Doğa Koruma mı, Avcıyı Cezalandırma mı?
- Yusuf Can Erişen

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü'nün korunan alan verileriyle "övünmesine" 52 Avcılar Kulübü Başkanı Serhat Çelebioğlu’ndan sert yanıt geldi. Çelebioğlu, "Rakamlarla övünmeyi bırakın, yaban hayatı yönetiminde sınıfta kaldınız" diyerek kurumun uygulamalarını sert bir dille eleştirdi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nün son 23 yılda korunan alan sayısını 172’den 688’e, yüzölçümünü ise 3,4 milyon hektara çıkardıklarına dair açıklaması, avcı camiasında büyük yankı uyandırdı. DKMP’nin "başarı" olarak sunduğu bu verileri eleştiren 52 Avcılar Kulübü Başkanı Serhat Çelebioğlu, yaban hayatı yönetiminin yasaklarla yürütülemeyeceğini belirterek kuruma "itiraf edin" çağrısında bulundu.
"YASAKLAR GÖÇÜ BİTİRDİ, EKOSİSTEMİ BOZDU"
Çelebioğlu, Samsun Kızılırmak Deltası ve Ladik Gölü örneklerini vererek, buraların koruma alanı ilan edilmesinin ardından avcıların başka bölgelere yöneldiğini, bunun da zincirleme bir ekolojik baskı yarattığını savundu. Çelebioğlu; "Ladik Gölü’nü yasakladınız, binlerce avcı mahrum kaldı. Avcılar komşu illerde keklik avına yönelince bu sefer keklik üzerindeki baskı arttı. Bu gölleri yasakladığınızdan beri güney illere ördek ve kaz göçü de bitti" ifadelerini kullandı.
"Korunan Alanlarda Avcılık Dışında Her Şey Serbest!"
Haber sitemize özel açıklamalarda bulunan Çelebioğlu, "Korunan Alan" kavramının sadece avcıya karşı kullanıldığını iddia etti:
"Mutlak koruma alanlarının içinde 40 köy var, DSİ kanalları var, tarım var, traktör var, hayvancılık var... Ama sadece avcılık yasak! Yaban hayatı geliştirme sahası dediğiniz yerler, 'köyüme avcı gelmesin' diyen muhtarların baskısıyla, uçmayı bilmeyen kümes kekliklerinin salındığı tabela sahalarına dönüştü. İtiraf edin; predatorle (yırtıcıyla) mücadele etmeden doğaya sülün bırakıp sonra o sahaları yasaklamak çözüm değil. Sülünler nerede? Yok. Tilki aldı, çakal bıyık yağladı!"
"Mösyölere Öncelik Verildi, Yerel Avcı Dışlandı"
Türkiye’nin av turizminde sınıfta kaldığını belirten Çelebioğlu, yönetimin kendi avcısına "suçlu" muamelesi yaptığını ancak yabancı avcılara ("mösyölere") öncelik verildiğini söyledi. AVBİS sisteminin kolaycı bir idarecilik aracı olduğunu savunan Çelebioğlu, "160 bin aktif avcının sadece %1'i suç işlemişken, bu insanlara kanuna saygılı vatandaşlar diyemediniz. Avcıyı kazanmak yerine sistem üzerinden cezalandırmayı seçtiniz" dedi.
DKMP’ye zehir zemberek sorular ve tespitler
Çelebioğlu’nun açıklamasında öne çıkan diğer kritik başlıklar ise şunlar oldu:
· Liyakat Sorunu: "Yaban hayatı yönetimi mezunları boşta beklerken, kadroları hala orman mühendisleri ve veterinerlerle dolduruyorsunuz."
· Yanlış Çeviri ve Zarar: "IUCN raporunu yanlış tercüme edip 'üveyik yok' dediniz. Oysa ayçiçek üreticisine kuş zararı nedeniyle ödenen TARSİM rakamlarına bakmadınız. Zararı size ödetmek lazım!"
· Maliye ile İşbirliği: "Avcılık harcıyla hiçbir bağınız yokken, borcu olanın belgesini vize etmem diyerek hukuksuz 'müteselsil sorumluluk' uyguluyorsunuz."
· Verilen Sözler Tutulmadı: "2018 Antalya Çalıştayı’nda alınan kararların bir tanesi bile uygulanmadı. 8 yıldır bir adım ileri gidilemedi."
"Avcı Olmasa Av Yönetimi Şubesi Olmaz"
DKMP yetkililerini empati kurmaya davet eden Serhat Çelebioğlu, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Deyin ki; 160 bin avcı olmasa av yönetimi şubeleri olmaz, zararlıyla mücadele edilemez. Övünülecek bir şey varsa birlikte övünelim ancak yapamadıklarınızı yapmış gibi gösterip darasını almadan tartarsanız hep kaybedersiniz."












Yorumlar