Fındıkta operasyon çağrısı!
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 14 Ağu
- 6 dakikada okunur
CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, açıklanan fındık fiyatına sert tepki göstererek hükümeti, bürokrasiyi ve sektörün bazı aktörlerini hedef aldı.

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, parti binasında düzenlediği basın toplantısında fındık fiyatından madencilik faaliyetlerine, sel felaketlerinden bölgenin geleceğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
“CHP Artık Ülkenin Gerçek Gündemine Odaklanacak”
Basın toplantısına katılanlara teşekkür ederek sözlerine başlayan Adıgüzel, CHP’nin vatandaşın gerçek gündemine odaklanacağını belirterek şöyle konuştu:
“Artık Cumhuriyet Halk Partisi halkın, ülkenin gerçek gündemine bu andan itibaren odaklanmaya başlamıştır. Hem ulusal gündemimizde hem de yerel gündemimizde ne konu varsa geçmişte olduğu gibi o gerçek gündemle meşgul olacağız.”
“Üreticinin Beklentisini Karşılamayan Bir Fındık Fiyatı Açıklandı”
Ordu ve Karadeniz’in en önemli gündemlerinden birinin fındık olduğunu söyleyen Adıgüzel, açıklanan fiyatın üreticinin beklentisini karşılamadığını savundu:
“Bundan sonra tabii ki Ordu'da, Karadeniz'de bir fındık gündemimiz var. Üreticinin beklentilerini karşılanmayan bir fındık fiyatı açıklandı. Bu uluslararası bir operasyondur.
Geçtiğimiz yıl çok az fındık üretilmesine rağmen fiyatları yükselmesi beklenmişken, hatta 375 liraya kadar çıkmış bir fiyat varken bir uluslararası operasyonla taban fiyatı olan 200 liranın altına bile düşürülen bir fındık fiyatı vardı. Bu uluslararası ayağı olan bir operasyon. Bu yılda uluslararası ayağına da gerek olmadan doğrudan operasyonu hükümet yaptı.”
“Enflasyon Yüzde 28’e Düştü de Bizim Haberimiz mi Yok?”
Fındık fiyatındaki artış oranını da eleştiren Adıgüzel, açıklanan 250 liralık rakama tepki gösterdi:
“200 lirayı baz alsak bile geçen yılki yüzde 28 bir artışla 250 liralık bir fiyat verildi. Bu ülkede enflasyon yüzde 28'e düştü de bizim de haberimiz yok.
Geçen yıl bile 200 lira beklenti olan 300 liranın çok altındayken şimdiki fiyat artışı çok çok daha cüzi kalmıştır. Büyük bir öfke vardır bölgede ve bu uluslararası operasyon dememin sebebi de bu iş sadece oradaki Giresun'daki fındık çiftçisine ibaret değildir.”
“Bu Yapıyı F Tipi Yapı Olarak Tanımlamıştım”
Adıgüzel, fındık sektöründeki ihracatçı, uluslararası şirketler ve bürokrasi ilişkilerine yönelik ağır eleştirilerde bulunarak şunları söyledi:
“Bunun ihracatçısından Ferraro karteline kadar, bürokrasideki uzantılarına kadar ben bu yapıyı F tipi yapı olarak tanımlamıştım.
Erbakan yıllar önce demişti ki eğer fındık İsrail'de üretilseydi, tanesini ilaç niyetine eczanelerden alırsınız demişti. Bugün Erbakan'ın takipçisi olduğunu iddia eden hükümet ve Erdoğan maalesef o fındığı satıyor ama bedava uluslararası kartellere peşkeş çekiyor.
Gelinen noktada zarar eden sadece üretici değil tüm ülke oluyor. O yüzden uluslararası ayağından bahsediyorum ve bu işin tek bir çözümü vardır.”
“Fındıkta da Bir 15 Temmuz’a İhtiyaç Vardır”
Adıgüzel, açıklamasının en sert bölümünde fındık sektöründeki yapı için “15 Temmuz” benzetmesi yaptı:
“Aynı F tipi yapıyı bertahattır. Fındık ettiği gibi devletin bu fındıktaki F tipi yapıyı da bertaraf etmek için bir 15 Temmuz'a ihtiyaç vardır.
Bu işin bürokrasideki ayağını, siyasetteki ayağını, ticaretteki ayağını bertaraf etmek için böyle büyük bir çaplı temizliğe ihtiyaç vardır.”
AK Partili Milletvekilinin “95 Cent” Açıklamasına Tepki
Adıgüzel, isim vermeden bir AK Parti milletvekilinin geçmiş dönem fındık fiyatlarıyla ilgili açıklamasını da hedef aldı:
“Geliyor siyaset ayağında bir AKP'li milletvekili fındık fiyatı açıklanmadan birkaç gün önce gelip Ordu'da fındık biz geldiğimizde 2002'de 95 centli diye açıklama yapıyor.
