ODTÜ’lü Başkanın ‘Mavna’sı ‘Çapar’ Çıktı!
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 10 dakika önce
- 4 dakikada okunur
Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projesi "Mavna Kafe"de skandal detay! Tabelada Mavna yazıyor, duvarda Çapar duruyor. ODTÜ mezunu Başkan Hilmi Güler’in "marka değeri" dediği mekanda, denizcilik kültürü sınıfta mı kaldı?

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projesi "Mavna Kafe"de skandal detay! Tabelada Mavna yazıyor, duvarda Çapar duruyor. ODTÜ mezunu Başkan Hilmi Güler’in "marka değeri" dediği mekanda, denizcilik kültürü sınıfta mı kaldı?
Ordu’nun Altınordu Akyazı sahilinde "vizyoner belediyecilik" örneği olarak sunulan ve bizzat OBB Başkanı Dr. Hilmi Güler tarafından açılan "Mavna Kafe", mimarisinden çok içindeki "teknik cehaletle" gündemde. Mühendis kimliği ve ODTÜ mezuniyetiyle her fırsatta övünen bir başkanın yönetimindeki belediyede, açılan tesisin isminin içindeki resimle hiçbir alakası olmadığı ortaya çıktı.
"FINDIK TAŞIYAN MAVNA" DEDİ, ÇAPAR’I GÖSTERDİ!
19 Aralık 2025’te görkemli bir törenle açılan tesis için Başkan Güler, "Mavna, insan emeği ile yük, fındık taşıyan bir tekneydi. Şimdi biz buna sevgi yükleyeceğiz" diyerek duygusal bir ton yakalamaya çalışmıştı. Konuşmasının devamında da şunları ifade etmişti;
“Güzel Ordu’muza çok güzel bir tesis kazandırıyoruz. Bundan dolayı çok mutluluk duyuyoruz. Bu tesisi hep birlikte kullanacağız. Ordu’nun marka değerinin yükselmesi en büyük amacımız. Tesisimiz deniz dalgaları eşliğinde keyifle vakit geçirebileceğiniz nezih bir ortam. Bu tesis kadar önemli olan tesisin ismi. Mavna, motorla çalışmayan insan emeği ile yük taşıyan daha çok fındık taşıyan bir tekneydi. Şimdi biz buna sevgi yükleyeceğiz. Mavnanın hikâyesi çok anlamlı. Kahvenizi burada yudumlarken de bunu hissedeceksiniz. Hizmetin ve emeğin ortaya çıkardığı bir eser burası. İnşallah tesisimiz hayırlı olur.”
Ancak denizcilik literatürüne hakim olanlar için bu açıklama tam bir hayal kırıklığına dönüştü. Çünkü mekânın tam ortasında, ismini verdiği "Mavna" yerine, onun "fakir akrabası" sayılan "Çapar" resmedilmişti.
MAVNA NEREDE, ÇAPAR NEREDE?
İşin ironik kısmı ise teknik farklarda gizli. Bilim ve teknik vurgusu yapan bir yönetim altında yaşanan bu karışıklık, "Acaba belediyede danışman yok mu?" sorusunu akıllara getirdi. İşte o farklar:
ÇAPAR itme hareketini çatal sistemi ile sağlayan, kürekle yürüyen çok ağır yol alan daha çok iskele ve rıhtımdan vapurlara, şileplere veya kargo gemilerine yük çeken bir tekne türüdür.
MAVNA ise ÇAPAR’dan farklı olarak yelken donanımı olan ve daha uzaklara liman ötesi yerlere yük taşıyan bir gemi türüdür. (Mekândaki resim tam olarak bu!)
İnşa şekline göre Mavna’nın Çapar’la en belirgin inşa farklılığını iki noktada ifade edebiliriz. Birincisi; Mavnanın baş kısmı 45 ilâ 60 derecelik bir açıya sahiptir. İkincisi ise Mavnanın baş kısmında tekneden denize uzanan yatay sabit seren (direk) (diğer adıyla; cıvadra) olmasıdır.

