrfan Donat’ın sunduğu Tarım Analiz programında fındık sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini değerlendirdi.
Hasat sezonunun tamamlanmasının ardından iç piyasa, ihracat, fiyatlar ve üreticinin geleceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Şenocak, özellikle eğimli arazilerde üretim yapan ve fındıktan başka geçim kaynağı bulunmayan çiftçilerin özel bir destek modeliyle korunması gerektiğini vurguladı.
“HER ÜRETİCİ AYNI ŞARTLARDA DEĞİL”
Fındık üretiminde bölgesel maliyet farklılıklarının dikkate alınması gerektiğini belirten Şenocak, düz arazilerdeki üreticilerle eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilerin aynı destek modeliyle değerlendirilmesinin adil olmayacağını söyledi.
Düz arazilerde üretim maliyetlerinin daha düşük, üretim miktarlarının ise daha yüksek olabildiğini ifade eden Şenocak, özellikle Doğu Karadeniz’deki üreticilerin yüksek maliyetler, küçük ve parçalı bahçeler, yaşlanan nüfus ve alternatif ürün eksikliği nedeniyle ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi.
Türkiye’de yaklaşık 750 bin hektar fındık dikili alan bulunduğunu, bunun yaklaşık 500 bin hektarının eğimli arazilerden oluştuğunu belirten Şenocak, bu bölgelerde üretimin devam edebilmesi için özel destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
“DEKAR BAŞINA EN AZ 100 DOLAR VERİLMELİ”
Şenocak’ın açıklamalarında en dikkat çeken öneri, eğimli arazilerde fındık üreten çiftçilere yönelik destek miktarının artırılması oldu.
2009 yılında dönüm başına 100 dolar seviyesinde uygulanan desteğin zaman içerisinde reel ve döviz bazında değer kaybettiğini hatırlatan Şenocak, yeni destek modelinin bahçe bakımını, verimliliği ve kaliteli üretimi teşvik etmesi gerektiğini söyledi.
Şenocak, eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilere dekar başına en az 100 dolar destek verilmesi çağrısında bulundu.
FINDIKTA FİYATLARI ARZ-TALEP DENGESİ BELİRLİYOR
Fındık fiyatlarındaki değişimleri de değerlendiren Şenocak, geçen sezon yaşanan zirai don nedeniyle üretimde meydana gelen kayıpların fiyatları yükselttiğini, yüksek fiyatların ise ihracat miktarını olumsuz etkilediğini belirtti.
Şenocak’ın paylaştığı verilere göre 2025-2026 sezonunda Türkiye’nin fındık ihracatı miktar bazında 197 bin ton seviyesinde kalırken, ihracat geliri 2 milyar 526 milyon dolar olarak gerçekleşti.
2019-2020 sezonunda ise 343 bin ton fındık ihracatı karşılığında 2 milyar 312 milyon dolar gelir elde edildiğini hatırlattı.
Geçen yıl arzın yetersizliği nedeniyle fiyatların yükseldiğini, yeni sezonda ise arzın artmasıyla fiyatların gerilediğini ifade eden Şenocak, sürdürülebilir fiyat dengesinin üretici, sanayici ve ihracatçı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
KAHVERENGİ KOKARCA VE İKLİM TEHDİDİ
Fındık üretiminde zirai don, kuraklık, düzensiz yağışlar ve zararlıların ciddi risk oluşturduğunu belirten Şenocak, kahverengi kokarcanın da üretim üzerindeki önemli tehditlerden biri olduğunu ifade etti.
Özellikle hasat ve kurutma dönemlerindeki yağışların üreticileri zorladığını belirten Şenocak, değişen iklim koşullarına karşı daha güçlü mücadele yöntemleri geliştirilmesi ve üretimi koruyacak politikaların uygulanması gerektiğini dile getirdi.
“BAHÇESİNE BAKAN DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ”
Fındıkta verimlilik ve kalite artışının sektörün öncelikleri arasında bulunması gerektiğini vurgulayan Şenocak, budama, ilaçlama, iyi tarım uygulamaları ve yaşlanan fındık ocaklarının yenilenmesine dikkat çekti.
Destekleme politikalarının yalnızca üretim alanına göre belirlenmemesi gerektiğini ifade eden Şenocak, bahçesine özen gösteren, kaliteli üretim yapan ve verimliliği artıran çiftçilerin daha fazla desteklenmesini önerdi.
Şenocak, destek kriterlerinin bu doğrultuda yeniden düzenlenmesinin üretici gelirlerini artıracak uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını belirtti.
“FINDIKTA KATMA DEĞERİ ARTIRMALIYIZ”
Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki güçlü konumuna rağmen katma değerli ürün ve markalaşma alanında daha fazla gelişme göstermesi gerektiğini belirten Şenocak, mevcut sanayi altyapısının önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Modern teknolojiyle çalışan güçlü bir fındık sanayisine sahip olunduğunu ifade eden Şenocak, çikolata, bisküvi ve fındık kreması gibi ürünlerde yerli markaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni markaların oluşturulması ve firmaların tanıtım faaliyetlerinin teşvik edilmesinin Türkiye’nin fındıktan elde ettiği ekonomik değeri artırabileceğini kaydetti.
“FINDIĞIN ANAVATANINDA ÜRETİCİ KORUNMALI”
Şenocak, fındık sektörünün geleceğinin yalnızca fiyat politikalarıyla değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.
Eğimli arazilerde üretimin sürdürülebilmesi, verimlilik ve kalitenin artırılması, arz-talep dengesinin korunması ve katma değerli ihracatın geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki liderliğini sürdürülebilir bir ekonomik güce dönüştürmesi için üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak bir strateji etrafında buluşmasının önemini vurguladı.