Halbuki 2002'den daha önce 3 dolar, 2002'den 3 sene sonra 7 dolar olduğu dönemler varken gelip Türkiye'de en büyük ekonomik krizin olduğu 2002 yılını seçip oradaki doların uçtuğu o yıldaki 95 centi örnek gösteriyorsan bu bilinçli bir operasyondur.
Bu birileri adına operasyon. Bu taşeronluk yapmaktır. Bu AKP'li vekilin yaptığı da buydu. İşte siyaset ayağı budur.”
İhracatçılar Birliği ve TMO’ya Suçlama
Fındıktaki yapının ticaret ve bürokrasi ayağı olduğunu da ileri süren Adıgüzel, İhracatçılar Birliği ve TMO'yu eleştirdi:
“Ticaret ayağında İhracatçılar Birliği aylar öncesinden, şubat ayından daha bahçelerden kar kalkmadan gitmiş rekolte açıklamıştır.
Yine bürokrasi ayağında TMO fındık fiyatı yükseleceği yerlerde araya girerek piyasaya fındık satarak fındık fiyatının önünü kesmiştir.
O yüzden bu yapıyı, bu Tarım Bakanlığı'nı işgal etmiş. Oyluk hakları bertaraf etmenin yolu fındıkta da bir 15 Temmuz operasyonudur.”
“Bu Hükümet Gidecek, Bu Yapıyı İfşa Edeceğiz”
CHP iktidarında fındık sektöründeki yapının değiştirileceğini söyleyen Adıgüzel şöyle devam etti:
“Bu hükümet gidecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu bütün bu kirli yapıyı ifşa edip bu işi baştan çözeceğiz.”
“Bölgemiz Maden İşgali Altında”
Adıgüzel, fındıkla madencilik faaliyetlerinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ileri sürdü:
“Bunu sadece fındıkla da bakmamak lazım. Bölgemiz biliyorsunuz bir maden işgali altında, maden kartellerinin tecavüzü altında. Zaten ikisi birbirinden ayrı düşünülemez.
Çünkü fındıkta üretmesin. Bölgenin çiftçi fındık üretisi bahçeleri bölgeyi terk etsin isteniyor. Neden? Gelecek madenciler işgal edecek. Bu iki yapı ortak çalışıyor. Bölgeyi insanlar terk etsin diye. Her ikisine de direneceğiz. Bütün bu madenci işgallerine karşı da direneceğiz.”
Sel Felaketleri Üzerinden HES ve Ormansızlaşma Eleştirisi
Bölgede yaşanan sel felaketlerine de değinen Adıgüzel, hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı dileyerek çevre politikalarını eleştirdi:
“İşte görüyorsunuz bölgemiz sel felaketleriyle sarsılıyor. Giresun'daki sel felaketinde hayatını kaybeden 3 vatandaşımız Allah'tan rahmetliyiz. Yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bugün yine iki tane vatandaşımız kayıp şu anda aranıyor.
Her yıl eskisinden çok daha fazla sel felaketleri yaşıyorsak, bölgeye yapılan heslerin, coğrafyaya yapılan müdahalenin ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu oluyor.
Bundan sonraki süreçte de bunları daha fazla yaşamamız çok mümkün gözüküyor. Ormansızlaştırma, ağaçsızlaştırmanın getirdiği noktalar bunlar.”
“Bölgemiz Doğal Harika, Turizm Cenneti”
Karadeniz'in doğal yapısının korunması gerektiğini belirten Adıgüzel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bölgemiz bir doğal harika bir turizm cenneti. Biz buraları turizme satıp, buraları tarım alanları yapıp üretmek yerine bu şekilde insanları kaçırtıp maden kartellerini bölgeye açık hale getiriyor. Her ikisini de karşısında olacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem fındık konusunda hem maden konusunda üreticinin yanında durmaya, memleketin asıl sorunlarının çözüm için projeleri üretmeye, fikirleri üretmeye devam edeceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra ülkenin gerçek gündeminde olmaya, orada durmaya, vatandaşın yanında durmaya devam edecektir.”
“Kettle’ına, Bilgisayar Kablosuna Kadar Düşmemek Lazım”
CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, partisinden ayrılan isimlerle ilgili konuşurken bazı ilçelere yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. CHP Ordu
Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Adıgüzel’e, CHP’den ayrılarak farklı partilere geçen isimler ve Ordu’da yaşanan geçişler soruldu.
“Gitmelerini Arzu Etmezdik”
Adıgüzel, CHP’den ayrılan isimler arasında partiye emeği geçen kişilerin bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Şimdi tabii bu arkadaşlarımızın tercihleri, bu giden arkadaşlara da bizim de üstümüzde emeği olan, Cumhuriyet Halk Partisi'ne emeği olan insanlar var. Biz tabii böyle bir şeyle gitmelerini arzu etmezdik.”