UZMANI NOKTAYI KOYDU: "BU RESİMLERİN MAVNAYLA İLGİSİ YOK"
Mavna’yı araştırırken “Denizlerin Güzelleri” adlı eserin yazarı Osman KADEMOĞLU’nun engin tecrübesine de başvurduk. Zira kendisi adı geçen eserin hazırlık safhasında Sarp’tan İstanbul’a kadarki kıyı şeridinde haftalarca inceleme yapmış, başta kayık inşa ve kalafat ustaları olmak üzere çok sayıda denizciyle de mülakat gerçekleştirmişti.
KADEMOĞLU bizlere Mavna’nın beş başlık altında değerlendirilmesinin en doğru disiplin olduğunu ifade etmekle birlikte bu beş başlığı şu şekilde ifade etti;
1.Yelken döneminde Osmanlı donanmasında kullanılan, yerine göre yük ve asker taşımakta kullanılan yelkenli askeri destek gemisi olarak da ifade edilen mavna,
2. Borda profili fazla yüksek olmayan baş bodoslaması geniş açılı (yatık) önde uzun bir cıvadrası ve üçgen flok yelkenleri bulunan ana direkte serene bağlı büyük Cenova yelkeni olan geniş tabanlı ambarı olan asma dümenli yük teknesi mavna ki; bu tür yelkenli mavnalar liman ötesi kasabalar arasında daha çok meyve sebze tahıl gibi gıda maddeleri veya kesimlik hayvan taşır ve icabında bir kotrayı geçecek kadar sürat yapardı, yelkene uygun teknelerdi.
3. Son dönemde 1940 - 1950- 1960’larda İstanbul’da liman içinde boğazda ve haliçte kullanılan yelkensiz küreksiz direksiz armasız (direği tutan halat sistemi) sadece buharlı römorkörlerle çekilerek hareket edebilen alçak bordalı geniş, adeta düz bir tepsi gibi ve içi dışı siyah boyalı yük teknesi mavna,
4. Bumbarta denilen büyük ahşap yük gemisi mavna. Bumbarta baş bodoslaması eğik (denize açılı inen) başında çok uzun cıvadra veya baston denen çıkması olan başı büyük flok yelkenli ana direğinde birkaç yelken taşıyabilen kamaralı motorlu veya motorsuz muhteşem bir ahşap yapı çok görkemli büyük ve derin ambar alanı olan açık deniz yük teknesiydi.
5. Sakin dalgasız iç sularda ve dalyan içine büyük ağ çekilen “Dalyan Mavnası”. Mavna olarak ifade edilen tekneler içerisinde sadece dalyan ve iç sularda kullanılan bu teknede yelken olmazdı.
KADEMOĞLU’na Mavna Kafe ve Kirazlimanı mevkiindeki resimleri sorduk. Bunlar Mavna mı?

“Bu resimlerdeki teknelerin her ikisi de 'ÇAPAR'. Yani mavnayla hiç ama hiç ilgisi alakası yok. Evet, Çapar da bir yük teknesidir ama mavnayla tek ortak yanı yük taşıyor olmaktır. Çapar da aslında çok heybetli çok orijinal tarihi bir teknedir. Bir veya İki çift büyük uzun kürekle hareket eder ağır yük taşıdığı için çok ağır gider liman olmayan şehirlerde yük iskelesinde yüklenen, vapurlara fındık çuvallarını veya başka en ağır hamule taşırdı. Adeta eni boyuna yakın oranda çok yüksek bordalı gövdesi kalın enli ağaçlarla yapılan başında kıçında üçgen güverteleri olan her iki yanı çatal başlı ambarı çok derin ben çapara bütün teknelerin dedesi derim muhteşem bir denizgüzeli.”
Kimse görmeden…
Açılış sonrası mekânı haber yapan birçok haber kanalının da dile getirdiği üzere Kirazlimanı mevkiinde duvara işlenen Tahir KARAKAYA imzalı resim; eski bir fotoğraftan referans alınarak duvara işlenmişti.
Osman KADEMOĞLU ile görüşmemizden şu gerçeğe ulaştık: Kirazlimanı’nda mevcut çalışmanın orijinali Osman KADEMOĞLU’nun 2020 yılında yayınlanan “Denizlerin Güzelleri” adlı kitabının 92’nci sayfasında da mevcuttu. KADEMOĞLU, kitabının 92’nci sayfasında bulunan orijinal fotoğrafın alıntı kaynağının; Michel de Saint Pierre’nin 1959 yılı basımlı “Tresors De.La Turquıe - (Türkiye’nin hazineleri)” adlı kitabı olduğunu da sözlerine ekledi.


BİR DE "HAYALİ" DENİZCİ EKLEMİŞLER!
Skandal bununla da bitmiyor. Duvardaki resmin referans alındığı 1959 basımlı "Türkiye’nin Hazineleri" kitabındaki orijinal fotoğrafta iki denizci varken, belediyenin duvar resminde araya bir de "üçüncü kafa" eklenmiş.
Tahir KARAKAYA imzasını taşıyan duvar resmi ile orijinal fotoğrafı karşılaştırdığımızda dikkat çeken fark şudur; Çapar’ı kumdan itmeye çalışan üçüncü denizcinin kafası duvar resmine eklenmişti…
O halde! Mekânın adı Mavna Kafe’mi yoksa Çapar Kafe mi olmalıydı?
Şimdi Ordu halkı soruyor: Sayın Başkan, ODTÜ disiplininde "Mavna" yazıp "Çapar" göstermek bir inovasyon mudur, yoksa sadece bir tabela kazası mı? Mekânın adını "Çapar Kafe" olarak değiştirmeyi düşünüyor musunuz?











