top of page

Bir Devrin Vicdanı: Fatsalı Ahmet Ali’nin Hikayesi…

İsa Yazıcı’dan Duygu Yüklü Paylaşım: “Adaletin Güçlülerin Cebinde Değil, Halkın Yüreğinde Olduğunu Ondan Öğrendim”

Ordulu ünlü sanatçı Mehmet Gümüş’ün yeni klibine hikayesini konu aldığı ve ismini verdiği Fatsalı Ahmet Ali ve hikayesi internette en çok aranan ve okunan konular arasına girdi. İş insanı ve siyasetçi İsa Yazıcı da, henüz 10 yaşındayken tanıdığı Ahmet Ali’yi sosyal medya hesabından şu duygu dolu sözlerle paylaştı:

“Ben on yaşında bir çocuktum. Hayatın bana neyi eksik, neyi fazla vereceğini bilmediğim bir yaşta… Yoksulluğun utanılacak bir şey olmadığını, adaletin ise güçlülerin cebinde değil halkın yüreğinde durduğunu ilk kez o zaman anladım.

O günlerin takvimi yoktu. Zaten yoksul çocukların hayatında takvim olmaz; günler ekmekle, geceler sessizlikle ölçülür. Ahmet Ali’yle karşılaşmam da öyleydi. Ne planlıydı ne süslü. Hayatın içinden, dağların içinden, halkın içinden… Konuştuğunda sesi yükselmezdi; çünkü yükselmesi gereken ses onunki değil, adaletin kendisiydi. Bakışı sertti ama o sertlik zulmün değil, haksızlığa duyulan öfkenindi. Bir dağ gibiydi; susar ama yerinden oynamazdı.

Aynı sofraya oturduk. Aynı ekmeği böldük. Bir çocuğun payını eksiltmeyen, eli nasırlı, payı adil bir adamdı. O el emekten geliyordu; adalet ise kitaptan değil, yaşanmışlıktan… Ondan korkmadım. Çünkü bazı insanlar korkutmaz; korkunun kaynağına meydan okur. Ve o korku hiçbir zaman halktan yana olanlara ait değildir.

Birkaç gün… Belki birkaç gece… Aynı patikalarda yürüdük, aynı sessizliği paylaştık. Ama bazı anlar vardır; takvim yapraklarına sığmaz. Bir çocuğun içine düşer, orada büyür. Ahmet Ali gitti. Ama bu bir veda değildi; yürümeyi öğrenmiş bir çocuğa bırakılan bir yoldu.

Yıllar geçti. Adı her anıldığında içimdeki o on yaşındaki çocuk hâlâ aynı sofradadır. Bir efsaneye değil, insan kalabilmiş bir adama bakar. Bugün onun için yakılan bu türkü; bir eşkıyanın değil, bir devrin, bir vicdanın ve bir adalet arayışının sesidir. Dağa çıkanların değil, dağ gibi duranların türküsüdür.

Bu kıymetli eseri Türk müziğine kazandıran Sayın Mehmet Gümüş’e yürekten teşekkür ederim. Çünkü bazı türküler eğlendirmez; hatırlatır. Unutmak isteyenlere inat, belleği ayakta tutar.

Ahmet Ali’nin hatırasına… Anadolu’nun yoksul ama onurlu hafızasına… Adaletin hâlâ bir ihtimal olduğuna inananlara… İsa Yazıcı”

Fatsa'da yaşanmış sıra dışı bir eşkıya öyküsü!

Ahmet Ali, 1946 yılında Fatsa'nın Aslancami köyünde doğar. Çocuk yaştayken; erkek çocuğu olmayan Topal Ağa'ya evlatlık olarak verilir. Köyün en zengin kişisi olan Topal Ağa, Ahmet Ali ile uzaktan akrabadır. Biraz büyüdükten sonra onu, kızlarından biriyle evlendirir.

Ağanın servetine göz diken köylülerden biri, yakınlarından destek alarak Ahmet Ali'nin karısını kaçırır. Ahmet Ali onlarla mücadele eder ve bazılarını yaralar. Boğuşma sırasında kafasından aldığı darbeyle kendisi de yaralanır ve bayılır. Daha sonra Topal Ağa, kızını kaçıran aile ile barışır ve kızını onlara verir. Sonrasında Ahmet Ali'yi öz ailesinin evine geri gönderir.

Bu durum Ahmet Ali'nin çok ağırına gitse de elinden bir şey gelmez. Ahmet Ali, karısının kaçırılma olayında yaşananlardan dolayı tutuksuz yargılanmaktayken askere gider. Bu sırada dava sonuçlanır ve Ahmet Ali bu davadan ceza aldığını öğrenir. Hapse girmemek için askerden firar eder. Memleketine gelerek dağlara çıkar. Artık Ahmet Ali'nin kaçaklık dönemi başlamıştır.

Karısını kaçıranı, ona yardım eden arkadaşını ve Topal Ağa'yı vurur. O artık bütün bölgede korkulan, namlı bir "eşkıya" olmuştur. (Ahmet Ali, aynı zamanda Anadolu eşkıya geleneğinin son temsilcisidir.) Ancak o, sıradan bir eşkıya değildir.

Hükmünün geçtiği tüm bölgede kumarı yasaklar. Tefecileri yıldırır. Haksızlığa uğrayan herkesin yanında durur. Zor durumda olanlara yardım eder. Halkın sevgisini kazanır; bu sayede uzun yıllar boyunca ele geçmez.

Ahmet Ali, bölgede yaşayan dul bir kadınla duygusal ilişki yaşamaya başlar. Karşısına çıkmaya cesaret edemeyen düşmanları, kolluk kuvvetlerinin de desteğini alarak, onu ele geçirme planları yaparlar. Sevgilisini korkuturlar, en yakın arkadaşlarına da büyük paralar verirler ve kurdukları plana onları dâhil ederler. Ahmet Ali sevgilisinin evine geldiği bir akşam, kadın jandarmaya haber verir. Jandarma, evin çevresinde mevzilenir. Ahmet Ali evden çıkarken; sevgilisi, plan gereği el fenerini yakıp söndürerek jandarmaya işaret verir. Ahmet Ali çemberin içinde kalır ve orada öldürülür... (1974)

"Ahmet Ali" Şarkı Sözleri

İnsanın yoldan çıkması

Birden olur Ahmet Ali

Kurşunçalı Ormanları

Yurdun olur Ahmet Ali.

Oturmuş gözleri puslu

Mavzeri dizine yaslı

Eşkıya değil ki aslı

Zordan olur Ahmet Ali.

Mekanı dağların başı

Başında herkesin işi

Dara düşenin yoldaşı

Merdan olur Ahmet Ali.

Dolanır Azrail atı

Dağlara değer kanadı

Eşkıyanın saltanatı

Nereden olur Ahmet Ali.

Oturmuş gözleri puslu

Mavzeri dizine yaslı

Eşkıya değil ki aslı

Zordan olur Ahmet Ali.

Mekanı dağların başı

Başında herkesin işi

Dara düşenin yoldaşı

Merdan olur Ahmet Ali.

Düşmanın kaçar uykusu

Yollara kurulur pusu

50 tüfeğin namlusu

Serden olur Ahmet Ali.

Oturmuş gözleri puslu

Mavzeri dizine yaslı

Eşkıya değil ki aslı

Zordan olur Ahmet Ali.

Mekanı dağların başı

Başında herkesin işi

Dara düşenin yoldaşı

Sereden olur Ahmet Ali…

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page