Halk TV ve Sözcü TV’ye Sert Suçlama
CHP’nin bir “algı operasyonuna” maruz kaldığını savunan Adıgüzel, Halk TV ve Sözcü TV üzerinden dikkat çeken iddialarda bulundu:
“Tabii bir yalar rüzgarına, bir algı operasyonuna tabi tutuldu Cumhuriyet Halk Partisi. İşte yıllarca biz dedik ki A Haber Cumhur İttifakı seçmenini tek taraflı algıyla pompalıyor. Maalesef Halk TV, Sözcü TV gibi bazı televizyonlar, birkaç gazete fonlanarak, özel olarak fonlanarak onlar da bizim seçmenimizi yıllarca yönlendirdiler.
Şöyle bir şey düşünebilir misiniz? Bir televizyonun sahibi Türkiye'de kaçak durumda olacaktır. Kaçak suçlu durumda olacak, gelse tutuklanacak, yurt dışında yaşayacak fakat onun televizyonu ülkenin içerisinde ulusal siyaseti yönlendirecek. Şimdi bu dünyanın hiçbir ülkesinde yok.
Halk TV böyle bir televizyon ve maalesef bizim seçmeniz yıllardır zehirliyor ve bir algı operasyonuyla seçmenimizi de yanlış yönlendirerek zaman geçecek, ortalık aydınlanacak, bu bulut dağıldığı zaman kimin ne olacağını göreceğiz.”
“CHP’yi Bu Yapıdan Arındıracağız”
Adıgüzel sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama yapılan iş şudur. Yani bir takım kirli dosyaları, bir takım büyük iddiaları maskelemek için Cumhuriyet Halk Partisi'ni sarayın arka kapı diplomasilerinde pazarlık masasına sokanlar başaramamıştır ve biz Cumhuriyet Halk Partisi'ni bu yapıdan arındıracağız.
Tabii bunu şu anda anlayabilen arkadaşlar var, anlayamayanlar var. Zaman içerisinde anlayanlar oldukça, daha doğrusu bu işler ortaya döküldükçe her şey ortaya çıkacaktır.”
“Burası Baba Ocağı, Büyük Bir Çınar”
Adıgüzel, Ordu’da CHP’den ayrılan bazı ilçe yöneticilerinin parti binalarını teslim etme biçimlerini ise örnek gösterdi:
“Mesela buradan giden arkadaşlarımızın birçoğu burada il başkanlığı namzediyle gittiler. Eski ilçe başkanı namzediyle gittiler. Çok bu ahlaka uygun bir şekilde. Örneğin Akkuş. Mesudiye. Perşembe. Keza Korgan,gibi arkadaşlarımız tertemiz, hatta aldıklarından daha iyi durumda. Bir tek bir kalem almadan anahtarını il başkanımıza teslim etmiş. Cumhuriyet Halk Partisi edebine, ahlakına uygun bir şekilde, baba ocağının vasfına uygun şekilde hareket etmişlerdir.”
“Kettle’ı Götüren Arkadaşlar Var”
Adıgüzel, bazı ilçelerde ise farklı durumların yaşandığını öne sürerek oldukça çarpıcı iddialarda bulundu:
“Ama bazı ilçelerde maalesef çok olumsuz şeyler duyuyoruz. Yani portmantoyu götüren, bilgisayarın kablosunu götüren, götüren, Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin malı olan Türk bayraklarını alıp götüren, efendim daha bir gün önce gitmeden bir gün önce hesaptaki iki bin liraya tahammül edip yani onu alıp götüren anlayışta insanlar da var. Efendim kettle'ı götüren arkadaşlar var.
Yani bu kadar yapmamak lazım. Burası baba ocağı. Yani eğer yeni bir iddianız tabii ki sizin hakkınızdır. Yeni bir yol tutabilirsiniz.”
“CHP’nin Bir Kettle’ına, Klimasına Düşmemek Lazım”
Adıgüzel eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Ama buraya giderken işte her gün gazetelere. Yani vatandaşların yardımları ile şu kadar milyonlar topladım deyip de o kadar milyonlar toplayıp tuttuğunuz daireleri de yıllık kiralarını ödeyecek durumdaysanız Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir kettle'ına, bir klimasına, bir bilgisayar kablosuna kadar düşmemek lazım. Bu da çok yanlış buluyorum.
Ama ben burada emeği olan, işte bizim de üzerimizde emeği olan, insanların da hizmetleri için Cumhuriyet Halk Partisi'ne özveriyle çalışan herkese de yine teşekkür ediyorum.”











