“Stratejik” Dediler Ama Fındığı Listeye Bile Almadılar!
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 2 saat önce
- 1 dakikada okunur
Birol Öztürk’ten Çok Konuşulacak Çıkış: “Kürsüde Stratejik, Resmiyette Üvey Evlat!”

Ordu Ticaret Borsası Genel Sekreteri/Yazar Birol Öztürk, sosyal medya hesabında kaleme aldığı dikkat çekici yazıyla Türkiye’nin fındık politikalarını ve “stratejik ürün” tartışmalarını sert ifadelerle gündeme taşıdı. Öztürk, yıllardır “stratejik ve milli ürün” olarak tanımlanan fındığın, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi stratejik ürün listesinde yer almamasına dikkat çekerek çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
“Fındık Kürsüde Var, Resmiyette Yok!”
Yazısında Türkiye’de kavramların içinin boşaltıldığını savunan Birol Öztürk, özellikle “stratejik ürün” söyleminin fındık konusunda siyasi kürsülerde sıkça kullanıldığını ancak resmi uygulamalarda bunun karşılığının bulunmadığını ifade etti.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Tarımsal Üretimin Planlanması” kapsamında açıkladığı 13 stratejik ürünü sıralayan Öztürk, listede buğdaydan mercimeğe, pamuktan kuru soğana kadar pek çok ürün bulunduğunu ancak Türkiye’nin dünya lideri olduğu fındığın yer almadığını vurguladı.
“Türkiye Lider Ama Fındık Stratejik Sayılmıyor”
Öztürk yazısında, Türkiye’nin hâlâ üretim ve ticaretinde dünya lideri olduğu fındığın ekonomik ve sosyolojik önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Resmi çalışma ve literatürde fındık stratejik ürünler arasında yer almıyor ancak ekonomik ve sosyolojik önemi yadsınamaz. Bir dönem bu toprakların dış borcunun fındık ticaretiyle ödendiğini hatırlayıp geçeyim.”
Hulusi Akar Detayı Dikkat Çekti
Birol Öztürk, yazısında eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın gençlere yönelik “Çin’e gidin” tavsiyesine de göndermede bulundu. Türkiye’nin teknoloji üretimi ve stratejik planlama konusunda yaşadığı kavram karmaşasına dikkat çeken Öztürk, “Kafamız çok karışık” ifadelerini kullandı.
“Fındık Bu Bölgenin Sosyolojik Gerçeğidir”
Öztürk’e göre fındık yalnızca bir tarım ürünü değil; Sarp’tan İstanbul’a uzanan geniş bir coğrafyanın ekonomik, ticari ve toplumsal gerçeği…
Yazısının finalinde ise dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
“Velhasıl, kavramları yerli yerinde, özüne uygun ve doğru kullanmak da değer katmak, muhafaza etmektir.”











